ENDONEZYA, JAKARTA

Endonezya doğa olarak son derece güzel bir ülke. İnsanı büyüleyen bir doğaya sahip.

Yağmur ormanlarının yeşilliği ve çeşitliliği, görkemli yanardağları, yeşim taşlı bir gerdanlık gibi Endonezya ya farklı bir güzellik veren Kawah Putih krater gölü, camileri, kiliseleri, Budist ve Hindu tapınakları, insanı bir başka dünyaya götüren ve romantizmi size vücudunuzun her hücresinde hissettiren palmiyelerle çevrili, incecik kumları ve turkuaz denizi sahilleri, güler yüzlü, sevimli, saygılı, sizinle konuşmaya ve fotoğraf çektirmeye can atan sevecen insanları, yerinde duramayan ve gözlerindeki canlılıktan keyif alacağınız çocuklar.

Yaklaşık 17500 adet adadan oluşan bu ada devletindeki doğa güzelliğinin en çarpıcı görüntüleri hiç kuşkusuz ki, volkanlar. Çoğu sönmüş vaziyette yaklaşık 150 civarında volkan, adaya farklı ve olağanüstü bir güzellik veriyor. Bazen tek tek, bazen de üçünü bir arada görme şansını yakaladım. Bir kısmı zaman zaman faal olan bu volkanların görüntüleri, diğer dağ manzaralarından çok farklı ve olağanüstü. Sırf volkanlar için Endonezya ya gelenlerin sayısının hiç de küçümsenmeyecek sayıda olmasına şaşmamak gerekir. Her volkana baktığımızda ürküntü, korku gibi duygular duymamızın yanında saygı daha ağır basıyor. Muhteşem ve olağanüstü kelimeleri ile bu volkanların güzelliklerini sizlere aktarmak mümkün mü bilemiyorum.

Endonezya ya özel olan ve Endonezya doğasına bir başka güzellikler katan pirinç tarlaları ve bu tarlalarda geleneksel şapkaları ile çalışan Endonezyalılar. Araçla ya da trenle giderken bunları seyretmek ve zaman zaman durup bu son derece güzel görüntüleri fotoğraflamak keyiflerin en güzeli.

Bu kadar geniş bir alanda konuşlanmış Endonezya da çeşitli halk grupları da, yaşıyor. Bu ise Endonezya ya çok renklilik katıyor. Müslümanlık, Hristiyanlık, Hinduizm, Budizm in ve Konfüçyanizm yanında bazı adalarda farklı inançların bulunması da Endonezya nın kültürünü zenginleştiriyor.

Hristiyanların ve Müslümanların ibadetlerinde eski geleneklerini hiç terk etmediklerini ve bunlara son derece sadık kaldıklarına şahit oldum. Hinduzim ve Budizm ayinlerinde sunakların tanrılara sunulmasına gördüm.
Tana Toraja da Hristiyan halkın eski geleneklerine göre ölü gömme törenini şaşkınlık içerisinde, Hindu geleneğine göre yapılan ayinin renkliliği ve ahengini hayranlıkla seyrettim. Hele kendine has geleneksel mimari tarzı ile dünyada tek olan Toraja evlerinin görünüşü karşısında saygı duymamak mümkün değil.

Bu kadarı da olmaz dedirtecek kadar tesadüfen şahit olduğumuz geleneksel bir Hindu düğünün tam ortasına düşmenin mutluluğunu yaşadım. Düğün sahipleri tarafından düğünün içerisine davet edilerek olağanüstü misafirperverlik ve nezaketle ağırlandım. Her anını en iyi yerden seyrettirdiler. Gelinin damadın ayaklarını içine gül yaprakları konmuş bir tas su ile yıkamasını karışık duygular içerinde fotoğrafladım. Bir an kendimi damadın yerine koydum. Hayali bile insanın içini gıcıklıyor. Ayağını gül yapraklı sularla yıkayan gelinin damadı gül yaprakları doldurulmuş küvette yıkama olasılığının kuvvetli olmasından dolayı kıskançlık duydum.

Ancak Endonezya ya gidip de düren (durian) meyvesini yemeden gelmeyin. Lezzeti müthiş olan bu tropikal meyvenin tadı hala damağımda. Bu meyveyi yedikten sonra diğerlerini neden yiyoruz diye insanın aklına soru geliyor. Ancak son derece ağır ve hoş olmayan kokusu var ve oteller gibi kapalı yerlere sokulması yasak.
Endonezya nın sahip olduğu bu güzellikleri ve zenginlikleri görmek son derece keyif verici. Bir gezgin için Endonezya, olmazsa olmaz ülkelerden birisi.

Ben de bu yazımdan başlayarak Endonezya da gezdiğim ve gördüğüm yerler ile yaşadıklarımdan önemlileri aktarmaya çalışacağım.

GENEL
Güneydoğu Asya ve Okyanusya da yer alan Endonezya Cumhuriyeti. 250 milyon civarında nüfusuyla dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesi ve aynı zamanda en kalabalık Müslüman ülkesidir.

Zengin doğal kaynaklara sahip olması ve adaların deniz ticaretindeki önemi nedeni ile Endonezya sömürgeci batı devletlerinin gazabından kurtulamamış ve sömürge haline getirilerek uzun seneler sömürülmüştür.

Endonezya nın tarihi hakkında bilinen en eski bilgiler, 4-5 bin yıl kadar önce, Malezya dan halkın gelip yerleştikleri hakkındadır. Eski çağlardan beri ülkenin üzerinde bulunduğu adaların deniz ticaretinde ehemmiyeti çok büyük olmuştur. Bu sebepten, halk genellikle denizci veya tüccardı. Tarih çağlarında ülke, Çin, Hindistan, İran ve Bizans İmparatorluğunun deniz ticaret yolu idi. Hâlen bu özelliğini muhafaza etmektedir. Eski çağlarda ticaret gemileri buraya uğrar, baharat, reçine ve değerli kereste alırlardı. Ticaretteki bu ehemmiyeti sebebiyle, dünyanın çeşitli yerlerinden Endonezya ya gelip yerleşen insanlar ülkede yeni fikir ve geleneklerin yerleşmesine sebep olmuşlardı. Bu devirlerde ülkede aşiret idareleri krallık hâline geldi. Öyle ki her ada ayrı bir krallıktı. Yedinci ve on üçüncü asırlara kadar bölgenin en güçlü krallıkları, Sumatra ve Cava krallıkları idi. Güçlü olmalarının bir neticesi olarak da bölge ticaretine hâkimdiler. On ikinci ve on beşinci asırlarda Hindistan ve Malezya dan ticaret için buraya gelen Müslüman tacirler, İslamiyet in yayılmasına neden olmuşlardır.

İkinci Dünya Savaşı nda Japonya, Endonezya yı işgal etti. Siyasi olarak Japonlar, ülke halkının Hollandalılara karşı yaptıkları bağımsızlık mücadelesini desteklediler. Japonlar, milliyetçilerin hükümet kurmalarına müsaade etti.
17 Ağustos 1945 te Japonların teslim olmalarıyla Endonezya da Ahmed Sukarno başkanlığında bir hükümet kurularak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Hollanda, Endonezya nın bağımsızlığını tanımadı. Endonezya ve Hollanda arasında bu sebepten başlayan mücadele, Endonezya nın zaferiyle neticelendi.

Endonezya nın üzerinde bulunduğu adalardan büyük olan beş tanesi, Sumatra, Borneo, Cava, Selebes ve Yeni Gine dir. Yeni Gine Adasının Endonezya ya ait olan batı kısmına İrian Barat adı verilir. Borneo Adasının Endonezya ya ait olan kısmına ise Kalimantan adı verilir.

JAKARTA
KOTA TUA JAKARTA
Tüm sömürge ülkelerinde olduğu gibi Jakarta, koloniyal dönemden kalma binaları, yeni gökdelenleri ve eski binaları ile farklı bir görüntü veriyor. Karşıdan bakıldığında gökdelenlerinin göze hoş gelen görüntüleri ile modern ve gelişmiş bir görünüm veren Jakarta nın içlerine doğru girildiğinde durum, kademe kademe değişiyor. Yani anlayacağınız son derece kötü şartlarda yaşayan fakir halk ile diğer tarafta iyi bir hayat süren zenginler. Arası yok. Sömürge ülkelerinin sömürdükleri ülkelerden ayrıldıktan sonra bıraktıkları resim bu. Bunun daha farklı ve iyi olanını görmedim.

Jakarta da görülecek en önemli yerlerden birisi kuşkusuz Kota Tua Jakarta ya da Jakarta Eski Şehri dir. Hollanda işgalinde yaşananlara bu günde şahitlik yapan bir meydan burası. Aynı zamanda Hollanda kolonisi zamanından kalma binaların çevrelediği bir meydan. Bu binalardan bazıları, Endonezya Denizcilik Müzesi, Fatahillah Müzesi, Bank Mandiri ve Bank Indonesia adlarını taşıyan iki banka müzesi, Kukla Müzesi, Heykel Müzesi ile Seramik Müzesi dir.

Bu müzelerin bulunduğu binaların tamamı, daha evvel Hollandalılar tarafından inşa edilmiş ve çeşitli maksatlarla kullanılmış binalardır. Örneğin; Seramik Müzesi, Hollandalılar tarafından Adliye Sarayı, Fatahillah Müzesi, Şehir Binası olarak kullanılmakta imiş.

Bu meydanda güzel olarak en beğendiğim görüntü rengarenk boyanmış bisikletler ile önlerinde bisikletin renginde asılı duran geniş kenarlı şapkalar. Özellikle gençlerin bu bisikletlere binerek yaptıkları eğlenceli turlar görülmeye değer.

FATAHİLLAH MÜZESİ
Aslında 1707 de inşaatına başlanan ve 1710 yılında hizmete giren eski belediye binası Fatahillah Müzesi (Jakarta Tarih Müzesi), kişisel ve dernekler tarafından bağışlanmış 23.500 adet eseri bünyesinde bulunduran bir müze. Bu koleksiyon içerisinde bulunan madalyalar, kristal, seramik, porselen, deri, giysi ve kemikler Endonezya tarihine ışık tutacak nitelikteler. Bunlardan bir kısmının 1500 yıllık olmaları müzenin değerini de arttırıyor. Bazılarının tarihi de taş devrine kadar uzanmaktadır. Müze de yer altı hapishanesinin de bulunması enteresan.
İdam kılıçları, yağlıboya tablolar ile tarih öncesi dönemlerden kalma dönem envanterleri, arkeolojik buluntular, haritalar, resimler, silah ve malzeme koleksiyonları da müzede görülebilir.
Ayrıca 1830 yılında Hollandalı sömürgecilere karşı bağımsızlık savaşı organize eden Endonezya nın ulusal kahramanı Diponegoro nun da hapsedildiği yer.

TAMAN MINI INDONESIA INDAH
Taman Mini Indonesia Indah (Beautiful Indonesia Miniature Park) keşke bizim de ülkemizde böyle parklar olsa dediğim, kıskançlıkla ve keyifle gezdiğim bir park. Tam bir turist cazibe merkezi. Endonezya kültürü tabanlı olarak inşa edilmiş bir eğlence merkezi, ama insanı Endonezya hakkında detaylı olarak bilgilendiren bir park. Her bir eyaletten gerçek boyutlarında geleneksel ev örneklerini görebilirsiniz. Kuş parkı, müzeler, su parkı ve IMAX sinema da parkın içerisinde yer alıyor.

Gerek yerlisi ve gerekse bizim gibi yabancısı olarak Endonezya yı detayları ile tanımak mümkün olamayacağı için bu parkı gezerek Endonezya gezisi başlamadan ön bilgi almak iyi oldu. Endonezya nın en önemli karakterlerini, kültürünü ve sahip olduğu değerleri yansıtan unsurlar burada gösteriliyor. Burayı gezdikten sonra Endonezya ile ilgili oldukça yeterli bilgiye sahip olmak mümkün.

Park içerisinde Endonezya mimarisi, giysileri, dansları ve gelenekleri ayrı ayrı pavyonlarda yansıtılıyor. Parkın ortasına okyanusu temsilen yapılan bir gölün içerisine Endonezya adaları minyatür olarak inşa edilmiş.

Parkta bulunan teleferik, parkı kuşbakışı görmek açısından kaçırılmayacak bir fırsat. Özellikle gölün içerisindeki minyatür Endonezya adaları, görülmeye değer. Teleferikten güneş batarken Jakarta nın uzaktan görünen görüntüsü doyulmaz. Kaçırmayın derim.

Bu arada limanda bulunan devasa balıkçı teknelerinin toplu görüntüleri çok etkileyici. Özellikle fotoğraf çekme meraklıları için kaçırılmayacak bir fırsat olarak değerlendiriyorum. Gezip fotoğraflamanızı özellikle öneririm.

Jakarta, Endonezya gezimin başlangıç noktasıydı. Bundan sonraki yazılarımda Endonezya da gördüğüm ve gezdiğim diğer yerleri sizlere aktarmaya çalışacağım.
Yeni bir yazımda buluşuncaya kadar hoşça kalınız. Saygılarımla.

olay.salcan@gmail.com
olaysalcan.blogspot.com
          |                              

Olay SALCAN
Gezi Yazarı
28 Şubat 2018 Çarşamba
Mesaj Gönder 1426



 Yorumlar

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
BÜYÜK BİR GÖBEK İNME VE KALP KRİZİ RİSKİNİZİ ARTIRABİLİR Mİ?

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
SALDA GÖLÜ OLMADI, SAKLIGÖL'DE YAPALIM!

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
KUŞADASI'NDA BAŞKAN ZULMÜ

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
KARS'IN SON ALMANLARI

Aydın YAYLACIKLILAR
Yazara Mesaj gönderin
OY HAKKINIZI TURİZMCİ KİMLİĞİNİZİ UNUTMADAN KULLANIN Yorum VAR !

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
FARKLI DÖNEMLERİN EŞZAMANLIĞI

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
12.400 YIL ÖNCE EN GELİŞMİŞ YERLEŞİM KÖRTİK TEPE'DE

Merve Baş BULUT
Yazara Mesaj gönderin
NEDİR ERİŞİLEBİLİRLİK.?

A.Nejat Şardağı
Yazara Mesaj gönderin
KÜRESEL ISINMA VE KARBON SALINIMINA TURİZM ENDÜSTRİSİNİN OLUMSUZ ETKİSİ.

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .