Uzun süreden beri yurtdışı gezilerim hakkında yazılar yazmaktaydım.
Uzun süreden beri yurtdışı gezilerim hakkında yazılar yazmaktaydım. Bu yazımda yolum ilk defa Karadeniz e düştü; denizi ve yeşili ile anılan yegane bölgemize. Uluslararası Gençlik Ödülü derneğinin Ordu ilimize bağlı Ünye ilçemizde gerçekleştirdiği “Yaratıcı Ruhunu Çocukluğunda Ara \'\' adlı Avrupa Birliği Gençlik Projesinin eğitmeni olarak Ünye yi görme fırsatım oldu.
Bu yazımda hem bu projeden hem de Ünye den bahsetmek istiyorum.
Ünye, Ankara ya otobüsle sekiz saat mesafede Ordu iline bağlı bir ilçemiz. İlçeye istenirse Samsun Havaalanından servislerle bir saatte de varılabiliyor. Muhteşem doğası ve denizi olan Ünye de insan bir daha doğduğunu hissedebiliyor. Ünye girişinde çok güzel küçük oteller mevcut. Bunlardan birisi bizi güler yüzüyle ağırlayan Emrah Bey in Difana Oteli. Reklam gibi olacak ama bu övgüyü hak ettiği için özellikle yazmak istedim. Ünye de bana en zor gelen şey yoldan karşıya geçmek. Transit yol olduğu için Karadeniz güzergahını kullanan tüm otobüs ve tırlar bu yoldan geçiyor. Karşıdan karşıya geçmek için iki kere düşünmek gerekiyor.
Ünye sahilinde çok güzel dinlenme yerleri var. Hatta deniz manzarası eşliğinde akşam yemeğini sahilde yemenizi öneririm. Yemeğin ve manzaranın zevki ile insan doyumsuz hazlara yelken açıyor. Balık zamanı olmadığı için balık yemeden döndüm ama fındıkla çok fazla tanışıklığım oldu. Fındığı toplama, yeme ve fabrikasını ziyaret etme şansım oldu. Fındığın ne kadar zor toplanan ve işlenen bir ürün olduğunu gördüm. Eğer fındık toplamaktan çok kirlenmiş iseniz şehir meydanındaki tarihinin dokuz yüzyıl eskilere gittiği söylenen hamama giderek çok eğlenceli zamanlar geçirebilirsiniz.
Ünye de Çakırtepe adı verilen çok güzel bir mesire yeri var. Çakırtepe, Ünye ye tepeden bakan denizi ve yeşili kucaklayan bir yer. Orada bulunan restoranlardan birine gidip yöreye özel yapılan pideleri muhteşem bir manzara eşliğinde yiyebilirsiniz. Pahalı olmayan bir yer olduğunu da hatırlatmak isterim. Ünye den dolmuşlara binerek köylerini mutlaka ziyaret edin. Yol boyunca göreceğiniz yeşilin her tonuyla gözünüze ve gönlünüze bir ziyafet çekin. İsterseniz dolmuşlarla Samsun a giderek Kurtuluş Savaşımızın ilk adımlarını görün. Ünye size hem kendisi hem de komşularıyla kucak açmaya hazır.
Biraz da sizlerle orada olma nedenimi paylaşmak istiyorum. Türkiye, Çek Cumhuriyeti, İtalya, Romanya, Slovenya ve Letonya dan beşer kişilik ekiplerle Ünye içerisinde yaratıcılığı tetikleyen etkinliklerde bulunmaktı amacımız. Bunun için ise çok basit bir çıkış noktamız vardı; çocuklar çok ama çok yaratıcılar, eğer bizler de çocukluğumuzu hatırlarsak yaratıcılığımıza yaratıcılık katabiliriz. Bu nedenle katılımcı ülkelerin dansları, şarkıları ve oyunlarıyla bir kültürlerarası öğrenme ortamı oluşturduk. Bu proje içerisinde Ünye ye bağlı Çaybaşı köyündeki İlköğretim Okulunun dış duvarlarının astarlanması ve üzerine yaratıcı resimler çizilmesi yer almaktaydı.
Proje bittiğinde okulun duvarlarında oluşan sanat eserlerini görünce gözlerimden damla damla yaş aktı. Orada kalıcı bir eser bıraktığımızı düşünerek köyden iki günün sonunda ayrıldık. Ama daha da güzeli, daha da önemlisi, daha da “daha \'\' yapanı o iki gün içerisinde köy halkının bize olan sevgisi ve köy çocuklarının gözlerindeki mutluluk ifadesiydi.
Siz hayatınızda hiç bisküviyi ilk kez yiyormuş gibi görünen bir çocuğun gözlerini gördünüz mü? Ya da ne olur yarın gene gelin bizlere de oyunlar öğretin diye bağıran yirmi tane çocuğa el salladınız mı? Ben bunları bu projede tattım. Orada olduğumuz süre boyunca dil farklılığı nedeniyle birbirini anlamayan ama kalpleriyle konuşan “insan gibi insanların \'\' çocuklara danslar ve oyunlar öğrettiklerini, kendi ülkelerinden getirdikleri hediye ve yiyeceklerini sunduklarını, onları boyama etkinliklerine kattıklarını gördüm. Böylesi bir projede yer almaktan dolayı tattığım huzur ve mutluluğu uzun zamandan beri yaşamamıştım.
İki günlük bir zaman diliminde bile olsa o köyün çocuklarının hayatlarına yapılan katkıyı asla unutacaklarını sanmıyorum. Ülkemize gelen ve bu katkıyı yapan gençlerinde Ünye yi ve bizleri unutacaklarını sanmıyorum. Umarım hepimiz bir gün birilerinin hayatına böylesi şeyler katmanın onur ve mutluluğunu yaşayabiliriz.
Saygılarımla.
Hasan TINMAZ
akademisyen 05 Eylül 2009 Cumartesi Mesaj Gönder
karadenizin incisi şirin güzel ünyemizi gülücüklerinizle renklendirdiniz ... istendikten sonra elbirliğiyle neler yapılabileceğini insanlarımıza birkez daha gönül güzelliğinizle harmanlayarak gösterdiniz iyi ki tanıdık sizi iyi ki varsınız içimizdeki uyuyan çocuklarımızı şen kahkahalarınızla ayaklandırdınız daha da uyku tutmaz gibi geliyor bana. size ve değerli dostlarınıza sonsuz teşekkürler...bu ülkeyi böylesine güzel temsil etmenin gururu üzerinizden eksik olmasın en derin sevgi ve saygılarımla ... emrah ürer