İSTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -18

AYRILIK ÇEŞMESİ MEZARLIĞI


İstanbul Tarihi Mezarlıkları yazı dizisine Anadolu yakasında bulunan tarihi mezarlıklar ve tarihi cami hazireleri ile devam ediyoruz. Anadolu yakasındaki ilk önemli durağımız tarihi Ayrılık Çeşmesi mezarlığıdır. Ayrılık Çeşmesi mezarlığı, Kadıköy Ayrılık Çeşmesi Sokağı ile Taşköprü Caddesi arasında yer almakta ve adını da Ayrılık Çeşmesi nden ve Namazgâhı ndan almaktadır.

Bu mezarlığın Üsküdar dan başlayıp Kızıl Toprak a kadar uzanan büyük Karacahmet Mezarlığı nın günümüze kalabilen son ucu olduğu ifade edilir. Bağdat yolunun önemli menzil noktalarından biri olan Ayrılık Çeşmesi ve Namazgâhı ‘ndan itibaren hafif bir yokuş halinde yükselen arazide, Bağdat yolunun iki yanında Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı uzanmaktaydı. Her yıl kutsal toprakları ziyarete giden hac kafileleri ve “surre alayı“ , Anadolu ya giden kervanlar yakınları tarafından Ayrılık Çeşmesi nden uğurlanır, İstanbul dan ayrılacak bir yolcu şehirdeki son namazı çeşmenin arkasındaki namazgâhta kılardı.

Anadolu da görev alan vezirler de, Üsküdar halkına burada alay gösterirlerdi. Mezarlığın bulunduğu yer, Anadolu cihetinde sefere çıkan orduların başındaki padişah, serdar ve vezirlerin ayrıldıkları, vedalaştıkları yer olarak da kaynaklarda geçmektedir. Ordunun savaşa giderken burada yaptığı bir anlamda veda töreni idi ve '' Ayrılık Çeşmesinde “ son bulurdu. . Çeşme; Anadolu ya giden ve Anadolu dan gelen yolcuların abdest almaları ve cemaatle namaz kılmaları için yapılmıştır. Bu sebeplerden dolayı çeşme ve mezarlık, “ Ayrılık Çeşmesi ve Mezarlığı “ olarak ortak bir kaderi paylaşmışlardır

Surre, Hac zamanı dağıtılmak üzere Haremeyn e gönderilen eşya ve hediyeleri ifade eden bir terim. Sözlükte “içine altın ve para gibi kıymetli eşyaların konulduğu kese '' anlamına gelen surre kelimesi terim olarak her yıl hac döneminden önce genellikle Mekke ve Medine halkına dağıtılmak için yollanan para, altın ve diğer eşyaları ifade eder. Osmanlı padişahları, 1517 de Haremeyn in Osmanlı yönetimine girmesinden itibaren sürreyi düzenli biçimde gönderdiler. Bu anlamda ilk sürrenin daha Yavuz Sultan Selim Kahire de iken yollandığı bilinmektedir.

Osmanlılar döneminde surre genellikle İstanbul ve Kahire den gönderilmiş olmakla birlikte bâzan Yemen ve Halep ten de sevk edilirdi. Kâbe ye örtü göndermenin Osmanlılar da Kanûnî Sultan Süleyman zamanında başladığına hükmedilir. Kâbe örtüsünün yenisi genellikle Kahire de dokunur ve surre alayı ile yollanırdı. Eskisi de surre alayının dönüşünde İstanbul a getirilirdi. Haremeyn e surre gönderme geleneği, 19. yüzyılın başında Mekke ve Medine nin Vehhâbîler in yönetiminde kaldığı yıllar hariç 1915 yılına kadar kesintisiz sürdü. İstanbul daki surre merasimini Haremeyn vakıflarını da idare eden Darüssade ağası tertiplerdi. Hazırlıklar, sürrenin yol boyunca güvenliğinden ve Haremeyn e ulaştıktan sonra dağıtımından sorumlu olan surre emini tayiniyle başlardı.

Padişahın katıldığı törenler sırasında Mekke emirine hitaben yazılmış nâme-i hümâyun, surre keseleri ve surre defterleri surre eminine teslim edilir ve mahmil yüklü devenin de yer aldığı surre alayı saraydan çıkardı. 19. yüzyılın ortalarına kadar Topkapı Sarayı nda yapılan törenlerin sonunda surre alayı Sirkeci İskelesi nden Üsküdar a geçerdi.

Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı nın Haydarpaşa demiryolu yapıldıktan sonra korunması için etrafı duvarla çevrilmişti. Ancak 1960 lardan itibaren bu mezarlığın içine yerleşen gecekondular ağaçları ve mezar taşlarını tahrip etmeye başlamış bunun sonucunda Acıbadem Caddesi nden inerken sağ tarafta kalan bölüm on yıl içinde tamamen yok olmuştur.

Bugün Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı nın bu parçasından hiçbir iz kalmamıştır. Ayrılık Çeşmesi mezarlığının günümüze kalan kısmında, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu tarafından 1970 lerin başında bir kurtarma çalışması yapılmıştır. Uzun yıllar hiçbir kurtarma ve restorasyon çalışması yapılmayan mezarlık adeta yağmalanmaya ve yok olmaya mahkum edilmiştir. Marmaray projesinin Üsküdar Ayrılık Çeşmesi istasyonu da bu tarihi mezarlığın tam ortasından geçmiş ve büyük bir kısmını yok etmiştir.

Günümüzde Marmaray istasyonunun bitiminde yolun sağ tarafında tel örgülerle çevrilmiş bir alanda yaklaşık 500-600 civarında mezar taşı kurtarılmayı ve onarılmayı beklemektedir. Takriben bir hafta önceki ziyaretimizde ise güzel bir gelişme olduğunu gördük. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ayrılık Çeşmesi Mezarlığının Rasim paşa yol kavşağındaki küçük bir bölümünü duvarlarla çevirmiş ve içeresindeki mezar taşlarını restore etmiştir. İnşallah Ayrılık Çeşmesi mezarlığının tamamı da en kısa sürede ayni şekilde kurtarılır ve onarılır.

Ayrılık çeşmesi mezarlığında genellikle saraya mensup kişilerin kabirleri bulunmaktadır. Bugün pek az bir parçası kalan mezarlıkta mevcut mezar taşları da yarı yarıya gömülmüş, bir kısmı parçalanmış, büyük bir kısmı da otlar ve dikenler arasında kaybolmuş durumdadır. Bir zamanlar çok büyük bir alanda büyük Karaca Ahmet mezarlığının devamı olan alan maalesef 1970 lerden sonra yoğun göçlerden ve gecekonduların yapımından dolayı küçülmeye başlamış ve çoğu mezar taşları tahrip edilmiş, kırılmış, parçalanmış ve çalınmışlardır. Ne yazık ki bugünde tahribata açık durumdadır. Kayıtlardan anlaşıldığına göre bu mezarlıkta çeşitli adlarla önemli kişilere ait özel sofalar (özel mezarlık alanları) bulunmakta idi.

Bunlardan en önemlileri ; “ İbrahim bey sofası, İrfan paşa sofası, Teşrifati İzzi efendi sofası, Uzun Hafız sofası, Yazıcı sofası, Naşir Efendi sofası, Salih efendi sofası ve İsmail efendi sofası “ sofalarıdır. Bu tarihi mezarlıkta çok sayıda saray mensubu, İlmiyye sınıfı üyeleri bilhassa kadılar, çeşitli derecedeki devlet memurları, Enderun ağaları, saray arabacıları, darphane-i amire çalışanları, yeniçeri ocağı askerleri, vb. önemli insanlar medfundur.

Bunlardan tespit edilebilen bazılarının unvan ve meslekleriyle, vefat tarihleri aşağıda belirtilmiştir: Halep kadısı Kethüdazade Mustafa Sadık efendi, çuhadar-ı hazret-i şehriyârî Ahmed ağa , Saka başı Mehmet ağa, Enderun ağalarından Ali ağa, Sarây-ı atik aşçıbaşılarından Ebubekir ağa, Hâcegân-ı dergâh-ı Hümâyûn dan Esad efendi, Haseki ağası Mustafa ağa, Sultanahmet kâtibi el hac İbrahim bey, dergâh-ı muallâ kapıcıbaşılarından Hacı İbrahim ağa, vâlide sultan kethüdası Yusuf Ağa nın etbâından sâbık sikke nâzırı Mehmet ağa, maliye hazine-i celîlesi muhasebecisi Emin bey, maliye nezareti-i celîlesi Amedi kalemi mukabelecisi Ahmed Cemil bey, Bursa kadısı yazıcı Mehmet efendizade İbrahim efendi , tarik-i aliyye-i Nakşibendiyyeden şeyh Mehmet Can Efendi (1259/1843) ve ulemadan seyyid Ahmed Efendi.

Yeni restore edilen mezarlığın köşe bölümünün duvarlarla, Ana mezarlık bölümünün de tel örgülerle çevrili olması nedeniyle mezarlığa girip inceleme imkânımız olmadı. Bu nedenle Ayrılık Çeşmesi mezarlığından sınırlı sayıda taş seçmek zorunda kaldık. Ayrılık Çeşmesi mezarlığının restore edilen köşe bölümünde dikkatimizi bir ayak şahidesi çekti. Servi ağacının üzerine tünemiş kuş motifini mezarlıklarımızda hiç görmemiştik ve ilk defa rastladık.

Ecdat bu resimle ya bir mesaj vermekte veya yeniçeri ocağının özel bir bölüğünün simgesi olan bu motif ana mezarlığın özel yeniçeri sofasından buraya taşınmış olabilir diye düşünüyoruz. Ayrılık çeşmesi mezarlığında çok sayıda yeniçeri ocağı mensubu medfundur ve bugün hala onlarca remizli yeniçeri şahidesi çok kötü durumda likenlerden-yosunlardan temizlenmeyi ve kitabelerinin okunup gün yüzüne çıkarılmasını beklemektedirler. Bunlardan birini yazımıza konuk etmek istiyoruz. 61 cemaatin(taburun) mensubu, 1181/1767 tarihli, dardağan serpuşlu hünkâr hamlacısı (Saltanat kayığı kürekçisi ) Bekir beşenin şahidesidir.

Şahidenin etek kısmında Yeniçeri Ocağı 61. cemaatinin remzi (simgesi) hakk edilmiştir. Mezarlığımızdan seçtiğimiz son taş ise bir İlmiyye sınıfı mensubuna aittir. 1231 / 1817 tarihli örf başlıklı, 6 satırlı imam Osman efendiye aittir.
(devam edecek )

KAYNAKÇA:
Selma Gül, İstanbul da yok olmak üzere olan bir mezarlık Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı, Türk-İslam Medeniyeti
Akademik Araştırmaları Dergisi, Yıl 9 Sayı 17, sayfa 5-6
Mehmet Mermi Haskan, yüzyıllar boyunca Üsküdar, 2.cilt, Üsküdar Belediyesi, Temmuz 2001, s:655-661
          |                              

Mahmut Ökçesiz
Profesyonel Turist Rehberi
12 Ocak 2018 Cuma
Mesaj Gönder 445



 Yorumlar

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
ANITKABİR –II–

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
ETİ SUDAN'DAN, BALIĞI SOMALİ'DEN YİYECEĞİZ!

Erdal AKTAN
Yazara Mesaj gönderin
ABD VE TÜRKİYE'DE FİKRİ MÜLKİYET VE TELİF HAKLARI UYGULAMALARI

Serdar Taştanoğlu
Yazara Mesaj gönderin
İSTANBUL ANILARIM II Yorum VAR !

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
YÖREMDE VE ÜLKEMDE GEZGİN OLMAK

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
TAKİP EDİLECEK MEDİKAL TURİZM TRENDLERİ

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
HİNDİSTAN'DA TÜRK İZLERİ

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
İRLANDA'DAN BAŞARILI BİR YAŞLI BAKIMEVİ MODELİ..

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .