Türkiye'nin buğday ambarına termik santral tehdidi!

Dünyanın ilk tarım anıtının bulunduğu topraklarda 24 bin futbol sahası büyüklüğündeki tarım arazisine kömürlü termik santral kurulmak istenirken, TEMA Vakfı 'Kömür Üzer' başlığıyla bir kampanya başlattı…Yusuf Yavuz

27 Nisan 2017 Perşembe - Yusuf Yavuz-turizmhaberleri.com- Antalya

Binlerce yıllık üretim geçmişiyle Türkiye'nin tarımsal açıdan önemli havzalarından biri olan Konya ve Karaman bölgesi, 5 milyon dekarlık tarım alanına sahip. Bu oran bölge coğrafyasının yaklaşık yüzde 50'sini oluşturuyor. Planlı ve verimli bir kullanımla Türkiye'nin gıda güvencesinin sigortası olabilecek bu büyüklükteki bir üretim merkezi ne yazık ki kömürlü termik santrallarının tehdidi ile karşı karşıya. Bölgede yaklaşık 24 bin futbol sahasına karşılık gelen 18 bin hektarlık alanda kömürlü termik santral kurulması gündeme gelince TEMA Vakfı 'Kömür Üzer' başlığı altından bir farkındalık kampanyası başlattı.

ANADOLU'NUN BEREKETİ HİTİT DÖNEMİ KAYA ANITINDA KALMASIN
Geniş topraklarıyla Türkiye'nin tahıl deposu olarak bilinen Konya, dünyanın ilk tarım anıtı olarak kabul edilen İvriz'deki Hitit kaya anıtına da ev sahipliği yapıyor. M.Ö 8. Yüzyıla tarihlenen İvriz Kaya Anıtında, Tuwana Kralı Warpalas ve Fırtına Tanrısı Tarhunzas'a ait kabartmalar yer alıyor. Kabartmada, bir elinde buğday başakları diğer elinde ise üzüm salkımlarıyla betimlenen Fırtına Tanrısı Tarhunzas, bereketi simgelerken bölgenin Kralı Warpalas ise tanrıya dua ederek şükranlarını sunar biçimde betimlenmiş.

'SARAYDA BİR PRENS İKEN BU ASMALARI DİKTİM'
Anadolu'nun biyolojik, kültürel ve tarihsel zenginliğinin bir arada yansıtıldığı İvriz kaya anıtında bulunan Luvi dilindeki yazıtta ise “Ben hakim ve kahraman Tuwana Kralı Warpalawas. Sarayda bir prens iken bu asmaları diktim. Tarhunzas onlara bolluk ve bereket versin '' ifadeleri yer alıyor.

BEREKETLİ TOPRAKLAR KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRAL TEHDİDİ ALTINDA
Konya ve Karaman'ı basın mensupları ve ilgili uzmanlarla birlikte ziyaret eden TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, bölgeye yapılması planlanan kömür yatırımlarının tarıma zarar vereceğini vurguladı. Karaman'ın ve Konya'nın yanı sıra Eskişehir Alpu, Trakya, Afyonkarahisar Dinar ve Çanakkale'de bulunan tarım alanlarının da tehdit altında olduğuna dikkat çeken Ataç, konuyla ilgili basın açıklamasında şunları dile getirdi:

TEMA'DAN TARIM ALANLARINI KORUMAK İÇİN 'KÖMÜR ÜZER' KAMPANYASI
“Türkiye'nin gıdasını üreten önemli tarım alanlarına kömür ocakları ve kömürlü termik santraller kurulması planlanıyor. TEMA Vakfı, bu durumun gıda güvencesine ve tarımsal üretime vereceği zararlara dikkat çekmek üzere Türkiye çapında 'Kömür Üzer' sloganıyla bir kampanya başlattı. Kampanya boyunca TEMA gönüllülerinin katılımıyla düzenlenecek etkinliklerle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına, tarım alanlarındaki kömür yatırımlarına izin vermemesi için çağrı yapılacak. Kömür ocakları ve kömürlü termik santrallere itiraz etmek için bir imza kampanyası da başlatan TEMA Vakfı, herkesi kampanyaya imza atmaya ve etkinliklere katılmaya davet ediyor. Kampanyaya destek vermek için 'change.org/komuruzer' linkinden online imza atılabilir ya da 'komuruzer.com ' adresindeki talep dilekçesi doldurularak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına faks ya da posta yoluyla gönderilebilir. ''

24 BİN FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ TARIM ALANI TEHLİKEDE
Kömürlü termik santralların tarım alanlarına vereceği zararlara dikkat çekmeyi amaçlayan 'Kömür Üzer' kampanyasını uzmanlar ve basın temsilcileriyle birlikte Karaman'a ve Konya'dan başlattıklarını duyuran TEMA Vakfı Başkanı Deniz Ataç, bölgede tarım ve mera alanlarından oluşan 18 bin hektarlık arazinin (yaklaşık 24 bin adet futbol sahası) kömür yatırımına açılmasının planlandığına dikkati çekerek, “Bölgeye 5 bin 500 megavatlık bir kömür santrali kurulması planlanıyor. Ancak kömür ocağı açılması için verimli topraklarımız kazılıyor. Kömürün çıkarılması sırasında yer altı suları, çevredeki dereler ve göller zehirli hale geliyor. Termik santrallerde yakılan kömür; havamızı, suyumuzu ve toprağımızı zehirliyor. Domates, biber, elma ve portakal gibi birçok sebze ve meyve külle kaplanıyor ve yanıyor. Toprakta biriken ağır metaller bu ürünler yoluyla insanlara geçebiliyor. Soframızdaki gıda, soluduğumuz hava kömür tehdidi altında '' diye konuştu.

SADECE BİR KÖYÜN TARIMSAL GELİRİ 80 MİLYON TL
Ortaya çıkacak zararın ekonomik boyutuna da değinen Deniz Ataç, “Karaman'da kömür rezervi üzerinde bulunan köylerden sadece biri olan Akçaşehir'in yıllık tarımsal geliri 80 milyon TL'yi aşıyor. Kömür ocağı açıldığında bu alanın sadece üçte birinde çekilecek yer altı suyu miktarı nedeniyle 5 bin hektar alanda sulu tarım yapma imkanı kalmayacak. Ayrıca rezerv üzerinde yaşayan 5 bin kişi de göç etmek zorunda kalabilecek '' dedi.

GIDA GÜVENLİĞİMİZ RİSKE GİREBİLİR, TARIMDA DIŞA BAĞIMLI OLURUZ
Türkiye'de kömür tehdidi ile karşı karşıya olan tek yerin Konya ve Karaman olmadığını vurgulayan Deniz Ataç, “Eskişehir Alpu, Trakya, Afyon Dinar ve Çanakkale'de bulunan diğer önemli tarım alanlarında da kömür yatırımları planlanıyor. İklim değişikliğinin etkileri ile su ve tarım açısından zor geçecek bir döneme giriyoruz. Gelecekte su stresi, yeterli ve sağlıklı gıdaya erişim gibi sorunlar yaşamamamız için tarım alanlarımızı, verimli topraklarımızı korumamız gerekiyor. Enerjide dışa bağımlılıktan kurtulma gerekçesiyle desteklenen kömür yatırımlarının, gıda güvencemizi riske sokması ve ülkemizin kısa vadede birçok tarım ürününde dışa bağımlı hale gelmesi kaygısını taşıyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımızın da belirtmiş olduğu gibi su ve gıda stratejik bir konuma geldi. Yaşanabilir bir gelecek için sağlıklı ve verimli topraklara ihtiyacımız var. Bu sebeple herkesi 'Kömür Üzer' kampanyasına destek vermeye çağırıyorum '' ifadelerini kullandı.

(Kömür rezervini çıkarmak için toprak kazınarak tarım alanları yok ediliyor, sular kirletiliyor)

TÜRKİYE'DE 60 KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRAL PROJELENDİRİLDİ
TEMA'nın verdiği bilgilere göre Türkiye'de şu an 60 kömürlü termik santral tesisi projelendirilmiş ya da duyurusu yapılmış durumda. Bunlardan Eskişehir Alpu, Konya Karapınar, Karaman Ayrancı ve Afyon Dinar'da planlananlar birden fazla santralin projelendirildiği yerler. 3 santral inşa halinde. Projeler Adana, İskenderun Körfezi çevresi, Çanakkale, İzmir, Zonguldak-Bartın, Konya Kapalı Havzası, Trakya'da yoğunlaşıyor.

SOMA'DAKİ KAZANIN ARDINDAN 117 ŞİRKET FAALİYETİNİ DURDURDU
Ortalama bir kömür santralinde her 100 MW'lık kurulu güç 18 kişilik bir istihdam sağlanıyor. Türkiye özelinde istihdam durumu ise şöyle: Soma kazası öncesi yer altı kömür işletmelerinde 23.826'sı kamuda olmak üzere 11.472 de özel sektörde, yaklaşık 35 bin işçi çalışıyordu. Ancak 2014 yılı başı itibarıyla sayısı 170 olan özel şirketin kaza sonrası yapılan yeni düzenlemeler ve denetimlerle birlikte 117 tanesi faaliyetlerini durdurdu.


KONYA VE KARAMAN'DAKİ TARIM ARAZİLERİ NEDEN ÖNEMLİ
Türkiye'nin tarımsal açıdan önemli illeri olan Konya ve Karaman, Türkiye'nin 30 havzasından biri olan Orta Anadolu Havzası'nda yer alıyor. Bölgedeki arazinin neredeyse yarısı tarım arazisi (yüzde 47,18) ve yüzde 21,19'u çayır ve meralardan oluşuyor. Kömür rezervinin bulunduğu Konya'nın Karapınar ve Ereğli ilçeleri ile Karaman'ın merkez ve Ayrancı ilçelerinin tarım alanları toplam 5 milyon dekar alanı kaplıyor.


KARAMAN TÜRKİYE'NİN ELMA BAHÇESİ
Karaman'ın merkez ve Ayrancı ilçelerindeki meyve, içecek ve baharat bitkilerinin ekim alanı, ilin toplam meyvecilik alanlarının yüzde 80'ini, aynı ilçelerin tarım alanları da Karaman'ın tüm tarım alanlarının yüzde 84,3'ünü oluşturuyor. 2013 yılında Karaman'daki elma üretimi 571.479 ton ile Türkiye toplam elma üretiminin (3.128.450 ton) yüzde 18.3'ünü oluşturuyordu. 2016'da ise elma üretimi 398.085 ton, Türkiye'nin toplam elma üretiminde yüzde 13.6 şeklinde gerçekleşmiştir. Türkiye'de Karaman elma üretiminde ikinci, elma ağacı sayısında da birinci sıradadır.

KONYA'NIN YÜZÖLÇÜMÜNÜN YARISI TARIM ARAZİSİ NİTELİĞİNDE
Konya ilinin tarımsal verilerine bakıldığında ise ilin yüzde 48'ini tarım alanlarında oluştuğu ortaya çıkıyor. Linyit rezervinin üzerinde bulunan Ereğli ve Karapınar ilçeleri, ilin tarım alanlarının yüzde 12'sini, bu ilçelerdeki sebzecilik alanları da ilin sebzecilik alanlarının yüzde 25,8'ini oluşturuyor. Mevlana Kalkınma Ajansı'nın (MEVKA) 2023 Vizyon Raporunda, Ereğli ve Karaman'ın meyvecilik, Karapınar'ın ise koyunculuk konusunda birer ihtisas bölgesi haline getirilmesi öngörülüyor.


KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRAL YATIRIMLARI SU SİSTEMİNİ BOZACAK
TEMA'nın verdiği bilgilere göre kömür yatırımlarının tarım alanlarına yönelik olumsuz etkileri ise şöyle sıralanıyor: “Kömür madenciliği için hektarlarca tarım alanı kazılır, binlerce yılda oluşan verimli üst örtü yok olur. Türkiye'de linyit madenciliği çoğunlukla açık ocak işletme şeklinde olur, açık ocak kömür madenciliği için tarım yapılan üst toprak sıyrılıp başka bir arazi üzerinde depolanır. Tarımsal alanın gördüğü ilk tahribat bu şekilde olur. Kömür madenciliği için yapılan susuzlaştırma bölgenin su sistemini bozar, tarım alanlarının susuz kalmasına neden olur. Kömürün güvenli şekilde çıkartılması için sahanın susuzlaştırılması gerekir, aksi takdirde maden sahasını su basar. Sahanın susuzlaştırılması, o sahada var olan tüm suyun çekilip başka bir yere boşaltılması anlamına gelir. Var olan su döngüsü bozulur, suyun sahadan uzaklaştırılmasıyla sulu tarım yapma imkanı kalmaz. Örneğin; Konya-Karaman'daki kömür sahasının ilk etabı olan 3'te 1'i için yapılan susuzlaştırma hesaplarına göre yer altından çekilecek suyun miktarı o kadar fazla ki 57.300 dönüm arazide sulu tarım yapma imkanı kalmayacak. Susuzlaştırma ile çekilen su başka bir su kaynağına boşaltılır. Çıkan kimyası bozulmuş su, başka bir su kaynağının da yapısının bozulmasına neden olur.


İÇİLEBİLİR SU KAYNAKLARINDA AĞIR METAL TEHLİKESİ
Kömür çıkarılırken, kömürün su ve hava ile teması asit oluşturur. Asidik hale gelen su, ulaştığı diğer su kaynaklarını da kirletir. Susuzlaştırma sırasında kömürle temas eden sular asidik hale gelir. Bu duruma asit maden drenajı kısaca AMD denir. AMD kükürt içeren kayaların hava ve suyla temas etmesiyle doğal olarak sülfürik asit oluşması prosesidir. AMD asidik olmasının yanı sıra mangan, nikel, bakır, kurşun, çinko, civa gibi ağır metalleri de içermektedir. Kömür madenlerinden çıkan bu su civarda bulunan nehirlere ulaşır, içme suyu kaynaklarını kirletir ve yeraltı suyuna karışır. Bu suyun asidik olması yüzünden nehirlerde sediman içinde birikmiş olan ağır metaller de çözünebilir. Sonuç olarak AMD nedeniyle, suyun insanlar ve tarım için kullanılması olanaksız hale gelir.


KÖMÜRLÜ SANTRALDEN ÇIKAN KÜL TOZU BİTKİSEL VERİMİ DÜŞÜRÜYOR
Termikler santrallerden çıkan kül, meyve, sebzeleri kaplar, zehirler, kurutur. Kömürlü termik santrallerin yaktığı kömürün hepsi enerjiye dönüşmez. Bir kısmı kül olarak katı halde, atık olarak kalır. Kül tozu uçuşarak yaprak yüzeyinde biriktiğinde, tozlar güneş ışınlarını geri yansıttıkları için fotosentez olayını (fiziksel olarak) geriletir, tozlar yaprak yüzeyindeki solunum gözeneklerinin (stoma) kapakçıklarının çevresine yerleşerek onların çalışmasını önler, hava kuruduğunda kapanamayan kapakçıklardan terleme devam eder. Bitki yaprağı devamlı ve aşırı su kaybından (kuraklık etkisi) zarar görür veya kurur. Nemli veya ıslak durumda (sis-çiğ-kırağı ile) yaprak yüzeyine biriken tozlar yukarıda sayıları zararlara ek olarak kimyasal özellikleri ile de (asit etkisi gibi) yaprak yüzeyine zarar verir.


TERMİK SANTRALLER ÇİFÇİLERİN SULAMA SUYUNA ORTAK OLACAK
Termik santraller, sistemlerini soğutmak için su kullanır. Çiftçinin sulama için kullandığı dere, göl, gölet, yer altı sularına ortak olur. Termik santraller, sistemlerini soğutmak için büyük miktarda suya ihtiyaç duyar. Deniz kenarındaki santraller bu suyu denizden temin eder. Yerli kömür santralleri genelde iç kesimlerdedir, su ihtiyaçlarını yer altı suyunda, çevredeki göl ve derelerden karşılar. Çiftçinin sulama suyu olarak kullandığı suya ortak olur. Örneğin, Çanakkale Çan ve Yenice'de planlanan 3 santral (toplam 800MW), soğutma suyunun tamamlanması için saatte 800 m3 su tüketecek. (Karşılaştırma için, Türkiye'de kişi başına su tüketimi 0,2m3/gün (0,008m3/saat))


ASİT YAĞMURLARI TOPRAĞA VE İNSANA ZARAR VERECEK
Termik santrallerden çıkan hava kirliliği asit yağmurlarına neden olur. Termik santrallerin yaktığı kömürün kükürt içeriği yakma işlemiyle gaz hale geçer. Havanın nemi ile karşılaştığında asit yağmuruna dönüşür. Asit yağmurlarının orman örtüsüne verdiği zararın sadece canlı kütleye değil, toprağın su tutma kapasitesine etkisi ve erozyona neden olması dolaylı zarar çarpanının artmasına yol açar. Santral bacasından çıkan emisyonun bir çıktısı olan Nitrik asit (HNO3) aynı zamanda ağır metalleri çözerek önce ağır metallerin toprağa geçmesine daha sonra bitki yoluyla insanlara geçmesine yol açar.


AĞIR METALLER TOPRAKTAKİ BİTKİLERİ YOK EDEBİLİR
Toprağın sağlığını bozar, üretimi de verimi de azaltır. Asit yağmurları bitki örtüsünün yanmasına neden olur, ayrıca kimyasal, fiziksel ve biyolojik özelliklerini olumsuz yönde etkiler. Bitkilerin gelişiminde rol oynayan kalsiyum, magnezyum gibi elementlerin toprak profilinden çözülerek uzaklaşmasına yol açar. Aşırı yıkanma sonucu toprak bozulur ve tarımsal verim azalır. Santral bacalarından çıkan karbondioksit, azot oksit ve kükürt dioksit içeren zehirli tozlar bitki yapraklarında yanıklara neden olur ve sonrasında yapraklar kuruyarak dökülür ve sonuçta ağaçlar kurur. Termik santrallerden yayılma riski olan kurşun, kadmiyum, cıva, arsenik, krom, nikel ve antimon gibi ağır metallerin topraklarda neden olacağı toksik etki tarımın tamamen yok olmasına yol açabilir veya bitki yetişse dahi canlılar tarafından tüketilemez hale gelebilir. Ayrıca ağır metallerin birikimi yararlı toprak organizmalarının yok olmasına ve toprağın işlevsiz kalmasına yol açıyor. Ağır metaller topraktaki organizmaların oksijen ile solunum yapmasını engelleyerek topraktaki popülasyonunu sıfırlayabilir. ''





Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
TÜRKİYE'NİN BUĞDAY AMBARINA TERMİK SANTRAL TEHDİDİ!
          
Günün Haber Başlıkları
THY İLE AZUL ORTAK UÇUŞLARA BAŞLADI
THY TARİHİNİN EN YÜKSEK KASIM AYI DOLULUK ORANINA ULAŞTI
İSTANBUL VE İZMİR ARASINDA REKOR HAVALİMANI TRAFİĞİ



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     TÜRKİYE GASTRONOMİ TURİZMİ RAPORU AÇIKLANDI
     TÜRKİYE ÖNCÜLÜĞÜNDE TELİF HAKLARINDA ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ
     ÖRNEK BİR PROJE: DOWN ŞEFLER TÜRKİYE
     2018 ÇİN'DE TÜRKİYE TURİZM YILI HAZIRLIKLARI SÜRÜYOR
     TÜRKİYE'DE ULUSAL ÇEVRE ETİKET SİSTEMİ KURULUYOR
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx