Ana Sayfa İlanlar Linkler Webmaster Gizlilik Politikası Künye Açılış Sayfam Yap Favorilerime Ekle
        

'YARIM KALMIŞ HİKAYELER SERGİSİ' ANTALYA MÜZESİ'NDE

Ressam Nur Sağlamer'in taşlar üzerindeki desenleri yorumlayarak yaptığı çalışmalardan oluşan kişisel sergisi Antalya Müzesi'nde sanatseverler tarafından ilgiyle karşılandı.

28 Mart 2008 Cuma - Nilgün Atar- turizmhaberleri.com

Ressam Sağlamer'in , 'Yarım Kalmış Hikayeler 4' isimli kişisel sergisinin açılışı akademisyenler, bürokrat ve sanatseverlerin katılımıyla 24 Mart 2008 Pazartesi Antalya Müzesi Sergi Salonunda gerçekleşti. Sergi 31 Mart'a kadar açık olacak.

Açılışta Akdeniz Üniv. Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Abdullah Uz, ANTİKAD Başkanı Sevinç Eyilik, Antalya Müzesi Müdürü Selahattin Aksu, Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Adil Boz, Ant.Devlet Opera Balesinden Erdoğan İrge, Arkeolog Beyhan Şekerci , İş Adamı Mim.Bülent Karakoç; Nur Sağlamer'in çalışmaları ile ilgili konuşmalar yaptı. Bu serginin Antalya'nın tanıtımında değerlendirilmesi ve yurt içi- yurt dışı tanıtımlarda bu özgün çalışmanın yer alması gerektiği vurgulandı.

ANTİKAD Başkanı Sevinç Eyilik, turizmin Başkenti Antalya'da sanatçıların daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirterek, 'turizm ve sanat ayrı düşünülemez' dedi. Ressam Sağlamer'in eserlerinde tüm Türkiye'den izler olduğunu ifade eden Eyilik, doğa ile bütünleşerek çalışan sanatçının çevre bilincinin geliştirilmesine de önemli katkısı olduğunu vurguladı.

Antalya Müzesi Müdürü Selahattin Aksu' da Ressam Nur Sağlamer'in özgün çalışmalarını sergilemekten mutluluk duyduklarını belirterek, ' böylelikle Antalya Müzesi'nde geçmiş ve geleceğin sanatçılarını buluşturuyoruz'dedi.

Sahibi olduğu Kumluca, Mavikent Beldesindeki HAVASU KÖY butik Tatil Köyündeki sanat atölyesinde öğrencilerine resim dersleri veren Nur Sağlamer, ayrıca HavaSu Köy'deki Düş Kahvesi Sanat Galerisinde eserlerini sürekli sergiliyor.

Nur Sağlamer ile serginin açılış kokteylinden birkaç saat önce buluşarak uzun uzun görüşme fırsatı buldum. Antalya Müzesi'nin insanı tarihin derinliklerine çeken büyülü atmosferinde yaptığımız söyleşinin detaylarını önümüzdeki günlerde aktaracağım.

Kumsalda yaptığım yürüyüşlerde kalp şeklinde çakıl taşı aramak ve biriktirmek gibi herkese garip gelen bir alışkanlığım var ancak taşların şekillerine bakmaktan, üzerinde doğanın tasarladığı desenlere ve öykülere fazla dikkat etmemiş olduğumu fark ettim Sağlamer'in sergisinde. Oysa taşlar neler anlatıyormuş bizlere.

Ressam Sağlamer bizlere bakmayı öğretiyor çakıl taşlarında yarım kalmış hikayeleri tamamlayarak. Kentlerin taş bloklarına sıkışmış zavallı bizler, ne yazık ki doğanın sesini duymaktan öylesine uzağız ..Doğaya yabancı insanlar sanata da uzak duruyor. Sanatın insan ruhunda yarattığı iyileştirici pozitif etkiye sırtını dönenlerden oluşan mutsuzlar ordusu olarak bakmadan, görmeden, dinlemeden yaşayıp gidiyoruz işte.

Sağlamer'in sergisini izleyenler; kim olursa olsun bir farkındalıkla ayrılıyor. Biliyorum ki artık çakıl taşlarına eskisi gibi bakmayacaklar, o taşların öyküsünü okumaya çalışacaklar. Ağaçların, rüzgarın sesine kulak verecekler, belki de konuşmayı deneyecekler. İşte sanatın ve sanatçının gücü…

Sergide pek çok eser derinden etkiledi beni.. Bir tanesi vardı ki; hala gözümün önünde.. Siyahi küçük bir çakıl taşı; belki yerde görseniz bakmazsınız..Üzerinde beyaz benekler var..İyice yaklaşarak gözlüğümü burnumun ucuna indirdim. Yüzyüzeyim çakıl taşıyla…Kendi karanlık tünelimden bakıyorum.

Birden minicik evi gördüm gecenin içinde. Işıkları yanıyordu. Sonra yanındaki minik siyah ağacı fark ettim. İçimi bir sevinç kapladı. Beyaz benekler binlerce yıldır doğanın çizdiği yıldızlarmış meğerse. Evin içine girdim, pencereden yıldızları seyrettim, sonra ağacın altına uzandım o gecenin keyfine vardım. O minicik çakıl taşına bakarak bunları nasıl yaşadım, ben de şaşırdım ama oldu işte.

Tüm bunları diğer eserlere bakarken de hissediyorsunuz; bir ağacın küskün yalnızlığını, son kuşları, Kaş yolu, Dalyan'ı, Mardin'i, Elmalı'yı,resimlemiş Sağlamer çakıl taşlarına. Ama taşların anlattığı hikayeleri bozmadan; belli belirsiz renklerle, sihirli bir güçle tamamlamış taşların yarım kalan hikayelerini. Hangi çizgi ve renk doğadan, hangisi Sağlemer'den ayıramıyorsunuz. Öylesine güçlü bir uyum ve bütünlük içinde. Taşlar hikayeleri tamamlandığı için mutlu, Ressam Nur Sağlamer'de çakıl taşları kardeşliğinden...

Ressam Nur Sağlamer'in söyleyecek çok sözü var; ülkemizdeki sanat anlayışı ve sanatçılar, turizm ve sanat ilişkisi söyleşimizde önemli bir bölümdü her zamanki gibi, doğa ve çevre bilincinin yaygınlaşması için çabaları, Havasu Köy'deki yaşamını içeren pek çok konuyu ilgiyle ve keyifle okuyacağınızı düşünüyorum..

Ressam Nur Sağlamer'in 'Yarım Kalmış Hikayeler 4 Sergisi, 31 Mart'a kadar Antalya Müzesi'nde..Bence mutlaka görmelisiniz.


Kaynak: turizmhaberleri.com
  

Benzer Haberler :
     İSRAİLLİ GAZETECİLERE BAŞBAKAN ERDOĞAN'I KINIYORUM DEMEDİM
     MAJESTY OTELLERİNDE ASLAN KRAL MÜZİKALİ'NE BÜYÜK ALKIŞ..!
     ARO'DAN ÜCRETLER, DENETİMLER VE YASA AÇIKLAMASI..!
     SKAL ANTALYA VE SKAL BAKÜ KARDEŞLİĞİ
     KADIN GÖZÜYLE HAYATTAN KARELER