SALDA'YI BİLMEDEN KORUYAMAZSIN...

Yaşamın anahtarını dipsiz kuyuya atan cehaletin de bir dibi yok mu?



‘Mars ın elleri olarak anılan jeolojik oluşumu çevreleyen ve ‘Sebaea Terra adı verilen toprak yapısı, yaşamın başlangıcına ait izler barındırıyor. Burada Salda ya benzer bir göl oluşumunun olabileceği ve suda bir yaşam başlayabileceği düşünülüyor. Yeryüzünde buna benzer yapıya sahip olan alanlar uzun yıllardır araştırma konusu. Kanada sınırlarındaki Devon Adası, dünyada benzer yapıya sahip alanlardan biri. İnsan baskısının bulunmadığı ada, yılın büyük bir bölümünde buzlarla kaplı. Yalnızca yaz aylarında yaklaşık 45 gün ortalama 8 derece sıcaklıkta NASA ya bağlı bilim insanları çalışma yürütüyor.

Kendi varlığını her şeyin üstünde gören, yeryüzünün yalnızca kendini eğlendirmek için varolduğunu düşünen insan modeli giderek yaygınlaşıyor…

Kentte biriktirdiği ruhsal toksini atmanın yolunu doğada buluyor. Bu elbette bir ihtiyaç, insani, anlaşılabilir bir şey ve hepimizin az çok özlemini çektiği bir duygu…

Ancak bunu yapmanın da bir ölçüsü, sınırı ve usulü olmalı. Severken öldürmek, yaşarken yok etmek yerine severek çoğaltmanın, yaşatarak geleceğe taşımanın yolu sır değil.

Kitlesel kalabalıklarla doğal alanlarda sınırsız ve sorumsuzca eğlenceler düzenlemek son birkaç yılın ‘cluber denilen insan modelinin vazgeçilmezi oldu. Binlerce kişinin hücumuna uğrayan koylar, kıyılar, yaylalar, el değmemiş göller, ormanlar adeta film seti gibi…

Bilmediğin yeri koruyamazsın. Bilmekten kasıt, o yerin nerede ve nasıl olduğu değil; o değerin yaşam için ne ifade ettiğidir. Burdur Yeşilova daki Salda Gölü yle ilgili birkaç gündür süren tartışmalar bir kez daha gösterdi ki tahrip etmeden sevmeyi öğrenmemiz için daha çok yol almamız gerekecek. Tabii o zamana kadar elimizde bir doğal alan kalırsa…

SALDA NIN SIRLARI MARS TAKİ YAŞAMIN ANAHTARI OLABİLİR
Salda Gölü peyzaj güzelliği, rekreasyon değerinin yanında yaşam için çok daha başka anlamlar da ifade ediyor. Uzun uzun anlatmaya gerek yok, özetlemek gerekirse Salda Gölü ne rengini veren suyu ve kıyısındaki bembeyaz kumullar, yaşamın anahtarı niteliğinde kimi sırları barındırıyor. 1999 yılında İngiliz ve Türk bilim insanlarının, göl ve çevresinde yapılan bilimsel araştırmaların ardından Londra da bilimsel bir dergide (Journal of the Geological Society-Ekim 1999) yayımladıkları makale, Salda Gölü ndeki Hidromanyesit stromatolitlerin (mikrobiyalitler) Mars gezegenindeki Beyaz Kaya adı verilen bölgedeki yaşam belirtilerinin anahtarı olabileceğine işaret ediyor.

(Görseller, Salda Gölü nde yapılan bilimsel çalışmayla ilgili aşağıda kaynağı verilen yayından alınmıştır)

NASA KANADA DAKİ DEVON ADASINDA BİLİMSEL ÇALIŞMA YAPIYOR
‘Mars ın elleri olarak anılan jeolojik oluşumu çevreleyen ve ‘Sebaea Terra adı verilen toprak yapısı, yaşamın başlangıcına ait izler barındırıyor. Burada Salda ya benzer bir göl oluşumunun olabileceği ve suda bir yaşam başlayabileceği düşünülüyor. Yeryüzünde buna benzer yapıya sahip olan alanlar uzun yıllardır araştırma konusu. Kanada sınırlarındaki Devon Adası, dünyada benzer yapıya sahip alanlardan biri. İnsan baskısının bulunmadığı ada, yılın büyük bir bölümünde buzlarla kaplı. Yalnızca yaz aylarında yaklaşık 45 gün ortalama 8 derece sıcaklıkta NASA ya bağlı bilim insanları çalışma yürütüyor.

(Mars Gezegeninde Beyaz Kaya ya da ‘Mars ın elleri adı verilen jeolojik oluşum ve onu çevreleyen toprak tabakası ‘Sebaea Terra ):

Salda Gölü nün jeolojik ve hidrobiyolojik özelliklerini Mars taki yaşam belirtileriyle karşılaştıran bilimsel makaleyi aşağıraki bağlantıdan indirip okuyabilirsiniz: (https://www.researchgate.net/publication/252113182_Search_for_signs_of_ancient_life_on_Mars_Expectations_from_hydromagnesite_microbialites_Salda_Lake_Turkey)

(Salda Gölü dışında dünyada Mars la benzerlik gösteren Kanada daki Devon Adası NASA tarafından inceleniyor)

MİKROBİYALİTLERİN TAŞINDIĞI DEREYE GÖLET YAPTILAR
Makalede, Salda nın sırlarını içeren mikrobiyalitlerin, gölün güneybatı kesiminde yılın büyük bölümü kuru olan Salda deresinin ağzında yetiştiği kaydediliyor. Yani Salda nın ruhunu oluşturan malzemeyi, aynı adı taşıyan dere taşımış. DSİ ise geçtiğimiz yıl Salda Deresinin üzerine bir gölet inşa ederek bu akışın önünü kesti. Bir başka deyişle dünyada bugüne kadar sadece birkaç noktada tespit edilen jeolojik özellikleri barındıran Salda Gölü, adeta yaşayan bir laboratuvar ve canlı doğa müzesi gibi korunması gerekirken dört bir yandan saldırıya maruz kaldı.

SALDA SIRADAN BİR GÖL OLSAYDI DA BUNLARI HAK ETMİYORDU
Tek bir kum tanesinin bile mücevher değerinde olduğu Salda Gölü nün kıyısındaki bembeyaz kumsalların üzerinde jeepleriyle adrenalin arayanlardan, bu kepazeliğin seyircisi olan ilgili kamu idarecilerine kadar herkesin oturup düşünmesi gerekiyor. Salda çok sıradan bir göl olsaydı da bu kepazeliğin hiç birinin yapılmasını hak etmeyecekti. Birkaç gündür yaşanan Salda Gölü kıyısında 30 bin kişilik müzik festivali düzenleme projesi de bu olumsuz gidişata tuz biber oldu.

‘BURASI SİT TİR DEMEKLE KORUMA OLMUYOR!
Bir korunan alana tabela dikip, “burası SİT tir '' demek yetmiyor. Bu alanı yaşamdan soyutlamak da bir çözüm değil. Yüzlerce yıldır bölge insanının sınırlı baskısının dığında nefes alarak bugüne ulaşabilen bir doğal varlığın kentli ve tüketen kitlenin birkaç yıl içinde gözlerimizin önünde çiğnenip yutulmasına seyirci kalmak da çözüm değil. Üç-dört tane iyi eğitimli görevlinin sağlayabileceği kontrollü ve dengeli kullanım bu değerin yarına da taşınmasını sağlayabilecekken bütün kurumlar topu birbirine atıyor.

(Bembeyaz kumsal giderek kararıyor)

ASIL VAHŞİ TURİZMİ EHİLLEŞTİRİP DOĞAYA KAZANDIRMAK GEREK
Yeşilova ilçesinin belediye başkanı gölün ilçenin tanıtımı ve esnafın para kazanması için bir araço olduğu görüşünde. Elbette bu anlaşılabilir bir görüştür ancak böylesine kitlesel bir baskının bir süre sonra göl ile birlikte gölden kazanılması beklenen paranın da sonunu getireceğini görmek için kahin olmaya gerek yok. Bir değeri sadece ‘turistik cazibesi üzerinden sevmek, ‘turizme kazandırmak yetmiyor. Asıl önemli olan giderek vahşi bir rant hırsıyla yanıp tutuşur hale gelen turizm kavramını iyice ehilleştirip, o değere kazandırabilmenin yollarını aramak.

YAŞAMIN ANAHTARINI DİPSİZ KUYUYA ATAN CEHALETİN DİBİ YOK MU?
Kitlesel festivali organize eden genç girişimcilerin “Ama bizim festival yapacağımız yer sit alanı dışında '' savunması da bir başka trajik durum. Salda Gölü nün bütün kıyıları doğal sit alanı. Plajın bulunduğu alan 2. Dereceye düşürülse de gölün bütünlüğünü bölerek yaklaşmanın savunulacak bir yanı yok. Salda Gölü bütünüyle bir canlı. Tıpkı insan ya da kuş gibi. Nasıl kuşun bir kanadını koparınca, insanın bir elini kırınca işlevsiz hale geliyorsa göllerin, ırmakların, ormanların da bütünlüğü bozulunca yok oluşu hızlanıyor. Bunca hoyratlığın ortasındayken insan sormadan edemiyor: Yaşamın anahtarını dipsiz kuyuya atan cehaletin de bir dibi yok mu? Tepeden tırnağa yanlış olan bir işte bu inat, bu ısrar neden?


          |                              

Yusuf YAVUZ
Gazeteci Yazar
25 Mayıs 2018 Cuma
Mesaj Gönder 2264




 Yorumlar
EBRU GÜLEY yorum yaptı... Yorum Ekleyin
SALDA 25.05.2018

Yusuf Bey Merhaba, Hislerime tercüman olan değerli yazınızı az önce okudum.Denizli de yaşıyorum,eşim ile birlikte Doğa Severler Derneğinin 10 yıldır kuruculuğunu yapıyoruz.Bizim için özel bir yeri olan Salda gölü 2 yıl öncesine kadar bakir insana huzur veren bir doğal güzellikken,2 yılda tanıtımlar yüzünden mangalını alan her ailenin piknik yapmak için tercih ettiği bir piknik alanı oldu.Geçen sene Kurban Bayramın da misafirlerimizi görmeleri için Saldaya gittik.Keşke gitmeseydim gördüğümüz manzara karşısında canım yandı,yüzlerce insan mangal yapıyor,tüm çöpleri etrafa rüzgarla dağılmış,gölün içinden plastik topladık inanabiliyormusunuz.hala her ortamda bunu dile getiriyoruz.Ki biz bu rezaleti gerekli birimlere de dile getirdik.iki hafta sonra doğa severleri toplayarak showa dönüştürülmüş bir temizlik gerçekleştirdiler.Doğa sever olarak mutluluk verici ancak bir vatansever olarak değerlerimize sahip çıkıp korumak yerine yüzeysel işler yapıyoruz.Sizden bir ricam olacak,bu müzik festivalinin iptal edilebilmesi için vatandaş olarak nereye başvurmalıyız,bizi yönlendirebilirmisiniz? Birşeyler yapabiliyor olmalıyız,yönlendirebilirseniz elimizden ne geliyor ise bir Denizli li olarak

Hikmet TOSUN
Yazara Mesaj gönderin
NEHRİN PİRİ:KOYUN BABA SEMPOZYUMU

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
YEŞİL MÜREKKEP Yorum VAR !

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
GAP'I GAPTIRMAMAK ADINA KORSAN REHBERLİĞE HAYIR

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
DİYARBAKIR'IN TURİZM MANİFESTOSUNU YARATMAK…

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
MUTLU OL - ZİNDE YAŞA

Dilara Bahtiyar SARI
Yazara Mesaj gönderin
ÇİN PAZARINDA KIRMIZI TURİZM

Merve Baş BULUT
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMDE TAM ERİŞİLEBİLİRLİK

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
KİBYRA ANTİK KENTİ

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .