Uzm.Dr. Sinan İbiş
YAŞLI BAKIMIMIZ KİMLERE EMANET...
Nilgün ATAR
TÜRSAB UYARIYOR: TATİLİNİZ ZEHİR OLMASIN
Şehmus KARTAL
KADİM BİR İNANIŞ EZİDİLER (YEZİDİLER)
         
Günün Haber Başlıkları

Tarihi İpek Yolunda Buluşalım...

Yüzlerce yıl önce İpek Yolu'nda deve ve atlarla yolculuk yapan tacirler, 30-40 km aralarla inşaa edilmiş kervansaraylarda konaklayarak, ticaret ve kültür alışverişi için bir araya geliyorlardı

04 Aralık 2006 Pazartesi - NİLGÜN ATAR
nilgunatar@turizmhaberleri.com

Çin den, Orta Asya ya ve Avrupa ya uzanan güzergahı izleyen tarihi İpek Yolu üzerinde, doğu ve batıyı birleştiren medeniyet köprüsü Anadolu topraklarında yer alan kervansaraylar, hanlar ve hamamların genel durumunu sergileyen tablo pek parlak değildir.

Yüzlerce yıl önce İpek Yolu nda deve ve atlarla yolculuk yapan tacirler, 30-40 km aralarla inşaa edilmiş kervansaraylarda konaklayarak, ticaret ve kültür alışverişi için bir araya geliyorlardı. Özgün mimarileri ile günümüz 5 yıldızlı otellerinin temeli olan kervansaraylar ve butik otel modeli hanlar; tarihte ticaretin, turizmin, kültür alışverişinin gelişmesi için çok önemli duraklardı.

Selçuklular Anadolu daki ticareti canlandırmak için yabancılarla anlaşmalar yapmışlar ve yolculuk sırasında uğrayacakları zararların devlet tarafından karşılanacağı güvencesini vererek, ilk seyahat sigortası uyguladıkları bu konaklama sistemi bizlere hiç yabancı değil.

TARİHİ HAMAMLARIN DURUMU

Son yıllarda ülkemizde keşfedilen sağlık turizminde; 5 yıldızlı oteller SPA konusunda yarıştalar oysa atalarımızın yüzlerce yıl önce, SPA sistemini hamamlarda başlattıkları gerçeğini nedense göz ardı ediyoruz.Geçmişten günümüze kadar gelen, özgün mimarisi ile hayranlık uyandıran tarihi hamamlarımızı sahiplenerek; restore etmenin ve kültürümüzü yansıtan SPA merkezlerine dönüştürmenin, ya da kafe, restoran, kültür ve sanat merkezi olarak değerlendirmenin zamanı gelmedi mi?


Bizler tarihi hamamlarımızı büyük bir duyarsızlıkla yok sayarken, Rixos Grubu; Moskova, Dubai ve Hırvatistan da yaptıkları dev yatırımlarda, dünyanın en büyük Türk hamamında, Osmanlı kültürü ve motiflerini ney eşliğinde SPA misafirlerine tanıtacaklarını açıkladı. Bu yatırım haberi karşısında; Anadolu nun her kilometresinde yer alan ve ilgisizlikten çürümeye terkedilmiş yüzlerce han, hamam, kervansarayı düşünürseniz, yaman bir çelişki içinde bulursunuz kendinizi.

EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAMESİ NDEN

Kervansaraylar üzerine yoğunlaştığım günlerde; 8 ciltlik “Evliya Çelebi Seyahatnamesi '' kitaplarını karıştırma fırsatı buldum. 600-700 sayfalık ciltlerin rasgele karıştırdığım sayfalarında, Burgaz Kervansarayı nı Evliya Çelebi şöyle anlatıyor:

“Büyük bir kapıdan girilen, kale gibi karşı karşıya 150 ocağı olan büyük bir handır. Avlusu, deve konulan yeri ve ahırı vardır ki, sadece ahırı üçbinden fazla hayvan alır. Kapıda devamlı olarak bekçileri bulunur. Akşam olunca, kapıda mehterhane çalınıp kapıları kapanır. Bekçiler kandilleri yakıp, kapı dibinde yatarlar. Eğer gece yarısı misafir gelirse, kapıyı açıp içeri alırlar. Hazır yemek getirirler. Amma dünya yıkılsa, içeriden dışarı bir kimse bırakmazlar. Vakıf şartı böyledir. Ta bütün misafirler kalkınca, yine mehterhane çalınıp herkes malından haberdar olur. Hancılar dellallar gibi; “Ey ümmet-i Muhammed !.. Malınız, canınız, atınız, donunuz tamam mıdır? '' diye rica edip bağırırlar. Misafirler; “Hepsi tamamdır. Hak hayır sahibine rahmet eyleye '' dediklerinde, bunlar kapıları açıp kapı dibinde; “Yollarda gafil gitmen, vakit kaybetmen, herkesi arkadaş etmen, yürün, Allah kolaylık getire '' diye dua ve nasihat ederler. Herkes bir tarafa yol alır '' . ( Kaynak: Evliya Çelebi Seyahatnamesi- Üçdal Neşriyat-1993)

İPEK YOLU PROJESİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1993 yılında imzalanan; kervansaray ve hanların, koruma ve kullanma dengesi içinde yaşatılması ve turizm amaçlı kullanılmasına olanak sağlayan İpek Yolu Proje si; “restore et-işlet-devret '' modeli ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde yürürlüğe girdi.

Proje kapsamında yer alan 59 tarihi yapı arasında öncelik verilen; 13.ve 16.yy ait 11 kervansaray şunlardır:

Sultan Han-Aksaray, Sarı Han-Nevşehir,Şarapsa Han-Antalya, Ak Han- Denizli, Ağzıkara Han-Aksaray,Alara Han-Alanya, Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı-Malatya, Çardak Han-Denizli, Susuz Han-Burdur, İncir Han-Burdur, Alay Han-Aksaray.

1993 yılından bu güne kadar proje kapsamında yapılan tanıtım ve teşvik çalışmalarının yetersizliği, kervansarayların içler acısı durumu ile doğru orantılıdır. Yerel yönetimler konuya karşı ilgisiz ve duyarsız olup, basın organları projenin takipçisi ve destekçisi olma sorumluluğundan uzak bir duruş sergilemektedir.

Turizm yatırımcıları ise yıllardır tercihini, deniz- kum- güneş üçlemesinden yana kullandığından; ülkemizdeki turizm anlayışı, 5 yıldızlı otelleri “her şey dahil '' hantallığı ile doldurmaktan öteye gidememiştir. Alternatif turizm çeşitlemesi, turizmi 12 aya ve tüm ülkeye yaymak söylemi yeni olup, sektörde yaşanan krizlerden çıkış yolları arama çabası sonucunda gündeme gelmiştir. Turizmde doğru yolu bulmamız için bir dizi kriz yaşamamız gerekiyormuş demek ki.

DEV OTELLER YERİNE, KERVANSARAYLAR ZİNCİRİ…

Kervansaray, han, hamam örneği tarihi yapılar; Avrupa da özenle restore edilerek, otel veya müze olarak tanıtım kataloglarında yerini almıştır.

Sunday Times Gazetesi yazarı Stephan Bleach; rüya şehir İstanbul da yapılması gerekenleri anlatan makalesinde, doğru oteli seçme konusunda şöyle yazıyor: “İstanbul u gördükten sonra, bunun gibi; karakteri her yerinden taşan bir şehirde, istediğiniz son şey, herhangi uluslar arası oteller zincirine bağlı, şehrin karakterini yansıtmayan bir otelde kalmak olacaktır. Sultanahmet yakınlarında şehrin tarihini yansıtan Ayasofya Konakları nda ya da 19.yüzyıl mimarisi, 16 odalı taş bir ev olan İbrahim Paşa Konağı nda kalabilirsiniz. ''

Bleach bu makalesi ile bir yabancı olarak ülkemizde neler görmek istediğini çok güzel anlatıyor. Ne yazık ki sadece bizler sahip olduğumuz değerlerin farkında değiliz. Tarihimizi yansıtan temalı oteller olarak turizme açılması planlanan kervansaraylar, hanlar, konakların restore edilmesi ile; bu yapılar, kültür-tarih turizminin en önemli merkezleri haline gelecek ve şimdiye kadar turizmde söz sahibi olmayan bölgelerimiz ön plana çıkarak kalkınacaktır.

TURİZM YAZARLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU

Turizm yazarlarına bu konuda çok önemli görevler düşüyor ve unutulmuş tarihi zenginliklerimizi hatırlatmak, projeleri takip etmek ve gündem oluşturmak, yatırımcılara yol göstermek yazarlarımızın misyonu haline gelmelidir. Görsel ve yazılı basının; İpek Yolu gibi önemli projeleri birkaç gün haber yaptıktan sonra unuttuğu ve geriye dönük araştırmalarla konunun takipçisi olmadığı da acı bir gerçek ne yazık ki…

TURİZM PROJELERİ FUAR ALANLARINA TAŞINMALI.

Ülkemizdeki yapı profesyonelleri, turizmciler, mimarlar, bir çatı altında toplanarak; kervansaray ve hanların restorasyon çalışmaları için özel projeler geliştirmeli ve tarihi miraslarımıza sahip çıkacak örnek adımlar atarak bu konuda öncülük yapmalıdır.

Fuar ortamlarında, İpek Yolu gibi projelerin tanıtılması ve yatırımcıların dikkatine sunulması ile tarihi miraslarımızın ülke turizmine kazandırılması süreci hızlanacaktır.

ATSO ve İPEK YOLU PROJESİ

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Kemal Özgen ile İpek Yolu Projesi hakkında görüştük. Son yıllarda turizmde aktif rol üstlenen ve Antalya bölgesinde başarılı çalışmalar sergileyen, ATSO Başkanı Sayın Özgen ile yaptığım söyleşiyi sizlerle paylaşmak istiyorum:

- İpek Yolu Projesi kapsamındaki kervansaray ve hanların; “restore et- işlet-devret '' modeli ile turizme kazandırılması konusundaki görüşleriniz.

-“Esasen tarihi mirasın korunması başlı başına son derece önemli. Bu her şeyden önce devletin ve toplumun geçmişe ve geleceğe saygısının gereği. Öte yandan bu tarihi eserlerimizin korunmasının da ancak turizme kazandırmaktan geçtiği ortadadır. Böylece hem turizm hem de tarih kazanmış olacaktır. Ayrıca turizmimizin tarihe ve kültüre duyduğu ihtiyaç da had safhadadır. İpek Yolu projesinin özelliği Anadolu-Türk uygarlığının özgün eserlerini kapsamasıdır. Antalya olarak kültür turizminin büyük önemini biliyoruz. ''

- İpek Yolu Projesi nde yer alan kervansaray ve hanların geniş kitlelere tanıtılarak yaygınlaştırılması; turizm yatırımcılarının ve girişimcilerin dikkatini çekmesi açısından, 1993 den beri yapılan çalışmaları yeterli buluyor musunuz?.

-“Projedeki ilerleme veya mevcut durum hakkında kamuoyunun bilgisi olduğunu sanmıyorum. Ancak bazı yerel yönetimlerin projeyi izlediklerini, halen çeşitli çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Projenin daha geniş bir kapsamda yeniden lanse edilmesinde fayda bulunmaktadır. ''

- İpek yolu güzergahındaki yerel yönetimler; bu projeyi ne kadar sahiplendiler ve turizm yatırımcılarını teşvik etmek için gerekli çalışmaları yaptılar mı acaba?.

- “Bu konuda kesin bir yargıda bulunmak istemiyorum '' .

- Sayın Özgen, ATSO olarak İpek Yolu Projesi ni desteklemek ve canlandırmak için neler yapabilirsiniz?.

-“İpek Yolu projesi Alanya Alara Han ı kapsamaktadır. Alanya Belediyesi ve ALTSO nun bu konularla yakından ilgili olduklarını biliyoruz. Bizim için kültür turizminde en öncelikli konu Antalya Kaleiçi dir. İpek Yolu projesi kapsamında Antalya dan daha fazla eser görmek isteriz. Kaleiçi nde de önemli Selçuklu eserleri halen çok kötü bir durumda bulunmaktadır. Restorasyon adı altında kabul edilemez şekillerde kullanılan medreseler vardır.

Antalya kenti, Antalya turizmi Kaleiçi tarihinden, Kırkgöz han gibi tarihi eserlerden faydalanamamaktadır. Biz bu eserlerin yurtdışında tanıtımı, bütçemize uygun ölçüde restorasyon katkısı, hatta YİD modelinin üstlenilmesine destek gibi çalışmalar yapabiliriz. Kaleiçi nde yapılacak çalışmalar için her zaman destek olduk. Ne yazık ki, Antalya turizminde tanıtım başta olmak üzere bu tür çalışmaları yapmak için kurmayı arzuladığımız şirket projesine yeterli destek gelmedi. Oysa bırakınız Antalya gibi bir turizm merkezini, her ilde yerel kurumların ortak olduğu, bu tür projeleri üstlenebilecek mali, hukuki, kurumsal imkanlara sahip vakıf, şirket gibi oluşumlara ihtiyaç vardır. Ayrıca, Bakanlığımızın Meditour 2006 gibi fırsatları kullanarak, bu ve diğer projeleri yabancı sermayeye tanıtmasında da yarar görüyorum. ''

Kaynak: turizm haberleri.com

                            Google+ paylaş               


 Yorumlar
OSMAN ÖZBULDU yorum yaptı... Yorum Ekleyin
turizm vizyonu...

Sn.ATAR.Her zaman olduğu gibi önemli bir konuyu gündeme taşımışsınız.Tebrikler,başarılar.




Benzer Haberler :

     SURİYE VE IRAK'TAKİ TARİHİ VARLIKLARA KORUMA ÖNLEMLERİ...
     40 KAPILI ANİ TARİHİ KENTİ UNESCO YOLUNDA
     YENİLENEN BURSA LOGOSU TAM NOT ALDI
     YAPEX RESTORASYON FUARI'NDA ULUSLARARASI KÜLTÜREL İŞBİRLİĞİ...
     ROMA DÖNEMİNE AİT 11 ESER DAHA ÜLKEMİZE GETİRİLDİ