ISTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -9

ZEYTİNBURNU SEYİT NİZAM CAMİ ve HAZİRESİ

Zeytinburnu Seyyid Nizam cami, tekkesi ve cami haziresi Zeytinburnu ilçesi, Balıklı semtinde, Kazlıçeşme Mahallesi nde, Seyit Nizam Caddesi ile Seyit Nizam Balıklı Yolu nun kavşağında yer almaktadır. Tekkenin kurucusu, Yavuz Sultan Selim döneminde Bağdat tan gelerek İstanbul a yerleşen, ulemadan ve Nakşibendiyye tarikatı şeylerinden, halk arasında “Seyyid Nizam '' olarak tanınmış Seyyid Nizameddin Efendi dir. Hayatına ilişkin bilgilerin sınırlı olduğu Seyyid Nizam, Hz. Muhammed in neslinden Seyyid Şahabettin Ahmed adında bir zatın oğludur. 1550 yılında, 63 yaşında vefat etmiş, cenaze namazı Fatih Camii nde dönemin ileri gelen sufilerinden Merkez Efendi tarafından kıldırılmıştır. Silivrikapı dahilinde, kendi adıyla anılan tekkede gömülü olan oğlu Seyyid Seyfullah Kasım Efendi, Halvetîliğin Sinânî kolunun piri Şeyh İbrahim Ümmî Sinan Efendi nin halifelerindendir ve “Seyyid Nizamoğlu '' mahlasını kullanan ünlü bir tasavvuf şairidir.

Seyyid Nizam Tekkesi nin kuruluş tarihi tam olarak tespit edilemiyorsa da, 16. yüzyılın ikinci çeyreği içinde yer aldığı tahmin edilebilir. Tekke binalarının zaman içinde geçirdiği onarım ve değişimler de bilinmemektedir. 19. yüzyılın ilk yarısına ait tekke listelerinde adı geçmediği için, bu dönemde, yangın veya başka bir sebeple ortadan kalktığı düşünülebilir. Harem-i Hümayun Baş kâtibesi Râyetkeşân Kalfa nın kızı Ebrûnigâr Kalfa 1872 de Seyyid Nizam Tekkesini yeni baştan inşa ettirmiş, II. Mahmud un kızlarından Âdile Sultan 1889 da tekkeye su getirtmiştir (1) . Tekkelerin 1925 yılında kapatılmasından sonra, tevhidhane-türbe binası cami olarak kullanılmaya başlamıştır. 1974 te Ahmet İpan adında bir hayırsever tarafından, avlu girişiyle çevre duvarları, tekkenin ilk olarak inşa edildiği 16. yüzyılın klasik üslubuna uygun biçimde yenilenmiş, 1980 lerde avluda yeni bir şadırvan inşa edilmişti.

2013-2104 yıllarında gerçekleşen Seyyid Nizam Camii ve Müştemilatı Restorasyonu adlı çalışma ile Zeytinburnu Belediyesi tarafından türbe ve çevresi yenilenmiş, büyük bir cami inşa edilmiş ve türbe haziresinde bulunan mezar taşları önce okunmuş, Zeytinburnu ilçesindeki toplam 13 tarihi mezarlığı kapsayan ve değerli hattat Süleyman BERK tarafından hazırlanan“ Zamanı Aşan Taşlar “ adı altında yayınlanan enfes külliyatta (2) resimli tercümeleri ile dahil edilmiştir.


Türbe haziresinde ve yol kenarında perişan bir halde bir süre kendi haline bırakılan bu güzelim şahideler daha sonra restore edilmiş, temizlenmiş ve bugünkü hali ile ziyaretçilere açılmıştır.

Dikdörtgen planlı bir alanı kaplayan ve halen cami olarak kullanılan tevhidhane-türbe binası, moloz taş ve tuğla örgülü duvarlarla kuşatılmış, kırma çatıyla örtülmüştür.

Doğu kesimini işgal eden ibadet mekânı, girişin bulunduğu kuzeydoğu köşesinde ufak bir çıkıntı yapmakta, doğu cephesinin caddeye yakın olan kesiminde, ta lik hatla yazılmış olan ve 15 Sefer 1289 (23 Nisan 1872) tarihli ihya kitabesi görülmektedir: Tevhidhane-türbe binasında ayinlere tahsis edilmiş olan, dikdörtgen planlı alan doğu, batı ve kuzey yönlerinde, toplam yedi adet daire kesitli ahşap dikmeyle kuşatılmıştır. Aralarına basit ahşap parmaklıkların konulmuş olduğu bu dikmeler ayin alanını doğu ve kuzey yönlerinde, erkeklere mahsus mahfillerden, batıda ise türbe alanından ayırır. Güney duvarının ekseninde, yarım daire planlı ve basık kemerli mihrap nişi, bunun yanlarında birer pencere, ayrıca doğu duvarında dört pencere bulunmaktadır.

Girişi kuzeydoğu duvarından olan Seyyid Nizam Türbesinin içinde dört adet sanduka yer alır.
Bu sandukalardan en büyüğü, camiye adını veren Seyyid Nizam Efendi ye aittir. Seyyid Nizam Efendi ye ait olan sandukanın üzerinde nitelikli kalem işlerinin de bulunduğu bir kubbe yer alır. Mekânın diğer kısımlarında ise düz çıtalı ahşap tavan kaplaması vardır. Yapı günümüzde vakit namazları kılınmayan,
türbeye dönüşmüş çok küçük bir camidir. Giriş kapısının aksında küçük tek kollu bir merdivenle kadınlar mahfiline çıkılmaktadır. İçerdeki ahşap sütunlara oturtulan kadınlar mahfili yarım daire bir çıkmaya sahiptir. (3)

İstanbul Zeytinburnu Seyyid Nizam türbesi ve haziresindeki mezar taşlarının çok azı günümüze kadar ulaşabilmiştir ve Zamanı Aşan Taşlar kitabında yer alan şahide sayısı 208 dir. Bir zamanlar çok büyük bir mezarlık olduğuna inandığımız bu yerde maalesef çeşitli nedenlerle bugün çok az sayıda mezar taşları türbe dışındaki hazirede ve önündeki yolun hemen kenarında sergilenmektedir.
2013-2104 restorasyonu ile ve düzenlemelerle Seyyid Nizam türbesindeki sandukalar tamir edilmiş ve türbe ziyarete açılmıştır. Türbe dışındaki hazirede ise son dönem Osmanlı yöneticilerinden bazılarının ve tekkenin son postnişinleri ve Seyyid Nizam muhibbanlarının şahideleri mevcuttur. Türbe dışındaki yolun kenarında ise yaklaşık yetmiş civarında şahide mevcuttur. Bektaşi, Mevlevi, Rufai, Halveti ve Nakşibendi tarikatları müntesiplerinin şahideleri temizlenmiş bir şekilde sergilenmektedir. Bektaşi mezar taşlarındaki 12 terkli Fahir ve 4 terkli Hüseyni serpuşlar hemen göze çarpar. Bu şahidelerin boyun kısımlarındaki yine 12 dilimli teslim taşları ise ayrı birer güzelliktir. Üstüvani adı verilen silindirik şahidelere hakk edilmiş Bektaşi tac-ı şerifleri ise gerçekten birer sanat şaheserleridir. Mevlevilik tarikatının İstanbul daki asitanesi olan Yenikapı Mevlevihanesi nin buraya yakın olması nedeniyle Mevlevi mezar taşları da bu hazirede yer almış ve Bektaşi şahidelerle yan yana sergilenerek adeta tarikat kardeşliğinin güzel bir örneğini sergilemektedirler. Dal ve destarlı Mevlevi sikkelerinin en güzel örneklerini bu küçük hazirede bulursunuz. Seyyid Nizam haziresinde bulunan kadın mezar taşlarının zarafeti, güzelliği ve görünüşü gerçekten sanat eserleridir. Özellikle Hotoz başlıklı kadın şahidelerin zarif siluetleri Osmanlı nın kadına verdiği önemi göstermesi bakımından çok önemlidir. Bu güzelim şahideleri yapan hakkak ve nakkaşlar gerçekten kadın zarafetini bilen ince ruhlu gerçek sanatçılar olduğu aşikardır. Türbe dışındaki hazirenin en sonunda ise devasa bir Fatih dönemi üstüvani mezar taşı görürsünüz. Kutlu fethin topçularından Topçubaşı Esed ağanın şahidesi asırlar ötesinden size seslenmekte ve ruhu için bir Fatiha beklemektedir.


Seyyid Nizam Haziresine İstanbul un fethinde yer alan topçu komutanlarından biri olan Esat Ağa nın üstüvani formlu şahidesinde söz etmiştik. Üzerinde 878 hicri/1463 Miladi tarih olan kitabe “ La İlahe İllallah “ ile başlar. Osmanlı Devleti nin düzenli ordusunu oluşturan Kapıkulu Ocakları nda Topçu ve Top Arabacıları, II. Murad zamanında kuruldu. Ardından Top Arabacıları Ocağı, Topçu Ocağı ndan ayrı bir hüviyet kazandı. Kanuni zamanında yapılan Türk-Macar savaşlarında topçuların sayısı giderek arttı. 1514 te topçu sayısı 348 iken, 1694 te 5869 topçuya ulaştı. Haziremizdeki erkek mezar taşlarının belki de en güzeli 13 Safer sene 1241 /27 Eylül 1825 tarihli Kılabdancı ve yeniçeri Ahmet Ağa nın Dardağan serpuşlu şahidesidir.

Yeniçerilerin bilinenin aksine her yerde “ börk “ kullanmazlardı ve değişik başlıklarda giyerlerdi. Dardağan, hatta börkten daha fazla kullanılırdı zira yeniçeri börkü merasim ve sefer dışında yeniçeriler tarafından kullanılmazdı. Şehir içinde, bazı özel görevli yeniçeriler hâriç, börk kesinlikle kullanılmazdı ki bunun sebebi “müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler '' (ezilletin âlâ el mu’minîne eizzetin âlâ el kâfirîne) âyet-i celîlesinde geçen ifadedir. (Maide/54). Zira yeniçeri börkünün cesameti ve haşmeti “küffara korku salması için '' dir. Yeniçeriler bir İslâm beldesine girdikleri vakit ise yukarıda zikredilen âyet mucibince her Müslüman gibi haşmetten ve cesametten kaçınırlardı. İşte bu yüzden yeniçeriler her hangi bir İslâm şehrine girdikleri vakit, börkü çıkartıp, dardağan denilen ve son derece sâde bir görünüme sahip olan serpuşu kafalarına geçirirlerdi. Dardağan kefen niyetine yeniçerinin burarak sıkıştırdığı ve başındaki kalın keçe takke etrafında muntazaman bir sarış şekli ile üzerine sardığı genişçe ve yüksekçe görünüşlü serpuştur. (4) Haziremizdeki bir diğer güzel taşımız ise ; 26 Şaban 1230/3 Ağustos 1815 tarihli Bektaşi Mehmet Revnak Baba nın şahidesidir. 12 terkli Fahir serpuşu ile Bektaşiliğin kutsal rakamı olan 12 sayısına vurgu yapar.

Haziremizdeki üstüvani-silindirik-formlu, tac-ı şerifli ve teslim taşlı en güzel örnek 22 Safer 1294 / 8 Mart 1877 tarihli Bektaşi Mehmet Vasıf Efendi nin şahidesidir.

Seyyid Nizam haziresinden iki zarif kadın şahidesi ile yazımızı noktayalım. Birisi ; 10 Safer 1286/ 22 Mayıs 1869 tarihli Haleplizade Fatma Huriye Hanım,

diğeri ise baş kısmında mühr-ü Süleyman bulunan 13 Rebiyülahir 1282 / 5 Eylül 1865 tarihli Şerife Celile Hatun dur.

(devam edecek)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
KAYNAKÇA:
1. Burçak Evren, Surların öte yanı Zeytinburnu, Zeytinburnu Belediyesi Kültür yayınları 9, Sayfa 166-215, III. Baskı 2009 İstanbul
2. Süleyman Berk , Zamanı Aşan Taşlar, I-II cilt, Zeytinburnu Belediyesi Kültür yayınları 8, 2. Baskı Aralık 2016 İstanbul
3. T.K. Ocakcan-G. A. Ceylan, Seyyid Nizam Camii ve Müştemilatı Restorasyon Uygulaması, Kargir Yapılarda Koruma ve Onarım Semineri, 2015 İstanbul
4. Mehmet Kökrek, Osmanlı Serpuşları, İsmek El Sanatları Dergisi Sayı 20, 10 Ağustos 2015 İstanbul
          |                              

Mahmut Ökçesiz
Profesyonel Turist Rehberi
10 Kasım 2017 Cuma
Mesaj Gönder 416



 Yorumlar

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
ANRO TURİST REHBERLERİ ODASI, YENİ YERİNDE

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
HES CENNETİ GİBİ GÖSTERDİLER, CEHENNEME ÇEVİRDİLER!

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
MACARLAR VE TÜRKLER -I-

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
LÜBBEY KÖYÜ

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMİN GELECEĞİNDE 55 YAŞ ÜSTÜ TURİSTLER VAR

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
BENİM BABAM ATATÜRK'Ü GÖRDÜ...

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
GASTRO TURİSTLER

Recep YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
2017 TURİZM İSTATİSTİKLERİ

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .