Ünlü işadamları Sultanhamam'ın ticaret tarihini anlattı

TETSİAD tarafından hazırlanan “Ticaretin Altın Kurallarının Yazıldığı Yer / Sultanhamam” isimli kitap ve belgeselde, bölgenin ticaret tarihi ünlü işadamlarının anlatımı ile sunuluyor.

09 Ocak 2017 Pazartesi - Uzakdoğu nun baharatı, Kırım ın buğdayı, Rusya nın kürkü, Yunanistan ın şarabı, Batı Anadolu nun şapı, Küçük Asya nın yünleri, İran ın ipekleri, Ermenistan ın ve Doğu nun kumaşları...Tarih boyunca ticaretin kalbinin attığı yerlerden Sultanhamam ın kitabı yazıldı, belgeseli çekildi.

Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD) tarafından hazırlanan “Ticaretin Altın Kurallarının Yazıldığı Yer / Sultanhamam '' isimli eserde, tarih boyunca Sultanhamam ve civarı anlatılıyor.

Kitapta ve belgeselde ticaretin beşiği, Sultanhamam dan çıkan ünlü işadamlarının ağzından anlatılıyor. O isimlerden biri de Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu. Denizli Babadağ dan gelen ünlü işadamı, Sultanhamam ın ve 1970 yılında başlayan zorlu yolculuğunun hikayesini şöyle anlatıyor:

ANADOLU KAPLANLARI SULTANHAMAM DA

“Sultanhamam tüm Türkiye ye mal satıyordu. Başka bir yer yoktu ki. İzmir in toptancısı olurdu, gelip buradan Sultanhamam dan mal alırdı. Adana da mal üretilip buraya gelirdi. Buradan Adana ya mal giderdi. Kayseri de mal üretilip buraya gelirdi, buradan Kayseri ye geri giderdi. Bursa eskiden beri dokumacılıkta çok öndedir, ayrı mal satardı. Ama aynı zamanda Bursalı buraya mal satardı. Buradan da yine Anadolu ya mal satılırdı. Yani şöyle birşey söyleyeyim, zaten bir Sultanhamam a baktığınızda, bugün Anadolu kaplanları diyoruz ya, yüzde 90 ı Anadolu dan gelmiştir. Aşir Efendi ye bak, Fincancılar a bak, Mahmutpaşa ya bak, oradaki tüccarların çoğu da, yüzde 90 ı Anadolu dan gelme. Anadolu kaplanları da buradan gördüklerini Anadolu da, kendi yöresinde uygulayanlar oldu.

ÜÇ SENE KİRALIK YER ARADIM
Üç sene dükkan tutmak için yer aradım. Mesela, Katırcıoğlu Han a baktık. Orada bir dükkanın hava parası, o gün için 300 bin lira, 400 bin lira. O hana girsen kaybolursun. Her taraf dükkan ama bölge Türkiye nin tekstil merkeziydi ve dükkan bulamıyorduk. Türkiye, tekstilde Sultanhamam daki işte bu küçük pahalı dükkanlardan büyük yerlere geldi. Bu da yine Sultanhamam sayesinde oldu. Sultanhamam da biz de görüp, öğrenip, gördüklerimizi tatbik etmeye başladık ve fabrikalar kurduk. Çok güzel paralar kazanıldı. Satışlarınızın yüzde 10 undan kar etseniz bile hacmi düşürdüğünüzde büyük paralar eder. Batan yok muydu? Batan vardı, o da işini bilmeyenlerdi ama Sultanhamam da çok kişiler mal, mülk, servet sahibi olmuştur. İşini bilen kişilerin hemen hepsini Sultanhamam zengin etmiştir.

O GÜNLERİN TADI BAŞKAYDI
Ben özlüyorum Sultanhamam ı. Anadolu dan esnaf gelmiştir, sabahleyin erkenden dükkanını açmışsın. O para getirir alır, sen parayı koyarsın kasana, siftah yaparsın. Şimdi onları görmüyorsun, yani öyle birşey yapmıyorsun. Şimdi artık iş genişlediği için muhasebesi ayrı, kasası ayrı. Ama o günlerin tadı başkaydı. Şimdi toplantılar, toplantılar... O zaman bir iş yapıyordun, yaptığını anlıyordun. Şimdi sabahtan akşama toplantılara girip çıkıyorsun ama bir iş yapmadım diyorsun.

YABANCILAR 15 MİLYON METRE KUMAŞ İSTEDİ VEREMEDİK
1970 lerde kumaş üretimi vardı Türkiye de. Artık çok sayıda fabrika da açılmıştı ama volüm yoktu, yani üretim miktarı azdı. 1974 lü yıllarda emprime çarşafı yaptığım vakitler benim ürünümü beğenmişler, kimdir bunun imalatçısı diye yabancı bir müşteriyi bize getirdiler. Halbu ki ben kumaşını Akfil fabrikasında, baskısını da Bursa da yaptırıyorum. Geldiler, bizden bir yıl içinde 15 milyon metre mal almak istediler. 15 milyon metre... Arada tercüman var, ben diyorum 'kardeşim 15 bin metre olmasın, bak iyi tercüme et , 15 milyon metre istiyorlar, eminim diyor. Ben de, 'fabrikamla görüşeyim bakalım kapasitemiz nedir dedim. 'Sizinle yarın buluşalım. Ben sevine sevine gittim fabrikaya. Metrede 50 kuruş kazansam, 7.5 milyon lira kar. Çok büyük para. Akfil Fabrikası nın ticaret müdürü Mehmet Gömeçli, Allah rahmet eylesin, telefonla randevu aldım gittim. Bana dedim çok kumaş lazım. “Veririz, veririz. Veriyoruz zaten '' dedi. Dedim ki, 'çok çok lazım. “Ne kadar? '' Dedim ki, 'bak dedim, 'ben inanmadım, şimdi sen de inanmayacaksın ama bu gerçek. 15 milyon metre dedim. “2.20 lik kumaş istiyorum dedim. Şöyle bir baktı, dedi ki, “benim beş senelik kapasitem bu. '' 3 milyon metre senede yapıyorlarmış. O gülmeye başladı, ben gülmeye başladım. Ertesi gün buluştuk, tabi veremedik. Biz bugün Çorlu fabrikamızda günde 1 milyon metrekare kumaş üretiyoruz.

Tekstil biterse bilin ki, insanlık da ölmüş demektir. Bugün giysisiz bir yere çıkabiliyor musunuz? Çıkamıyorsunuz. Dışarı çıkarken hemen bakıyorsun cep telefonumu aldım mı diye, yani bunsuz dışarı çıkabilirsin ama elbisesiz çıkamazsın, gömleksiz çıkamazsın.


1974 TE İLK KEZ BİR ARABA ALDIM
Şimdi insanlar daha çok zengin olalım, daha çabuk zengin olalım, daha lüks yaşayalım peşinde değil mi? Sultanhamam da öyle yoktur. Yani mesela bir bakıyorsunuz, öyle herkeste araba yoktu. 70 li yıllarda o 150 kişiden belki on kişinin arabası vardı. Paraları vardı, araba satın alabilirlerdi ama lüks yaşamak gibi bir özenme yoktu. Bunun yerine işlerine yatırım yaparlardı. Ben mesele şahsen öyle yaptım. 1974 te ilk kez bir araba aldım. Herşeyim varken 74 te araba aldım, niye, rahatlıkla bir araba alabilirdim. Ama benim diyordum ki sermaye lazım bana. İnsanlarda bu düşünce vardı. Önce yağlanıp yağlanacaksın, butlanacaksın, irileşeceksin. Ondan sonra da çıkarsın oynarsın meydanda. Ama yağsız butsuz yani güçsüz, kassız oynayamazsın doğru mu, yığılır düşersin.

10 TANE ÜNİVERSİTEYİ BİTİRECEĞİNE...
Benim altyapım kendi memleketim olan Babadağ dır. Sonra da Trabzon a gidip orada ticareti öğrendim. Ama asıl İstanbul a geldiğiniz vakit, neyi, nerde, nasıl yapacağınızı çok daha iyi görüyordunuz. Çünkü orada büyük tüccarlar vardı ve büyük mağazalar vardı. Ve bakın ben altını çizerek söylüyorum 10 tane üniversiteyi bitireceğine bir Sultanhamam da 10 sene kalmalısın. Çünkü dürüst ve çalışkan olarak on sene kaldın mı, pişersin orada, ama bu olmazsa istersen orada elli altmış sene kal birşey olmaz. Yani Sultanhamam bana çok şeyler öğretti. Orada gördüklerimi uyguladım.


95 Lİ YILLARA KADAR SÖZLE İŞ YAPTIM
Karşındakini kandırarak iş yapmaya kalktığın zaman muvaffak olman mümkün değil. Ama dürüst, çalışkan oldun muydu o zaman başarı gelir. Aynı zamanda işi de bileceksin. Tembel olursan istediğin kadar dürüst adam ol, birşey çıkmaz.

Ben 95 li yıllara kadar sözle iş yaptım. Bayilik veriyordum. Söz ile bayilik veriyordum. Başkası gelir, bana bayilik ver, sana daha fazla ödeme yaparım derdi, bir söz verdik dönmeyiz derdik. Oysa o daha önce bayilik verdiğimiz arkadaşla aramızda anlaşma bile yok. Verdim sana bayilik, şu kadar da ay boyunca da mal veririm. Herşey sözle. O almayabilir, ben de vermeyebilirim. Ama söz ile iş yapıyorduk.

Çok güzel para kazanılıyordu, bir Sultanhamam Türkiye ye mal satıyor. Yüzde 10 kar etsen, ciron o kadar yüksek ki, masrafın da bugünkü gibi değil, çok az. Sana kalan kar büyük olurdu. Batan yok muydu, vardı, o da işini bilmeyenlerdi. Yani bugün Sultanhamam da çok kişiler, mal, mülk, servet sahibi olmuştur. İşini bilen kişilerin yüzde 95 i, yüzde 90 ı servet sahibi olmuşlardır.

Benim Sultanhamam da avukatım diye birşeyim yoktu. Fabrikaları kurduk, Sultanhamam dan çıktık ondan sonra avukatımız oldu, mali müşavirimiz oldu.


ATATÜRK TEN SONRA MENDERES VE ÖZAL ÖNEMLİ ŞEYLER YAPMIŞTIR
İhracat teşvikleri başladı rahmetli Özal la. Bakın bugün Türkiye ye Atatürk ten sonra Menderes birşeyler yapmıştır ama Özal da çok önemli şeyler yapmıştır. Bu memleket bugünlere geldiyse Özal ın büyük katkısı vardır. Ben ihracata 1981 de başladım, o da Libya ve Irak a. Ama sonradan gelişti, Almanya ya mal satmaya başladım. Şimdi düşünüyorum da, Sultanhamam önemli bir yerdi, kendi çabasıyla, kendi etiyle yağıyla, kendi suyuyla kavrulan bir yerdi. Ve biz yurtdışına iki senede bir çıkabiliyorduk, döviz yoktu. İşte Sultanhamam ın tabi ki o dönem için yüklendiği görev çok büyük ve önemliydi ama 80 den sonra o görevi devretti ve Türkiye çok büyük değişimler geçirdi.

Bütün ülkelerin geçmişlerine bakın, hep tekstille kalkınmışlar. İngiltere tekstille, Almanya tekstille, İtalya tekstille. Güney Kore hep böyle, sanayileşmeye tekstille başlamışlar. Altını çizerek söylüyorum, daha bizim çok yapacak işimiz var Türkiye de... Ama, bugün Pakistan, Hindistan, onlar da geliyorlar gümbür gümbür. Geliyorlar ama daha bir 15 sene daha var. Ondan sonra biz bir on-on beş sene daha gideriz, sonra biraz İtalya nın yaptığını yapmaya başlarız. Markalaşma yaparsak yine devam eder gider. Yani bugün Türkiye nin daha tekstilde çok gideceği yol var. ''


SULTANHAMAM DA TİCARETİN YAZILMAMIŞ KURALLARI

Kural 1: Dürüst olacaksın.

Kural 2: Sözün senetten, çekten değerli olacak.

Kural 3: Müşterilerini iyi tanıyacaksın, sağlam müşterin olacak.

Kural 4: Yaptığın işi bileceksin.

Kural 5: Çok çalışacaksın.

Kural 6: Fiyatın makul olacak.

Kural 7: Anlaşmazlıklar burada çözümlenir.

Kural 8: Özel yaşamında aşırıya kaçmayacaksın.

Kural 9: Yardımsever olacaksın.


Sultanhamam kitabının PDF formatı:
https://issuu.com/tetsiadevtekstili/docs/sultanham...


Sultanhamam belgeseli:
http://tetsiad.org/tr/yayinlar-sultanhamam-belgese...

Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
ÜNLÜ İŞADAMLARI SULTANHAMAM'IN TİCARET TARİHİNİ ANLATTI
          
Günün Haber Başlıkları


Türkiye iç hat uçuşlarda biletbayisi uçak bileti servisini tercih edebilirsiniz


 Yorumlar

Benzer Haberler :
     PROF. DR. FAHRİ IŞIK HEKATOMNOS LAHDİNİ ANLATTI
     İZMİR TİCARET ODASI BAYRAKLI KAZILARI SPONSORU OLDU
     ANADOLU'NUN TARİHİNİ HİÇ BÖYLE OKUMADINIZ!
     DÜNYACA ÜNLÜ SANATÇILAR ANTALYA'DA...
     DÜNYACA ÜNLÜ FİLOZOFLAR İNSANLIĞIN SORUNLARINI TARTIŞTI
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx