Türkiye'de ilgili Bakanlıktan yetki alan 10 bin rehber var. 3.500 turist rehberi serbest meslek statüsünde. İstanbul, İzmir ve Antalya'da olmak üzere bu statüde yer alan üç adet Rehberler Odası mevcut.
11 Nisan 2007 Çarşamba - Nilgün Atar - Turizmhaberleri.com / Beklentileri hayli yüksek turizm sezonu başlangıcında olduğumuz şu günlerde; turizm hakkında her konu dile getiriliyor ancak ne yazık ki 'Meslek Yasası' bile olmayan rehberlerin sorunları cephesinde değişen bir şey yok.
Bu sorgulamayı gerçekçi bir şekilde yapmanın tam zamanıdır artık :
YETKİ VEREN BAKANLIĞIN ÇELİŞKİ YARATAN YAZISI !
Kültür ve Turizm Bakanlığı, rehberlerin sorunlarının çözümü için meslek yasasının çıkarılması konusunda henüz ciddi bir çalışma başlatmadığı gibi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na yazdığı 20.2.2006 tarih ve 22698 sayılı yazı ile durumu daha da karmaşık hale getirmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na yazdığı Bakan Atilla Koç imzalı yazıda; profesyonel turist rehberlerinin mesleklerini icra ederlerken ilgili yönetmeliğin 4. maddesine göre, seyahat acentasına bağlı çalışmaları zorunlu olduğundan ve sermaye getirmemeleri nedeniyle esnaf sayılamayacağını belirtilmektedir.
Rehberlerin esnaf ve sanatkar olarak tanımlanmasının, yetki ve uygulama karmaşasına neden olduğu gerekçesiyle, 'turist rehberlerinin kendi nam ve hesabına çalışanlar ile seyahat acentasına bağlı olarak çalışanlar şeklinde ayrıma tabi tutulmaları, esnaf siciline ve esnaf odalarına üye olmaya mecbur bırakılmaları mümkün değildir' denilmektedir.
Dolayısıyla da profesyonel turist rehberlerinin, esnaf ve sanatkar olarak tanımlanmasına dair 11 nolu kurul kararından, 'turist rehberleri' ibaresinin çıkarılmasını istemektedir.
SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI'NDAN SON NOKTA !
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı söz konusu yazıya, 'rehberler 5362 kanunun ilgili maddeleri doğrultusunda serbest meslek statüsünde ise esnaf sicile kaydını yaptırmak zorundadır' diyerek, böyle bir durumun mümkün olamayacağına dair cevap verdi ve uygulamadaki kesinliğe son noktayı koydu.
İKİ BAKANLIK ARASINDA KALAN REHBERLER !
İki bakanlık arasında kalan rehberler; oda veya dernekler konusunda ikiye bölünmeleri bir yana, TUREB isim hakkının bazı kesimlerce sahiplenilmek istenmesi sonucunda, karşılıklı hukuk mücadelesinin başlatılmasına kadar giden yıpratıcı bir süreç söz konusu. Tüm bu olumsuzluklar rehberlik meslek yasasının olmayışının yarattığı boşluklardan kaynaklanıyor.
Profesyonel turist rehberlerinin her türlü iş ve işlemleri, yükümlülükleri ve denetimlerin yetkisi 4848 sayılı kanunla Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmiştir.Rehberlerin çalışma usul ve esaslarını belirlemek, rehberlik kursları açmak, rehber adaylarının seçme sınavlarını yapmak, rehberlerin bilgi güncellemesine yönelik eğitim programları gerçekleştirmek, rehberlikte uzmanlaşmayı sağlamak, denetimler yapmak, belgesiz rehberliği önlemek, rehberlik hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesine yönelik gerekli tedbirleri almak ilgili bakanlığın görev ve yetkilerindendir.
İRO- ARO- İZRO VE 3.500 SERBEST REHBER GERÇEĞİ !
Ancak Esnaf ve Sanatkarlar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun; 11.6.2002- 24782 tarih ve sayılı, Resmi Gazetede yayınlanan 11 nolu kararı ile turist rehberlerinin esnaf ve sanatkar sayılması uygulamaya farklı bir boyut kazandırıyor.
Türkiye'de ilgili Bakanlıktan yetki alan 10 bin rehber var. 3.500 turist rehberi serbest meslek statüsünde. İstanbul, İzmir ve Antalya'da olmak üzere bu statüde yer alan üç adet Rehberler Odası mevcut. İRO- ARO- İZRO; bu Odaların varoluş gerçeği yok sayılamaz.
'TURİST REHBERİ' İBARESİ KARARDAN ÇIKARILIRSA…
Kültür ve Turizm Bakanlığı, rehberlerin esnaf ve sanatkar olarak tanımlanmasının, yetki ve uygulamada karmaşaya neden oldukları gerekçesiyle, ilgili kurul kararından 'turist rehberi' ibaresinin çıkarılmasını istiyor ama bununla sorunlar hemen çözülecek mi?.Şu an işleyen sistem içerisinde böyle bir uygulama mümkün olmadığı gibi mantıklı bir açıklaması da yok.
Hadi çıkarıldı diyelim; odaya kayıtlı serbest meslek statüsündeki 3.500 rehberin durumu ve pozisyonu ne olacak? Görevlerini nasıl yapacaklar, nasıl para kazanacaklar?. Çalışma şartlarını seçme konusunda tercih hakkı kalmayan rehberler ya işi bırakacaklar ya da işsiz gezecekler. Ya da acentaların kapısında nöbet tutacaklar. Ülkemizdeki işsiz rehber sayısını da hesaba katarsak, bu durumun karardan 'ibare çıkarılmakla' çözülemeyeceği çok açıktır.
SERBEST ÇALIŞAN REHBER ODAYA ÜYE OLMAK ZORUNDA !
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yazısı ile ilgili olarak, İzmir Rehberler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ulukaya'yı aradım. İki Bakanlığın yazışmasından doğan karışıklık hakkında, İZRO YK Başkanı Ulukaya çok kısa ve net olarak şunları söyledi :
'Ortada bir karışıklık yok şu anda. Uygulamada karışıklık var diyenler, ya durumu yeterince bilmiyor, ya da kayıt altına alınmak istemiyordur. Durum çok açık aslında.
Bildiğiniz gibi memur rehberlere çalışma hakkı kaldırıldı. Tüccar olan rehber Ticaret Odasına üye olur, eğer şirketi Ticaret Odasına üye ise şirket ortağı rehber de rehber Esnaf Odasına üye olmak zorundadır.
İşçi olan rehber zaten kadroludur ve SSK kapsamındadır.
Geriye kalan serbest çalışan rehberler de devlet tarafından esnaf sayıldığından, Esnaf Siciline ve Odasına kaydolmak zorundadır.
Defter tutmayan ve stopajla vergi ödeyen rehberler Esnaf Odasına üye olmak zorundadır. Durum bundan ibarettir.'
SEKTÖRÜN MESLEK YASASINA İHTİYACI VAR !
TUREB Başkanı ve ARO YK Başkanı Osman Özbuldu, daha önce yaptığımız bir söyleşide söz konusu uygulama ile ilgili şu açıklamaları yapmıştı :
' 4848 sayılı kanun maddelerine göre rehberlerin yetkilendirilmesi Kültür ve Turizm Bakanlığı'na aittir. Ama rehber para kazanmaya karar verdiği andan itibaren; ya acentaya gider işçi olur ya da serbest meslek erbabı statüsüne girer. Bu durumda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın 5362 sayılı kanunu söz konusu.
Vize alan rehberin kayıt dışı çalışması suçtur, vize almadan yetkisiz çalışması ayrı suçtur. Bizi ilgilendiren konu şu; Kültür ve Turizm Bakanlığı kişiye çalışması için ruhsat verir ama ruhsat alındıktan sonra kişinin nasıl çalışacağına karar vermesi gerekir. İşçi olacaksa çalışacağı acenta onun yasallığını sağlayacak. Ama bir çok acenta ile serbest çalışacaksa, bu rehberi serbest meslek erbabı statüsüne koyar ve 5362 sayılı kanun devreye girer.
Her iki durumda ayrı kanunlar söz konusu. Çelişki buradan doğuyor. Maalesef Kültür ve Turizm Bakanlığı sektörün ihtiyaç duyduğu yasaları çıkararak sektör çalışanlarını koruyacak düzenlemeleri getirmediği için sıkıntı yaşanıyor. Diğer yandan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından haklarımızı koruyacak yasal bir zemin yaratılmış. Bu anlamda Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkiler açısından yasal bir yanlış içerisine giriyor.
Rehberlerin sorunlarının nasıl aşılacağına dair sorularımız yanıtsız kalıyor. 10 bin rehber var, her sene mevcut okullardan mezun olanlar var, 2 yıl ve 4 yıl eğitim çelişkisi ortada, mezunlar sahipsiz ve bizler hala dernek mi, oda mı tartışması içerisinde bırakılıyoruz.'
REHBERLERİN MESLEKİ SAYGINLIKLARI YIPRATILMASIN !
Profesyonel turist rehberleri yaratılan çelişkili ortamlarda görevlerini yapmaya çalışıyorlar. İki Bakanlık arasında, ayrı kanunlar içerisinde, iki arada bir derede mesleklerine sahip çıkmanın mücadelesini veriyorlar.
Rehber taban ücretleri, ilgili Bakanlık tarafından TÜRSAB ve TUREB'ten teklif alınarak belirleniyor fakat uygulamalar ciddi şekilde denetleniyor mu sorusunun cevabı herkes tarafından biliniyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu duruma daha fazla seyirci kalmaması, rehberlerin sektör temsilcileri ile görüşmeler yaparak, meslek yasasının hazırlanması konusunda alt yapı çalışmalarına bir an önce başlaması gerekmektedir.
Turist rehberleri turizmin baş tacıdır ve belirsizliklerle mesleki saygınlıkları yıpratılmamalıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı; rehberlik yapması için yetki vermesini, denetlemesini, eğitmesini bildiği gibi, mesleklerini yasal zeminlerde devam ettirebilmeleri için gereğini yapmasını da bilmelidir.
YÜKSEK ÖĞRETİM ŞARTMI
ben kokart nasıl alınır die baktım da yüksek öğretim mezunu ( yurtdışında olacak bide ) bunlar kesinlikle var mı acaba varsa çok kötü olur herkesin yurtdışına çıkma durumu olmayabilir eğr cvp yazarsanız sevnrm UMUT 15.04.2010 REHBER
rehber olmak icin lise mezunu olmak yeterlimi.. AHMET SAHİN 26.02.2010 RUSÇA REHBERLİK KURSUNA KATILMAK İSTİYORUM
yardımınızı bekliyorum ALİ DOĞAN 29.01.2010 GÖLGE REHBERLER
bunun zeminini hazırlayan da rusça dilini bilmeyen gölge rehberlik yapan kokartli rehberler,bırakın herkez kendi dilinden rehberlik yapsın!!! DERYA 06.01.2010 TURİZMDE RUS İŞÇİ KOTASI
turizm sektöründe rus pazarı önemli bir yer tuttuğunu sağır sultan bile bilmektedir. ancak ülkemiz gel ne olursan gel, sende gel!ekmeğimizi al sende al, bizi soy sende soy, soy? mantığıyla yönetildiği için, şu rus asıllı yabancı işçilerden yani= otel rehberlerinden, operasyon sorumlularından bir türlü kurtulamıyoruz+ onlar rus piyasasına çalışan firmaları kotaları altına alarak bu sektörde çalışabilecek t.c. vatandaşlarını da engellemektedirler. sayısı çok artan rusça kokartlı rehberleri hangi yönde istihdam edileceğide merak konusu-30-402 t.l.ye türkçe kültür turlarına çıkmaları yada kendi turlarında gölge olmalşarıda cabası, arkadaşlar üklkemizde yeterince rusça bilen insanımız mevcut onları otel rehberliği mesleğine teşvik edelim, rusça otel rehberlerini t.c. vatandaşlarından oluşturalım, unutmayın otel rehberleri en az yüksek sezonda 1500-2000 dolar ayda kazanıyorlar, uyan türkiye ekmeğini yabancılara yedirme, bu firmalara t.c. vartandaşı çalıştırma zoerunluluğu getir...niye avruypalılar almancacılarda yada hollandacacılarda böyle bir sorun yok? çünkü orada kimse ayda 1500-2000 euro için türkiyede otel rehberliği yapmaya gelmez!!!!! CAN 10.09.2009 DERYA - RUSÇA KOKARTLI REHBER
selam derya ,
bende rusçadan kokart almak için çalişiyorum ve bakanliğin sinavini bekliyorum tabbii ki şu an işsizim ve rusça ve ingilizce biliyorum ve turizm mezunuyum ve bu alanda eklmek kazanabileceğimi düşünmüştüm ,,,:(( ama yaziniz moralimi çok bozdu ,,, yani çaliş çaliş ve gölge rehberler yüzündem emekler boşa gitsin!!!
derya hanim eğer bama mail atarsaniz sizinle görüşmel ve meslek hakkinda konuşmak isterimm..
sevgilerr ÇAĞLA YILMAZ 02.07.2009 GÖLGE REHBERLERE -HAYİR!!!
ben rusça kokartli rehberiyim,fakat iş bulamiyorum. sebep- ingilizce gölge rehberler!!! bu konuda ne yapmam gerekiyor????? DERYA 06.04.2009 YAPTIRIMLAR NEREDE
kokartlı rehber kokartsız rehber diye bir ayrıma gitmek olamaz çünkü kokartı olmayan kişi rehber değildir ve rehberlik yapamaz aykut beyin söylediklerine tamamen katılıyorum.antalya ve çevresinde kaçak rehberlik faaliyetinde bulunan 100 lerce kişi ve bunları çalıştıran acentalar denetlenmemektedir.belki uç bir örnek olacak ama türkiye ye turist olarak gelip burada çalışan onlarca rus uyruklu personel bulunmaktadır ve bu kişilerin aynı zamanda türkiye de ikamet ve çalışma izinleri yoktur aynı anda bu personel ülkemiz hakkında yalan yanlış bilgiler vererek hem mesleğimizle hemde ülkemizle dalga geçmektedirler ve bu personel otelerde görevli personel ile rusça konuşmaktadır arada bi köprü ve bağ kurmayan bu yetkisiz kişiler otellerinde çalışma sistemlerini etkilemektedirler.aslında birazda kendimizde suçu aramalıyız bugün bizler yasa tartışma ve kavgaları içerisinde boğuşurken kaçak kargalar sözde işlerini yapmaktalar. sadece bir öneri turizm bölgelerine girişlerde,hava alanı giriş çıkışlarında kalıcı denetim ofisleri kurulsa ve yaptırımlar uygulansa turizmdeki kalite artacaktır çünkü acentalar lisanslı (belgeli) rehberler çalıştırmak ve hakedişlerini ödemek zorunda kalacak buda tur fiyatlarının artmasına yol açacaktır bu belki ilk planda sayı olarak turist ve para kaybı olarak görünse bile ileriki yıllarda sayı olarak az ama kaliteli ve paralı turistin ülkemize gelmesi anlamına gelecektir.
herkese ii çalışmalar dilerim EMRE KURŞUNLU 21.02.2008 MİNNET DUYARIM
ülkemizde rehberlik yapan sevgili meslekdaşlarımın % 1 i bile çalışma şartlarını beğeniyorsa, birazdan söyleyeceklerim tamamen geçersizdir.
uzun yıllardır ülkemin ekonomisine doğrudan katkı veren turizm olgusunu yaratan acente, rehber, bakanlık(maalesef kısmen ve tabii tartışmaya açık sebeplerden) üçlüsünün bir arada olması ve varolan sorunları birlikte cözmeleri gerekmektedir. ancak hepimizin bildiği birçok ve burada tekrarlamak istemediğim sebeplerden dolayı bu mümkün görünmüyor. açık yürekli tartışmayı beceremiyoruz. hal bu iken, sacayağının biri olan rehberler ülke çapında tanınmak ve sorunlarını geniş kitlelere duyurmaya uğraşırken konuyu ilginç ve gerekli bulmuş sn. nilgün atar. ayrıca da yazısını okuyunca son derece iyi bir çalışma olarak gördüm. hiçbir safsata yok. net referanslara dayandırmış. yani var olan ve bazı kişilerin adeta "ben demiyorsam böyle bir gerçek yok" diyen aldatmalarından uzak.
kendisinin bu konuda rehber camiası tarafından baştacı edilmesi gerektiğine inanıyorum. şahsen, sorunlarımızı dillendirmeye devam etmesini rica eder, şu ana kadar olan katkılarından dolayı minnet duyarım.
saygılarımla,
erden duygu
ing. ERDEN DUYGU 04.02.2008 HEP BEKLDEN AŞŞAĞI
sayın nilgün hanım nedense tüm haberlerinde aro ve izronun kalemşörü gibi hareket ediyor.bunu anlamakta güçlük çekiyorum,her platforma rehberlerin esnaf olma zorunluluğunu ısrarla yineleyen ve maalesef oda kayıtlı 3500 rehbere rağmen diğer 6500 rehbere tutanak tehtidleri ile gözdağı verilirken hiç meslek içi barıştan söz etmiyor ve hep aynı açıklamaları ,hem de mesleğimizi ilgilendirmeyen bir bakanlığın kanun ve dayatmaları baz alınarak kendi bakanlığımıza rest çekmemiz en doğru hareketmiş gibi gösterilirken ,konuya yorum getirmeden.oda olmak gerekiyorsa olunacaktır,ama bu dayatmalarla değil ,meslektaşlarımızı mahkeme kapılarında süründürerek değil,uzlaşma ve hoşgörü içerisinde.öyle bir hal aldık ki nerdeyse silaha sarılıp yolda belde sen dernekçisin ,sen oda'cısın diye birbirimizi kurşunlayacağız.meslağimize nasıl katkıda bulşunuruz hesapları dururken sevgili örgüt başkanlarımızın (oda ve dernek hepsi )birbirleriyle olan kısır çekişmelerinin ,adeta kurbanı oluyoruz.
aykut altınışık arkadaşın yazdığına yüzde yüz katılıyorum,esnaf ta olsak ,işçi de olsak,esas sorun kaçak rehberlik,ve taban yövmiye,bunu unutmayalım.herkese iyi bir sezon dileği ile .
mehmet yusuf tanrıverdi MEHMET YUSUFTANRIVERDİ 04.02.2008 REHBER OLANLAR-REHBER OLMAYANLAR
bugün rehberlerin bir kısmı 4 yıl sonunda,birkısmı 2 yıl,bir kısmı da 6 ay içinde rehber olabilmektedir ve bu durum ister istemez, rehber adayları arasında haksız rekabete yol açmaktadır.aslında bakanlığın rehbelik kursları açmayı en azından ingilizce ve almanca gibi yaygın olan dillerde bırakıp bu işi okullara bırakması gerekmektedir.dünyanın hiçbir yerinde istediğiniz dilde rehberlik hizmeti alamazsınız ve ingilizce dili devreye girer.sizden ingilizceyi bilmeniz beklenir.tıpkı mısır ve italya da türkçe rehberlik hizmeti verilmesi zorunda olmadığı gibi.ancak ülkemizde hemen her dilde ve ihtiyaç duyulduğu öne sürülerek turizm bakanlığınca rehberlik kursları açılmaktadır.ülkemize gelen koreli,çin ya da romen turistler acaba bizden başka hangi ülkelerde kendi dillerini konuşan bir rehberle o ülkeyi gezer.korece,çince ya da romence diliinden ne kadar sayıda rehbere ihtiyaç duyulduğunu belirlemeden kurs açmak yeni işsiz rehberler anlamına gelmez mi?
6 ay gibi kısa bir sürede rehber
yetiştirilemez.bir başka konu ise bakanlığın belirlediği resmi rehber yövmiyeleridir.bu yövmiyelerin acentalar tarafından rehberlere ödenmesi zorunlu iken,uygulama da bu durumun hiçte böyle olmadığını artık herkes bilmektedir.
ancak nedense rehber meslek odaları,bu konuda kendilerine üye olan rehber meslektaşlarının -bakanlıkça tespit edilen yövmiyeler konusunda- bugüne kadar yanında olamamış, aktif ve etkili bir duruş sergileyememişlerdir.hala birçok rehber pazarlık yaparak kendilerine teklif edilen yövmiyeyi kabul etmek zorunda bırakılmaktadır.ülkemizdeki özellikle kıyı turizmi alışveriş turları üzerine kurulduğu sürece,biz doldur boşalt tarzı turizmin sürdürülebilir olabileceğini düşünemeyiz.rehber yövmiyelerinin tam ödenmemesini bir rehber olarak dile getirmek istedim ancak rehber odaları da bu konuda seslerini daha fazla yükseltmelidirler.kaçak rehberlik hala devam etmekte ve özellikle antalya bölgesinde yoğunlaşmıştır.sebebi ise denetim yetersizliğidir.çünkü antalya'da düzenlenen turların birçoğu eğer ören yeri ya da müze ziyareti programda yoksa rehbersiz hareket etmektedir.peki kimler belgesiz rehber olarak çalıştırılmaktadır? tabii ki çoğunluğu yabancı uyruklu olan acenta çalışanlarıdır.rusyadan turist getiren acentalar antalya turlarında,türk gecesi turunda, rafting turlarında ve özellikle alışveriş turlarında rehber kullanmamaktadır.kokartlı rehber kokartsız rehber diye bir ayrıma gitmek olamaz çünkü kokartı olmayan kişi rehber değildir ve rehberlik yapamaz.
bugün eğer 2 ya da 2.5 milyon rus turisti ülkemize getiren acentalar her turda rehber bulundursalardı, hiçbir rehber işsiz kalmazdı.bugün rehberler ya esnaf statüsünde ya da bir seyahat acentasında işçi olarak çalışmaktadır.ancak asıl sorun rehberlerin statüsü değil,kaçak rehberlik ve yövmiyelerdir.
saygılarımla
aykut altınışık
arkeolog-rehber
AYKUT ALTINIŞIK 04.02.2008
Benzer Haberler :
FOK BADEM'DE BAYRAM YAPTI!
- 1 yorum var! ALMAN DAĞCILAR SERBEST! JALE TUR'UN FERİBOTLARI MİDİLLİ'DE SERBEST BIRAKILDI 'KARAYOLU TAŞIMACILIĞINDA TÜM ENGELLER KALDIRILMALI' THY'DE SADECE SMS SERBEST OLACAK