Ana Sayfa İlanlar Linkler Webmaster Gizlilik Politikası Künye Açılış Sayfam Yap Favorilerime Ekle
        

KÖYLÜYLE ORMANI BARIŞTIRMALIYIZ!

Akşam Gazetesi Akdeniz Bölge temsilcisi Mevlüt Yeni, orman yangınları ile mücadelede ilk atılacak adımın köylüyle ormanı barıştırmak olduğuna dikkat çekiyor.

08 Ağustos 2008 Cuma - Turizmhaberleri.com olarak 14 Temmuz'da" orman yangınları ile nasıl mücade ediyoruz" başlıklı haberimizde orman sevgisi ve koruma bilincinin en ücra köylere yayılması gerektiğini belirtmiş, bu konuda Bakanlıklar, yerel yönetim, üniversiteler, Sivil Toplum Kuruluşlarının ortak çalışmalar yapmasını öngörmüştük.

Mevlüt Yeni'nin "Köylüyle ormanı barıştırmalıyız" yazısı bu anlamda çok önemli.. Orman yangınları ile mücadelenin asıl temelini oluşturuyor.
Yetkililerin dikkatine sunuyoruz.

Antalya çevresinde yaklaşık 6 gün devam eden ve güç bela (yandıktan sonra) kontrol altına alabildiğimiz yüz yılın yangın felaketinde kül olup giden aslında ormanlarımız değil doğmamış çocuklarımız dahil, hepimizin ciğerleriydi...

Her olay sonrasında olduğu gibi bu yangın felaketinden sonra da 'ahlar', 'vahlar', 'tühler','yandık, bittik kül olduk' lar devreye girmiştir.

Bu sızlanmaların, feryatların bir faydası var mıdır?

Elbette kül olup giden ormanlarımızı, köylülerimizin kayıplarını asla geri getirmeyecek ama en azından geleceğe dönük belki bazı tedbirlerin alınmasına neden olacaktır.

Öncelikle belirtmek isterim, yüzyılın doğal afetleri arasına giren Antalya yangınlarından sonra Türkiye'deki var olan orman kanunlarının bir kez daha ciddi şekilde gözden geçirilmesi ve tartışmaya açılması zorunluluğu doğmuştur.

Benim de çocukluğum o ormanların içinde geçtiği için çok iyi biliyorum ki, orman köylüsü içinde yaşadığı o kutsal değerlere küs vaziyettedir.

Olur mu efendim, köylü ormana nasıl küser?

Küser efendim...

Türkiye'de ormanla iç içe yaşıyor olup da barışık olan bir bölge söyleyin...

Peki bu küslük neden?

Bana göre ormanların gerçek sahibi onunla yan yana yaşayan köylülerdir. Oysa Orman kanunlarımız o köylüye karşı o kadar katı ve sert ki düşman olmamak elde değil...

Ormanla köylüyü bir birine küstüren bana göre yine o ormanları köylülerden korumakla görevli olduğunu sanan Orman Memurlarıdır...

Onlar adeta köylünün başında Demokles'in kılcı gibi dururlarÖ En küçük bir harekette köylünün kellesini koparırlar. Eğer biraz köyde sözünüz geçerse yırtarsınız; aksi halde ömrünüz jandarma karakollarında ve mahkemelerde geçer... Ormanla mahkemelik olmayan köylü hemen hemen yok gibidir...

Tek bir dalın ormandan alınması demek o köylünün sonu demektir...

Peki batıda nedir durum?

Ormanlar köylülere zimmetlidir. Ekerler, biçerler, keserler yerlerine yenilerini dikerler...

Sahibi köylülerdir...

Zarar verirlerse sorumludurlar kendilerine ait bölgeden...

Ormancı işte köylünün ta kendisidir. Ormanın nimetlerinden yararlanırlar ama kusurlu hareketler yaparlarsa da en ağır cezaya çarptırılırlar.

O halde ormanlarımızı korumanın yolu bana göre yine orman köylülerinden geçer... Her ağacın başına bir orman bekçisi dikemeyeceğimize göre köylüye güveneceğiz, onları ormanlarla barıştıracağız...

Bir ikincisi ise, kızıl çam mevzusu...

Genellikle yanan ormanlarımız kızıl çamlardan oluşur... Bu çamlar yanmaya başladığı zaman önüne geçmek gerçekten çok zordur...

Silahlı çatışma gibidir bu ağaçların yanma şekli..

Çünkü çam ağaçlarının başında bulunan kozalaklar yanmaya başladığı zaman hem de 200 metreye doğru yanarak kendi kendine mermi gibi fırlatıyor ateşi.

İşte o zaman yangının önüne geçmek imkansız hale geliyor.

Antalya ormanların yüzde 99'luk bölümü kızıl çamdır.

O zaman ne yapmak gerekiyor?

Yeni dikim yapılacak bölgelerde mutlaka bu hassas konu dikkate alınmalı ve yanmaya dayanıklı daha farklı ağaçlar dikilmelidir.

Kalan alanlarda mutlaka yola yakın bölgelerde kozalak temizliği, yangın söndürme araçlarının rahat girebileceği ıslah çalışmaları yapılmalıdır.

Ayrıca ormanlarımız mutlaka parsellenerek tek tek köylüye zimmetlenmelidir.

Benim kafamdan geçen formül tıpkı batıda olduğu gibi ormanların köylüyle zimmetlenmesidir.

Sizin kafanızdan başka bir formül geçiyorsa onu uygulayabilirsiniz!

Benim isteğim ormanla köylüyü barıştırmaktır...

Yangın söndürme araçları, ara yollar ve alınacak diğer tedbirler zaten bugünlerde hepimizin gündeminde olan konulardır.

Daha fazla yanmadan, kül olup yok olup tükenmeden umarım siyasiler radikal çözümler üretecekleridir...

Hepimize büyük geçmiş olsun...


Kaynak: akşam