DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN NERESİNDEYİZ

Yazarımız Hüsnü Gümüş, Bilkent Üniversitesi Turizm Ve Otel İşletmeciliği Bölümü tarafından düzenlenen “Turizm 4.0 Dijital Dönüşümün Neresindeyiz” başlıklı forumdan çarpıcı başlıklarla izlenimlerini aktarıyor.

21 Aralık 2018 Cuma - HÜSNÜ GÜMÜŞ- Turizmhaberleri.com- Ankara

DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN NERESİNDEYİZ

Bilkent Üniversitesi Turizm Ve Otel İşletmeciliği Bölümünün Ankara'da bizi tekrar buluşturan geleneksel Forumlarının yedincisinde “Turizm 4.0 Dijital Dönüşümün Neresindeyiz '' konusuyla bir arada olmanın mutluluğunu yaşadık.
Oturumların birbirini tamamlayan konuşmacılardan oluşan yapısı ile turizmde dönüşüm sürecinin satır başlarını turizm ve bağlı sektörlerin yetkili isimlerinden dinleme fırsatını yakaladığımız bir toplantı oldu. Son yıllarda katıldığım zamana saygılı, tümünü izleyenlerin kazanımlarla ayrıldıklarını düşündüğüm, bölüm yöneticilerinin de sonuna kadar ilgi ile izledikleri bir toplantı olduğuna, teşekkürlerimle, işaret etmeliyim.

Konuşmaların yayınlanacağını düşünerek, sayın konuşmacıların paylaştıkları sunumların ayrıntılarına girmeden ana fikirler etrafında değerlendirmeler yapmaya çalışacağım.

Öncelikle, İlk kez 2011 yılında Almanya'da gündeme gelen Endüstri 4.0 kavramının 2030 yılına kadar devam etmesi beklenen gelişim sürecinde dünyada ele edilen uygulamalara zamanında katılabilmek açısından hızla hareket etmemiz gerektiği mesajını çıkardık.
Bilkent Mezunları da genç arkadaşlarıyla gelecekte mesleklerinin aranılan birer kişisi olabilecekleri enerjisi yükleyen, dünyada 126 milyon kişinin çalıştığı sektörün emek yoğun yapısının her şeye rağmen devam edeceği gibi, ümit verici izlenimler paylaştılar.

Zamanı, Hızla Eyleme Geçirebilecek Uygulamalarla Değerlendirmemiz Gerekiyor
Forum sırasında görüşlerini sunanlar da turizm nedeniyle kapasite kullanımları ve iş hacimleri artan havaalanlarından, ulaşımdan, araştırmaya, yazılıma, her türlü mal ve hizmet üretimine katkı sağlayan bunu dünyaya aktaran tanıtım faaliyetlerinden oluşan katma değer oluşturan turizm sektörü ortaya koydular.

Tüm endüstri devrimlerinin temel amacının insanların aletler tarafından yapılabilen işleri onlara bırakmak ve kendilerine daha çok zaman ayırmak olduğunu biliyoruz. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Genel Sekreteri Fatih TOKATLI'nın Endüstri 3.0 Döneminde temel öge olan elektriğin sanayiden, yaşam ortamından otomasyon ve bilişim ortamına elektronik olarak yansıdığı 4.0 döneminin de yapay zeka, sosyal medya ve büyük veride kullanılması olduğu tespiti önemliydi.

Elektroniği yapay zekayı ve büyük veriyi kullanma yeteneği kazanan gençlerimizin 2030 yılına hazır olacaklarını ilk tebliği uzaktan sunan Prof. Dr. Cihan ÇOBANOĞLU'nun elde edilen gelişmeleri yorumlayan bildirisinde gördük.
Teknoloji Destekli, Vatandaş Katılımlı Kentsel Yaşam
Şehirlerin Yaşam kalitesini yükseltilmesi katılımcı olmaktan geçiyor ve bu 4.0 anlayışında bütünleşilmesi ile sağlanabilecek bir süreç. Kentsel yaşam sürecinde de 1.0 dan 4.0 a varan gelişmeleri ve Yaşam ortamlarınızın bu konudaki uyumunun önemini ortaya koyan NOVUS kurucusu Berrin Benli'nin görüşleri MASTERCARD'ın dünya kentlerini değerlendiren Hedef Şehirler araştırmasında yer alan “kentsel kamu ulaşımının ve erişilebilirliğin turizmin gelişimindeki önemini '' ortaya koyan çalışmasını da destekliyor.

Alan Yönetimleri ise bu anlamda uygulamaya hızla alınması gereken, kentin ve toplumun 4.0 olması bazında tanıtılmayı ve benimsenmeyi bekleyen bir yönetişim tarzı.
Yöre ve Kentsel tanıtım kavramlarının yaşam ortamlarına aktarılması ile ve katılımcılığın her aşamada sağlanması ile oluşabileceğini ortaya koyan kalkınma kavramının 4.0 döneminde yerine oturması zamanı ve ruhunu kaybetmemek açısından bu anlamda önem taşıyor.

Müzeyi Geleceğe Taşımak
Ankara Rahmi. M. KOÇ Müzesi Yöneticisi Mine SOFUOĞLU'nun yeni müzecilik anlayışının koleksiyonerlerden başlayan, müzeleri geleceğe taşıyan yaşam döngüsü boyutundaki açıklamaları Ankara'da müze adaları oluşturulması ve buralara ulaşılabilirliğin sağlanması halinde elde edilecek gelişmeleri açıkladığı konuşması ise müzecilikteki 4.0 ve endüstrideki 4.0 kavramlarının paralelliğinin önemini ortaya koyan bir sunumdu.

Ayrıca müzelerdeki sergileme alaları ve sergilenenlerin günümüze gelen etkileri ile ele alınması farklı beklentileri olan kişileri daha etkileyecektir. Müzeler Gecesi, Müzebus, kent merkezleri, İzleyici yorumları gibi uygulamalar Müzeyi güncel tutmak ve geleceğe taşımak açısından müzede daha fazla zaman ve ilgi oluşturmanın bir yolu olarak görülüyor.
Bundan önceki yazımızda yer verdiğimiz Müzede 2 yıl daha sergilenecek olan “Ankara Tablosu '' nun Ankara için yazılmış kitaplar, gravürlerle desteklenen bir sergileme anlayışı ile sunumları paralelinde geçmişten geleceğe taşıyan bir müzecilik anlayışının öncülüğünü yapacaklarına inanıyorum.

Katılımcı EKO Sistemler
Kentleşmede ve müzeciliğin gelişiminde de işlenen 1.0'dan 4.0 varan gelişmelerin paralelliği bu iki konuda müşterek çalışmaları ortaya koymaktadır. Kentlerin yaşam ve Kültürü imkanlarının yer aldığı iletişim ortamlarına tüm kurumların, kişilerin ve yöneticilerin söylem ve demeçler yanında izleyici, seyirci olarak katılımı ihtiyaç duyulan uygulamalara da destek sağlayacaktır.

Hızlı akan bir zaman sürecinde geleceğe hazırlayan sunumuyla başlayan toplantı izleyenleri turizm ekonomisinin büyüklüğü ve sağlayacağı katkıların 4.0 Döneminde hızlı hareket edenlerin şanslı olacağın düşüncesi aşırı turizm etkilerini de unutmadan dikkate alınması gerekeceğini ortaya koyan bir yaklaşım edinmemizi sağladı.

Gelecek Elimizde
SABRE Genel Müdürü Altuğ BEKDEMİR'in belirttiği gibi geleceğin elimizde olduğu ancak henüz paylaşılmadığı bir dönemde duyguları ihmal etmeden gerçeklik ve deneyim aşamasında insanın yükünü azaltmak açısından neleri otomasyona aktarmamız gerekeceğinin kararların doğru olarak vermek gerekiyor.

Hayal edebilirsen yapabilirsin anlayışının hakim olduğu bir anlatımın elektronik ortamda gelişen, büyüyen ve planlanan verilerin aynı hızla yorumlanması için müşteri memnuniyetini de ihmal etmeyen düşünce sistemlerine duyulan ihtiyacın “özgünlüğü '' içerdiğini de yakalamış olduk.

Dijital Dönüşümün Neresindeyiz
Forumun değerlendirmesini yapan Mustafa SİYAHAN ve Yakup DİNLER'in tespitleri ve izlenimlerim doğrultusunda çıkarabildiğim sonuçları burada paylaşmak istiyorum.
Anlık ve el yordamı ile tespit edilen (50 milyon turist, 50 milyar dolar gibi) hedefler yerine Uydu Muhasebe ve anlık İstatistik yöntemleri ile çalışan, 4.0 hareketine dünyanın bugün geldiği yerden katılmayı sağlayacak bir çabanın içinde olmak gerekiyor.

200 milyon Avro ödenek ayıran ve “Yapay Zeka Araştırma Merkezi (DFKI) '' ni kuran Almanya'nın öncülüğünde gelişen Endüstri 4.0 hareketinde yer alabilmek için Teorik ortamın ve duyulan ihtiyacın daha fazla tartışma ortamına taşınmasına gerek olmadan yapabileceklerimizi üniversitelerimiz ve Teknokentler bünyesine uygulanabilir projelere taşımamız gerekiyor.

Bilkent'in bu konuda sahip olduğu kazanımları ve yerinin gelecek dönemde eyleme dönük bir seminerle tamamlayacağı beklentisini, toplantıda edindiğim ivmeye güvenerek, sunmak istiyorum.

Turizm konusunda yeni bir atılım dönemini hazırlayan 2634 sayılı yasanın hazırlık çalışmaları sırasında “Bacaları Tüttüren Bir Bacasız Sanayi Oluşturmak '' hedefini yakalayan Türkiye turizminin sadece kendisi için değil tüm dünya için de eğitim, istihdam ve mal ve hizmet üretimi için hazır olduğunu bunun için de 4.0 ilkelerini tüm iş yerlerine hakim olması halinde sonuçta sadece “turist kabul eden bir ülke olarak turizm de ihraç edebilen bir ülke '' olma boyutunda yeni bir potansiyel yakalayabileceğini tespit etmiş olduk.

Değerli Panelistler Endüstri 4.0' In İçeriğini Turizm Açısından Ele Aldılar
Bana göre sunumlarında Bölge Markalaşması (Regional Branding) ve Kent Markalaşması (City Branding) konusunda Markalaşmış Kişiler, Markalaşmış Ürünler, Turizmin, Kültürün ve Sanatsal Yapılanmaların çok önemli olduğunu çeşitli Kentlerdeki, yörelerdeki ve tüm yerleşim merkezlerinde yaratıcı bir turizm anlayışının oluşmasının “akıllı ortamlarda '' olaylar ya da kavramlar arasında bağlantılar kurma, bağıntıları algılama, kavrama, anlama, düşünme yetisi olarak tanımlanan “us '' la mümkün olabileceğini ortaya koydular.

Usla tamamlanan özgünlük modeli Termal, Gastronomi, Beach, Resort gibi özgünlükten uzak kavramların bırakılmasını gerektiriyor. Türkiye'de tatil yapanların kaplıca, mutfak, kumsal gibi tanımlarla karşılaşanların bir farklılık yaşadıklarını ve bunu hissetmenin yollarını arayacakları bir tatil dili gerekiyor. 1965 yılında Monte Carlo enstitüsü tarafından ileri sürülen bu gerekliliğin 4.0 döneminde de önemine işaret edilmesi anlamlıydı benim için.

4.0 hareketinde dünya ile paralel hareket edebilen bir Türkiye tanıtımında da bu anlamda farklı kazanımlar elde edebilecektir.

Endüstri 3.0 Dönemini yaşayan bir nesil olarak, 4.0 ın da sonuçlarını görebileceğimiz ümidi ile bizi dinleyen genç arkadaşlarımızın başarı öykülerini de paylaşabileceğimiz bir ortamda, 2030 yılında da, katılıma açık bir çağrı ile tekrar karşılaşmak üzere sözleştik.

Özenle hazırlandığı her aşamasında görülen bu toplantı sırasında Ankara önceki İl Kültür ve Turizm Müdürü Doğan ACAR, önceki Tanıtma Genel Müdürü İrfan ÖNAL, turizmin iz bırakan öncülerinden Tekin ERTAN, isimlerini buraya alamadığım değerli pek çok turizmci dost ve Bilkent'in öğretim kadrosu ile tekrar karşılaşmak da benim için ayrı bir mutluluk nedeniydi.











Kaynak: turizmhaberleri.com

                Google+ paylaş               
DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN NERESİNDEYİZ
          
Günün Haber Başlıkları



 Yorumlar

Benzer Haberler :
     İZMİR'İN DİJİTAL KÜTÜPHANESİ YAŞAM BOYU ÖĞRENME HEDEFİYLE AÇILDI
     KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI DİJİTAL ÇAĞIN EN ÖNEMLİ KONUSUDUR
     ANTALYA DİJİTAL ZİRVESİ'NDE TÜRSAB ÖNEMLİ PAYDAŞIMIZDIR
     TURİZMDE DİJİTAL YOL HARİTASI RAPORU AÇIKLANDI
     19 MAYIS'TA TÜRKİYE'NİN EN GENÇ DİJİTAL HARİTASINI YAPACAKLAR
xxxxxxxxxxxxxxxxxxx