REHBERLERİN VE ACENTALARIN YEŞİL PASAPORTU OLMALI

Rehberlere Yeşil Pasaport verilmesi için çalıştıklarını belirten TUREB Başkanı Suat Tural,'yurtdışı operasyonu yürüten rehberlerin ve acentaların da yeşil pasaportu olmalı.'dedi. Kemal Şendikici TUREB Başkanı Tural'a sektörün merak ettiği konuları sordu

17 Aralık 2019 Salı - KEMAL ŞENDİKİCİ- turizmhaberleri.com- İzmir
TUREB BAŞKANI SUAT TURAL İLE SEKTÖR RÖPORTAJI-2.BÖLÜM


Rehberlerde yeşil pasaport beklentisi var, bu konuda TUREB neler yapıyor, sizce yetkili mercilere başvurudan olumlu bir sonuç çıkacak mı?
.
TUREB olarak bu konuyu defalarca gündeme getirdik ve üstünde çalışıyoruz. Bizden önce ne kadar gündemdeydi bu konu, onu da bilmiyorum. Yeşil Pasaportu mevcut TUREB ekibi gündeme taşıdı ve şu anki hükümete talebimizi ilettik. Neden olmalı üzerinden dosyalar hazırlıyoruz şimdi ve bu uzun bir süreç olacaktır. Bir kere yeşil pasaportun verilme mantığını anlamak gerekiyor. Nasıl ki her devlet memuru alamıyorsa, her rehber de bu pasaportu alamayacak, belli ön koşul ve kuralları olacak. Bunları da çalışıyoruz. Bugünden 'rehberlere yeşil pasaport verilecek' dersem gerçekdışı bir söylem olur ama gündemdedir ve talebimizi yineliyoruz. Devletten gelen soru şu: 'Neden size yeşil pasaport vermeliyiz.' Biz de bunun üzerine dosyalarımızı hazırlayıp vereceğiz ve takibini yapacağız. Ulaşılabilir bir hedef mi?. Neden olmasın?. Şimdi bakın acenteler de istiyorlar, onların da hakkıdır. Neden yurtdışı operasyonu yürüten rehberlerin ve acentaların da yeşil pasaportu olmasın?...

İzmir Travel Turkey Fuarına TUREB ilk kez katıldı. Bu konuda sponsor kullandınız mı?
Benim sektörle ilişkilerim çok iyidir. TÜRSAB'ın mevcut başkanıyla telefonla görüştüm; 'TUREB İzmir Turizm fuarında neden yok' deyince 'siz istemişsinizdir.' denildi. 'Hemen yazdırıyorum istek yazısını' dedim ve 24 m2 lik yer aldık. TUREB, Travel Turkey İzmir'de temsil edildi, standa herhangi bir ücret vermedik. TUREB'in Travel Turkey İzmir Fuarında olmasını istediler. Rehbersiz sektör fuarı olmaz diyoruz.

Sosyal medyada TUREB ve siz çok eleştiri aldınız; pasif davranmakla suçlayanlar bile oldu, neden sizce?
12 bin rehberin hepsini birebir tanımak mümkün değildir. Her biriyle aynı fikirde olmak hiç mümkün değildir ama 2019 Mart ayında seçildik, yönetimde 9.ncu aydayız. 7 Odayı ayrı ayrı ziyarete gitmişim, bunlardan bazılarına Aydın veya Şanlıurfa Rehber odalarımıza iki kez gittim. Biz bunlara devam edeceğiz ama ciddi kurumlar sosyal medya üzerinden ulaşmanın yolu sosyal medya değildir, herhangi bir konu ile info@tureb.org.tr mail adresi ile bize her rehber ulaşabilir.

TÜRSAB seçimlerinde kürsüye çıkan rehber kökenli bir adayın kürsüde rehberlerin aleyhinde yapmış olduğu konuşmalar çoğu rehberi rahatsız etti ve ortak kanı bu rehberin ihtar veya ceza alması yönündeydi ama tam tersi TUREB ılımlı ve bağışlayıcı bildiri yayınlandı. Neden bu ihtar beklentisi yerine getirilmedi?
Beklenti var da ama beklentiler her zaman reel politik durumlara uymazlar yani konuşmayı ben de dinledim. Birincisi bir seçim konuşması. TUREB'in bu isteği kabul etmediği de söyleniyor zaten. İçerik olarak baktığımız da rehber eksiği var diye bazı serzenişler dile getiriliyor ve bunları TUREB'in kabul etmediği söyleniyor. Bence bu meslektaşlar için bir referans olmalıdır.

Biz TÜRSAB adayının konuşma şeklini hiç tasvip etmedik; kinayeli bir şekilde bir anlamda kınadık ve üslubunu eleştirdik. Seçim atmosferinden dolayı kişisel hata ve hırs olarak gördük ama TÜRSAB ve TUREB ilişkilerinin pozitif ve akıcı devam etmesi açısından seçim sonrası kimseyi gereksiz yere ön plana çıkarmamak ve olayı daha da büyütmemek adına bir ihtar ve ceza vermeyi uygun bulmadık. Çünkü zaten kürsüdeki aday kişinin konuşmasında bu amaca karşı TUREB'in üstünlüğü ve başarısı hissediliyordu.

Lisan okuyan genç rehberlerden bir serzeniş var. Biz 4 yıl rehberlik bölümü okurken nasıl oluyor da 7 üniversitede haftada bir okula giderek tezsiz yüksek lisans mezunu olarak kokart alma aşamasına gelebiliyorlar. Bu haksızlık değil mi?
Ben ön lisanslarında haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bir mesleğin bir yetişme modeli olur, bu da meslek olması için 4 yıl süren lisans eğitimidir. Daha önemli gördüğüm 2 yıl süren kısa lisans bölümlerinin YÖK tarafından kapatılmasıdır. Bu yönde çalışma ve başvurularımız vardır ve Tezsiz yüksek lisansla eğitimle kokart almaya tabii ki karşıyız. Biz mesleğimizi doktorluk ve avukatlık gibi görüyoruz. Bunların hiç birinde mesleğe yüksek lisansla giriş yoktur. Bizim ana hedefimiz mutlaka lisans okunmasıdır. Bu göreve geldikten sonraki ilk icraatımdır. YÖK le görüşüyoruz. YÖK'e raporlar hazırladık ve sunduk. Lisans mezunu olmak şarttır. KPDS yi kabul ediyoruz ama YÖKDİL'i kabul etmiyoruz. Sınav barajı 75 dir ama 80 olmalıdır ve başkan olmadan önce bu konuda TUREB e itiraz ettiğim için eski disiplin kurulundan ceza almış bir rehberim yani ben bu mesleği korumak için çok mücadeleler verdim.

Öğrenciler soruyor: TUREB uygulama gezilerinde neden eğitmen hocalar anlatmıyor?
Niye hep biz anlatıyoruz diye katılanlardan eleştiri var biliyoruz. Şimdi gezi uygulamalı eğitim gezisi bir kere. Nasıl anlatım yapacaksın, beden dilini nasıl kullanacaksın, bunun doğrusunu elbette rehber hocadan görecekler ama anlatımları da öğrenciler yapacak. Bölgesel rehber de olsa kokart ekletmeye gelen de olsa bir konuyu uygulamalı olarak anlatması gerekiyor.Biz eğitim gezisinden önce eğitmen hocalarımızla bir eğitim toplantısı da yaptık. GAP ve Doğu turlarında gidilen yerler hakkında bir beyinden çıkan bilgileri diğer bir beyine aktarmayı istemedik.
Biz eğitim gezilerinde aynı türde, aynı bilgilere sahip ve kendini geliştirmeyen, bilgiye ulaşmayı bilmeyen rehberler yetiştirmeyi istemiyoruz. Biz tam aksine kendine güveni olan bilgileri kendisi edinmenin yolunu öğrenmiş ve bu bilgileri kendi dimağında sentezleyerek karşısındaki yolcuya onun anlayabileceği bir biçimde aktaran rehberler yetişsin istiyoruz. Hal böyleyken rehber hoca bize bir şey anlatmadı. Rehber hocadan aynısını öğrenip orada kalacak rehber hatalı yoldadır. O yüzden rehber hocalarımıza şunu söylüyoruz: 'Lütfen rehber nasıl davranır ve bir rehber nasıl olmamalıdır. Bir rehber gün boyu tur kıyafetiyle akşam yemeğine neden inmemelidir gibi ana kuralları aşılayın' diyoruz. Formasyon vermeye çalışıyoruz. Bazı konuları kitaplar yazmaz. Rehberler tüm bunları yaşayarak öğreneceklerdir.

Tureb in kaçak rehberlik konusunda denetimleri yeterli mi? Bu konuda bir özeleştiri yapar mısınız?
Olanaklar doğrultusunda maksimum denetim yapmaya çalışıyoruz ve bunları da arttırmaya çalışıyoruz Yakın dönemde Doğu Anadolu'da da bir denetim sistemimizin olmasını umut ediyoruz, istiyoruz ve Karadeniz'de bir denetmen istihdamı kurmaya çalışıyoruz. Rehberlerin bireysel denetlemeleri yapması tehlikelidir. Tur esnasında kendi gruplarının huzur ve rahatını düşünmelidirler. Zaten illegal tur yapan adam yasadışı bir yolda duruyor, bu adamlarla kokartlı rehberin muhatap olması kabul edilemez. O nedenle tur esnasında TUREB ve odalar dışında bireysel bir denetim rehberler tarafından yapılmamalıdır.
Bizler TUREB'in mali gücünü artırmaya çalışıyoruz. Biz göreve gelir gelmez yaptığımız ilk şeylerden biri pasaportlarımızın görev hanesine turist rehberliği yazdırmak olmuştur. Bu niye yurtdışına gitmek istiyorsun sorusunu ortadan kaldırabilecek bir hamledir. Belli bir dereceye gelmiş, 15 yıl kesintisiz rehberlik yapan rehbere mesela yeşil pasaport verilmesini hedefliyoruz. Bir kıstas bulunur.

TUREB'in yurtdışı rehberliği konusunda daha da etkili olması gerekmiyor mu?
Bu konuda çalışmalarımız var; gerek Oda, gerekse TUREB ve yurtdışı bazında uzmanlık eğitim gezileri olacaktır. Ankara Oda başkanı iken Balkan ve Orta Avrupa gezisi yapmıştık ve bu durumu TUREB ile de sürdürmek istiyoruz ama 9 aydır görevdeyiz ve daha bir sene daha olmadı, bu anlamda yapacağımız çok şey var.

Yurtdışına eğitim veya gezi amaçlı çıkan rehberlere otel, müze veya otel konusunda bir indirim kartı sağlanabilir mi?
Öyle bir uygulama var aslında, TUREB, WFTG üyesi biliyorsun ve Avrupa'da geçerli bir kurumsal anlaşmalı kartı vardı. Önceki dönemde pek talep görmemiş, biz bu dönemde bu kartı tekrar talep ettik, sınırlı sayıda tabii. Bir de bizdeki gibi bir örgütlenme yok Avrupa da, bizler kadar düzenlemeyi organize eden turist rehberleri az bulunuyor. O yüzden o kartlar gelince ihtiyaç doğrultusunda dağıtacağız.

Yazar ve araştırmacı olan rehberlerin kitap ve makalelerini bastırmak adına TUREB'in bir desteği olabilir mi? TUREB yayıncılık konusunda ne kadar aktif.?
TUREB'in yayıncılık faaliyeti vardır. Bizim bakanlıktan vergiden muaf kitap basma hakkımız var. Bu konuda rehberlerden çok talep olsa da biz TUREB adını hangi kitabın altına koyacağımızı çok iyi kontrol etmeliyiz. Her yayının altına TUREB ibaresi koyamayız. Şu anda 15 veya 20 kitap basmak durumundayız. Her talebi yerine getirmek durumda olsaydık. TUREB yayınları hakkımız vardır ama uygulamamız yoktur. İleri aşamada daha da kaliteli yayınlar olması gerektiğini düşünüyoruz.
Her şey sonuçta ekonomiye dayanıyor. Biz her yıl bütçemizi ve mali tablomuzu internet sitemizde yayınlıyoruz. Biz tüm yayın ve tanıtım konularında olan her şey para ile doğru orantılı. TUREB'in altına logosu koyduğu her projede TUREB'in finansmanı gerekiyor.

TUREB'in şu anki gelir ve gider dengesi hakkında neler söyleyeceksiniz?
Mevcut Odalarla TUREB'in yaptığı genel kurullarda toplanan aidatların kullanımı yüzdesi konusunda ortak karar veriliyor ve son genel kurulda mesela bölgesel odaların TUREB'e herhangi bir katkı payı vermemesi konusunda karar alındı. Bu durumda diğer odalarımızda belirli bir şekilde katkı payı alınıyor. Yeterli mi dersen ama gönlümüzce ve fikrimizce yapmak istediğimiz her şey için yeterli bir kaynak olmadığını biraz matematik bilen herkes anlar.

Rehberlerin bir ferdi kaza sigortası henüz yok bildiğimiz kadarıyla
Bu konu da bir çalışmamız var ve 2020 yılında başlatacağız. Doğu Anadolu da denetimler istihdam yaratmak için mülakatlarımıza başladık. TUREB'in daha tamamlanmamış bazı kurumsal sorunlarını çözmeye ve odamızın demirbaşlarını arttırmaya çalışıyoruz.

Gölge rehberlik konusunda ne düşünüyorsunuz? Etik mi?
Bu koşullar altında yevmiyesiz olarak çalışmaları için bu arkadaşlarımızı kimse zorlamıyor, kimse kafasına silah dayamıyor ama bu koşullar altında çalışanlar sonra da 'neden' sorusunu bize yöneltiyorlar.

Profesyonel Rehber ve turizm kaptanı ilişkilerinde bir formasyon eğitimi olacak mı? TUREB'in taşıma şirketleri ile bu konuda bir çalışması var mı?
Kolay kolay hatırlamıyorum ki bir kaptana Ahmet abi Mehmet abi dediğimi. Her zaman Ahmet kaptan veya Mehmet bey demişimdir, hep bir saygı ve ast üst mesafesini korumuşumdur. Otobüste rehber otobüse hakimiyetini kendi koyacaktır, hepimiz yeni rehber olduk ve ilişkiler karakter ile ilgilidir. Bu rehber ve kaptan ilişkisini çok iyi sürdüren profesyonel rehberler var.

TUREB başkanı olarak katı eleştirildiğinizi hatta sert saldırılarla karşı karşıya kaldığınızı düşünüyor musunuz?
Herkes beni eleştirebilir hatta saldırabilir ama saldırırken kendi tarzını ve kendi tavrını kendi görgüsünü gösterir ama bunu yaparken neye zarar verdiğimizi doğru oturtmamız lazım. TUREB'e zarar vermek mesleğe zarar vermektir. Beni eleştirsin insanlar, bu beni geliştirir, ben alışığım ama TUREB'i hırpalamaya çalışmak doğru değildir. 2012 den önce kimse sahte rehber denetimi diye bir şey bilmiyordu. Ve şu anda acentelerin rehber eksiği demesinin, meslektaşlarımızın çalışma sezonunun biraz daha uzamasının sebebi yapılan denetimlerdir ve elde edilen mesleki haklardır. Şimdi TUREB her yerdedir ama bazen de her yerde olduğunu göstermesi gereken durumlar var. İnsanların bunu anlaması gerekiyor.

Rehberler arasında bir kopukluk var mı? Yani yabancılaşma?
Rehberler bazen de görmek istemiyorlar, bizim facebook sayfamız var, resmi internet sitemiz, twitter sayfamız var. Basın ve yayın konusunda profesyonel bir yardım almıyoruz ama kendi içimizde hallediyoruz. 300 takipçi ile aldığımız facebook sayfası şu an 1500 kişiye ulaştı. Sonuçta, biz bir Birliğiz ama TUREB odaları bilgilendiriyor ama biz bir meslek odasının iç işlerine karışma gibi lüksümüz yok, haddimiz de değil. Biraz bu dengeleri iyi bilmemiz ve korumamız gerekiyor.

Şu ana kadar anlattıklarınızdan Türkçe rehberlik konusunu engel olduğunuza kani oldum fakat ileride TÜRSAB bakanlık aracılığı ile tekrar gündeme getirme durumunda ne yapacaksınız?
TÜRSAB'ın tek muhatabı TUREB değil, mutlaka bakanlıktan da talepleri oluyordur, baskı bile yapıyor olabilirler ama TUREB olarak Türkçe rehberlik olayına karşıyız ve her türlü girişime karşı savunmaya hazırlıklıyız. Tüm rehberlerin gönlü rahat olsun diyoruz, sadece birlik olmaya ve birbirimize güvenmeye devam edelim, yeterlidir.

Son olarak tüm meslektaşlara TUREB olarak neler söylemek istersiniz?
Bütün meslektaşlarımızın şuna inanmasını cani gönülden dilerim: TUREB ve odalarımız, her bir seçileni, yönetim kurulu ile mesleğimizi en iyi şekilde temsil etmek, mesleğimizi bir adım ileri taşımak ve meslektaşlarımızın hakkını haklı olunan noktalarda daha iyi savunabilmek için vardır. TUREB'in mesleğe meslektaşa ihanet edilebileceğini düşünmek gerçek dışıdır. Biz her yerde kaliteli rehberlik, kaliteli rehber, iyi turizm, iyi geliri savunuyoruz ve bunun Türkiye'nin vazgeçilmezi olduğunu söylüyoruz. Bugün Türkiye Dünya turizm sıralamasında ileri ve doğru atılım yaptıysa bunda Türk turist rehberlerinin de büyük payı vardı. Biz bu payımızı da gerektiği gibi temsil etmek üzerine canla ve başla çalışıyoruz.

Bu yüzden herkes şuna inansın; biz mesleğimizin niteliklerinden, kalitesinden, mesleğimizin doğal hakkı olan noktalardan vazgeçemeyiz. Bu konuda herkes müsterih olsun ve birçok yere gidiyorum birçok yerde meslektaşlarla buluşuyorum. Lütfen gittiğim şehirlerde benimle imkan buldukları yerlerde buluşsunlar. Duyuruyoruz, Travel Turkey İzmir fuarına geleceğiz diyoruz ve geliyoruz gelsinler İzmir fuarına, şu an sizin yaptığınız gibi. Bize ulaşabilirler. Geldiğiniz için size teşekkür ederim.

RÖPORTAJIN 1.BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN:
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=34853


Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
REHBERLERİN VE ACENTALARIN YEŞİL PASAPORTU OLMALI
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     YEŞİL EKONOMİ, KEY ENERGY VE ECOMONDO'NUN ARDINDAN
     CUMHURBAŞKANI Xİ: YEŞİL DAĞLAR ALTIN DAĞLARLA BİRDİR
     TOBB: TÜRKİYE'NİN İLK GÜNDEM MADDESİ EKONOMİ OLMALI
     A. NEJAT ŞARDAĞI YAZIYOR: LÜKS YEŞİL TRENLE TURİZM
     HAVAYOLLARININ HAKSIZ REKABETİNE ACENTALARIN TAHAMMÜLÜ KALMADI
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx