Hüsnü Gümüş yazıyor: Müzikçe, Atatürkçe, Türkçe

“Cumhuriyet Döneminin İlk Yıllarında Ankara ve Çankaya'da Yabancı Bilim İnsanlarının İzleri” adlı etkinliğe katılan yazarımız Hüsnü Gümüş; Cumhuriyet kazanımlarına bir kez daha yeni ve farklı bir boyu getiriyor.

04 Kasım 2018 Pazar - Hüsnü GÜMÜŞ-turizmhaberleri.com- Ankara

DOSTLUK Şarkısını 60 yıl sonra Alman bilim ve sanat insanlarından Prof. Eduard Zuckmayer adına düzenlenen “Cumhuriyet Döneminin İlk Yıllarında Ankara ve Çankaya'da Yabancı Bilim İnsanlarının İzleri '' konulu etkinlikte yaşayanların ve yaşatanların anılarından dinlemenin mutluluğunu Almanya'da kuruluşundan başlayarak uzun yıllar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşaviri olarak görev yapan Alaaddin ÖZMERT'le birlikte katıldık, yaşadık.

Çankaya Belediyesi, Almanya Federal Cumhuriyeti ve Goethe Enstitüsü ortak programının içeresinde olmaktan onur duyduğunu belirten, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Dostluğun Sevgisi '' isimli Alman çocuk şarkısının ve pek çok Halk Müziği eserinin Türkçe sözlerle yeniden düzenlendiği anlayışı ile Modern Cumhuriyetin kültür ve sanat politikalarının inşa edildiği döneme katkılarını sunan bir müzisyen olan Zuckmayer'i saygıyla andığını söyledi.

Müzik Kalpleri Açar, Kültürleri Birleştirir
Bu şarkıyı, Açılış konuşmasında Eşi Marion Erdmann “Müzik kalpleri açar, kültürleri birleştirir '' sözleri ile Almanca dinlediğimde ise Almanya Büyükelçisi Martin Erdmann'ın; “Türk-Alman ilişkileri eşsizdir, Almanya'nın dünyada başka hiçbir ülkeyle bu denli yakın bağları yoktur. Bazı dönemlerde esen olumsuz rüzgarlara inat, bu ilişkilerin derinleşmesine katkıda bulunmak istiyorum. '' mesajının yerindeliğinin ve gelecekte yapılacakların bir işareti olarak yorumladım.

İnsancıl ve toplumcul bir müzik anlayışını benimseyen, Türk Folklorunu da değeri biçilmez bir armağan olarak değerlendiren çalışma ve hizmetleri ile anılan Türk Müzik Eğitimi'nde Prof.Dr. Eduard ZUCKMAYER 1936 yılında Müzik Muallim Mektebi'nde görevlendirildi. Devlet Konservatuarı'nın açılışında ve ilk yıllarında etkin ve belirleyici bir rol oynadı 1938 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü'nün Kurucu Başkanlığına atandı, 32 yıl yönetti.

Devrimlerin Dili
Zuckmayer'in öğrencisi olan Prof. Ali Uçan'ın anılarını paylaştığı programda, 1 KASIM 1934 Musiki Muallim Mektebi'nin kuruluşu, 1 KASIM 1928 Harf Devrimi ve 1 KASIM 1936 Ankara'da Devlet Konservatuarı'nın açılışı tarihinin önemini müzik ve dil açısından farklı bir açıdan izlemek imkanı da bulduk.

Sunumunda yer verdiği Atatürk'ün ; “bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, müzikteki değişimi anlayabilmesi ve kavrayabilmesidir. '' sözlerinin yansımasından tüm devrimler temeline dayandıran bir düşünceye de ulaşmamızı sağlayan Prof. Dr. Ali UÇAN hocamıza bu anlamda şükranlarımı iletmek isterim. Verdiği izine teşekkürlerimle bu kuramın bütün devrimler için yeniden tanımlanmasını da 100'ncü yıla giden yoldaki yenileşim boyutunda Turizmhaberleri.com olarak ilk kez turizm medyasına yansıtmanın gururu ile paylaşmak istiyorum.

Atatürk'ün emriyle, 1924 yılında, Mûsikî Muallim Mektebi'nin kurulmasıyla başlayan müzik devrimleri, Atatürk'ün ulusun yeni değişimindeki ölçülerinden birinin de müzikle olabileceğinin TBMM açılış konuşmalarında üzerinde önemle durması üzerine 1 Kasım 1936 tarihinde Devlet Konservatuarı'nın eğitim-öğretime başlamasıyla devam etti.

Sanat ve müzik konularına, bunu salt batılılaşma olarak değil, çağdaş uygarlık ve modernleşmenin de bir ölçütü olarak görüyordu. Türk Müzik Devrimine yön vermiş, tarihimizin hiçbir döneminde olmadığı kadar önemli gelişmeler müzik alanında başlatılmıştır.

Değerli Hocamızın “Müzikçe, Atatürkçe ve Türkçe '' kuramı ile özetlediği devrimlerin devrimin kaynağı olan ve bu coğrafyanın değerlerini içeren kavramları Devrimlerin Atatürk ilkeleri ile oluşturulması ve bunun öz dilimizle anlatılmasını içeren tanımlaması Harf Devrimi'nin de bu bağlamda dünya ile öz dilimiz ve kültürümüzle ile paylaştığımız değerler açısından yeniden gözden geçirilmesi için çok önemli bir mesaj niteliğindeydi.

Müzik Öğretmenliği Bayramı
Prof. Dr. UÇAN'ın 1 KASIM Günü'nün Müzik Öğretmenliği Bayramı olarak ilan edilmesi ve en önemlisi Musiki Müzik Mektebi adı ile dünyada ilk kez açılan bir eğitim kurumunun Dünya çapındaki yerinin ve öneminin ortaya konması da burada değinmeden geçemeyeceğim, Almanya'nın katkıları yaşama geçirilecek öneriler arasındadır.

Pek çok kurum ve kuruluşun cumhuriyeti kazanımı olan müzik eğitimi kurumlarımızdan yetişen sanatçılarla bünyelerinde oluşturdukları sanat toplulukları ile 94 yıl öncesinin bu idealine hizmet konusunda geldikleri aşamayı bu üçlü ilke kapsamında bir kez daha kutlarken; yine değerli hocamızın bir müzik eseri “Çeşitken, Yürekten ve Dinletken '' olmalıdır kuramına ile de uyum içinde olduklarını farklılığını hatırlatmak isterim.

Çeşitken, Yürekten ve Dinletken
ZUCKMAYER'in bir öğrencisi olarak tanımaktan ve değerli hocamızın son dileği olarak duyduğu “ Yarın daha güzel olacak '' sözlerini bize aktaran Prof. Mustafa Apaydın yönetimindeki Türkiye Polifonik Korolar Derneği'nin Konserini ve Sefire Marion Erdmann da sahneye çıkarak yaptığı katılımı Çeşitken, Yürekten ve Dinletken Kavramı ile bir başka duygu ve minnetle izledim.

Ders Zili
ZUCKMAYER'in kullandığı ders zili ile sahneye gelen değerli hocam Prof. Dr. APAYDIN öğrencilik yıllarımızın Nöbetçi Öğrenci olduğumuz günlerdeki anılarına neredeyse o gün okulun hakimi olduğunu düşünen zili elinde tutan öğrencinin derslere 5 dakika geç girip çıkma ayrıcalığına ve çıkış zilini 5-10 saniye kadar da olsa geç çalma zevkine ve erkine katkıda bulundu. Herhalde, keyifli ve bir disiplinli bir öğretim ilkesi olduğu belirtilen ZUCKMAYER bu nedenle olsa gerek zili elinde tutuyordu..

Dokuzuncu Şefika KUTLUER Festivali
Bu yıl dokuzuncusu yapılacak olan Şefika KUTULER Festivalinin temelinde Cumhuriyetin kazanımları ve Ankara'ya olan katısı yatan ve sanatçımızın her fırsatta bir Devlet Sanatçısı UNESCO İyi Niyet Elçisi unvanları en iyi taşıyanlardan biri olarak yer verdiği düşünceye de bir adım daha yaklaşmış olduk. Göbeklitepe'yi kapsayan açıklamaların da ilk elden yer alacağı içeriği ile İstanbul ve Yılbaşı Konseri ile Antalya'yı da kapsayacak olan kaçırılmaması gereken bu Festivale başarılar diliyoruz.

SİNOP ve Harf Devrimi
1 KASIM günü Sarayburnun'da yapılan “Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Bizim güzel, ahenkli, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Buna kesinlikle inanıyorum.“ İçerikli açıklamada 15 Eylül 1928 tarihinde Atatürk'ün Sinop'ta Yatı Mektebi bahçesinde Başöğretmenlik yaparak Latin Harfleri ile halka ilk ders verdiği sırada halkın bu dil benimseyeceği yönünde aldığı güvenin etkisi de kabul edilmektedir.

O gün Atatürk'ün Sinop'ta Kahvesini içtiği adlarını ve emanetlerini gururla taşıdığım Dedelerim Kahveci Hüsnü Efendi (GÜMÜŞ) ve Şehir Kulübünde yenen yemeklerini hazırlayan Lokantacı Şükrü Bey (BARBAROS) 'u ve ebediyete intikal edenleri rahmetle anıyorum.
“Zafer Kıraathanesi '' nden gelen bu anıyı Amcam Ahmet GÜMÜŞ'ün izinden “TAŞKIN Kahve '' adıyla bir Sinop Markası olarak Atatürk'ün kızkardeşinin oturduğu tarihi yapıda devam ettiren yeğenlerime de şükranlarımı sunuyorum.
www.turizmhaberleri.com/koseyazisi.asp?ID=2944
www.vitrinhaber.com/gundem/sinop-ta-90-yil-coskusu-h25911.html







Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
HÜSNÜ GÜMÜŞ YAZIYOR: MÜZİKÇE, ATATÜRKÇE, TÜRKÇE
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar
    GÜZEL YAZI
    güzel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık Hüsnü Bey Amca ...


Benzer Haberler :
     TÜRKÇE TABELALAR YABANCI KELİMELERİN İSTİLASI ALTINDA..
     HÜSNÜ GÜMÜŞ YAZIYOR: 9 KASIM 1989 POSTDAM BERLİN -  1 yorum var!
     YUSUF YAVUZ YAZIYOR:SUYA DÜŞEN, YAŞAMA SARILIR -  1 yorum var!
     KEMAL ŞENDİKİCİ YAZIYOR: URARTU MEHMET
     YUSUF YAVUZ YAZIYOR: HORASAN'DA SAFRAN ZAMANI
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx