SELANİK TÜRKLERİNDİ –II-

Selanik’te hattı zatında Türklerindi ve Osmanlı Balkan topraklarına yaptığı yatırımı burada da yapmış, kenti ihya etmişti. Kentin bugün bile dokusunda Osmanlı’nın etkisi, diğer kentlere kıyasla Selanik’te ve Kavala’da bir nebze olsun hissedilmektedir.

Alaca İmaret, Fatih in sadrazamlarından İshak Paşa tarafından oğlu Bayezid zamanında Selanik sancak beyi iken yaptırdığı bilinmektedir. 1484 te inşa edilen yapı günümüze kadar gelebilmiş, yapımından beşyüz yıl sonra kentin sergi, konser, toplantı gibi kültürel etkinliklerinde kullanılmaktadır. Odos Kassandrou 91-93 adresinde bulunan yapı, Atatürk ün doğduğu evin bir üst sokağından sola dönülüp geriye yürünerek yaklaşık 600 metre sonra ulaşılır. Buraya kırmızı ışıkta bekleme dâhil en çok 10 dakikada yürürsünüz. Hatta buraya kadar gelmişken bir dakika daha yürümeye devam ederseniz alt sokaktaki Selanik in en yüksek kilisesi Aya Dimitri ye de uğrayabilirsiniz.

Atatürk Evi Müzesi, Türk Konsolosluğu nun bulunduğu adreste arka tarafta kalan yapıdır. Tek yön trafiğin aktığı Apostolou Pavlou Sokağı nda bulunmakta olup son yıllarda kötü bir restore geçirmiş ve etnografik tüm eşyalar kaldırılmış, yerine ışıklı panolar konmuştur. Bir anlamda ruhunu kaybetmiştir. Zira buraya, ziyafete gelenler ışıklı tabela ve yazıdan çok Ata nın kullandığı eşyaları görmek istemektedirler. 1935 yılında Selanik Halk Meclisi tarafından Türkiye Cumhuriyeti ne verildikten sonra müzeye dönüştürülmüştür. Bina 1981 de orijinal rengi olan pembeye boyanmıştır. Çoğunlukla kalabalık ziyaretçisi olan evi Pazartesi hariç 10.00-17.00 saatlerinde gezmek mümkündür.

Sinan Paşa (Hortacı) Camii, Rotunda diye daha çok bilinen yapı aslında Roma İmparatoru Galerius zamanında Zeus Tapınağı olarak inşa edilmişken Hristiyanlık döneminde kiliseye çevrilerek Aya Yorgi adını almıştır. Aziz Pavlus un Selanik seyahatinde burada vaaz verdiği rivayet edilir. Türklerin Selanik i fethinden sonra metropolitlik kilisesi olan Aya Sofya Kilisesi 1524 de cami olunca rotunda 1591 yılına yani cami oluncaya kadar yaklaşık 55 yıl metropolit kilisesi olarak görev yapmıştır. Şeyh Süleyman Hortacı Efendi nin isteği üzerine Yemen Fatihi Sinan Paşa tarafından camiye çevrildiği sanılmaktadır. Haziresine Mustafa Kemal Atatürk ün babası Ali Rıza Efendi gibi çok sayıda önemli kişi defnedilmiş ama günümüzde hiçbir iz kalmamıştır. Asırlık ağaçlar bile… Ayrıca Selanik te külahsız da olsa tek minare buradadır. Mübadillerden Selanik e gelenler iskân edilinceye kadar burada geçici konaklamışlardır.

Hamza Bey Camii, 1468 yılında tamamlanmış ve ibadete açılmıştır. Osmanlı Ordusunda görevli yüksek rütbeli bir subayın kızı olan Hafsa Hatun tarafından yaptırılmıştır. Bu nedenle diğer adı da Hafsa Sultan Camii dir. Selanik in Türklerce fethi ardından ilk cami olması açısından da önemlidir. Yapılışından yaklaşık 165 yıl sonra artan cemaate yer açmak için etrafındaki araziler istimlak edilerek genişletilmiş, büyükçe bir avlu ilave edilmiştir. Bu çalışmadan yaklaşık 25 yıl sonra güçlü bir depremde çok zarar görmüş, tekrardan inşa edilmiştir. Türklerin ardından Yunanlılar burayı sinemaya çevirdiklerinden, halk arasında uzunca bir süre Alkazar Sineması olarak tanınmıştır. Tam karşısında Bedesten bulunmaktadır.

Bedesten, Fatih dönemi yapısıdır ve 1459 da yapımı tamamlanmıştır. Hamza Bey Cami ine çok yakındır. Eski Selanik Belediyesi binasıyla karşı karşıyadır. Dört tarafında da giriş kapısı bulunan yapı bir zamanlar kurşun kubbelerle örtülüyken bugünde benzer şekilde restore edilmiştir. Hâlihazırda işlevsel durumda olup yirmi civarında dükkâna ev sahipliği yapmaktadır. 1917 yangınında çok zarar gören Bedesten de zamanında yüzden fazla dükkân bulunmaktaymış.

Bey Hamamı, diğer bir Osmanlı Dönemi eseri olup Selanik teki en büyük hamamdır. II. Murad ın Selanik i fethinden sonra yaptırılmıştır. Ayrı ayrı kadınlar ve erkekler bölümü vardır. Hala ayakta olup zamana direnmektedir.

Beyaz Kule, Selanik in simgesidir. Kesin olarak ne zaman yapıldığı bilinmemekle birlikte Cenevizliler tarafından ilk kez yaptırıldığı sanılmaktadır. Türkler burayı 1470 de kesin olarak fethedince eski yapının yerine yeniden inşa edildiği düşünüldüğünden bir Osmanlı eseri diyebiliriz. 1867 de yıkılan deniz surlarına ait üç kulenin doğu tarafıydı. Osmanlı zamanında buraya Yeniçeri Kulesi denilmekteyken Yunanlılar tarafından sonradan Kanlı Kule denilmiştir. Nedenini tahmin etmek zor değil. Sultan II. Mahmut Dönemi nde kaldırılan Yeniçeri Ocağı münasebetiyle son yeniçerilerin burada öldürüldüğüne ilişkin rivayet de yok değildir. Yalnız adını beğenmeyen Sultan II.Abdülhamit Dönemi nde, Vali Galip Paşa tarafından beyaza boyandığı ve bundan sonra da Beyaz Kule olarak adlandırıldığı bilgilerimiz arasındadır.

Çınar Mahallesi (Ano Poli), Osmanlı Dönemi mahallelerindendir. Kale ve surlarla çevreli alanı kapsar. Burada Ουζερί Τσινάρι (Ouzeri Tsinari) Türkler zamanından kalma kahvehane ve kendinizi yabancı hissetmeyeceğiniz diğer yapılar karşılar sizi. Bunlardan biri de Platia Terpsitheas ta bulunan Musa Baba Türbesi dir.

Sürecek…


          |                              

Asil S. TUNÇER
Profesyonel Turist Rehberi
26 Temmuz 2018 Perşembe
Mesaj Gönder 882



 Yorumlar

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
BAZEN TEK BİR YAPRAK YETER…

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
YETİŞKİNLER VE YETİŞENLER

Serdar Taştanoğlu
Yazara Mesaj gönderin
HOŞGELDİN BABACIĞIM II Yorum VAR !

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
ALMAN TURİZMİNDE DİJİTALLEŞME

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
YOZGAT'TA BİR HAFTA SONU Yorum VAR !

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
SOSYAL MEDYADA TURK TURİZMİ

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
GAP YTK BAŞKANLIĞINA KADIN ADAY OLURSA...

Hikmet TOSUN
Yazara Mesaj gönderin
İNANÇ TURİZMİNDE SEYİT BİLAL İBRAHİM HAZİRESİ Yorum VAR !

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .