TurizmHaberleri.Com 

KARS’TA DÖRT YANLIŞ TÜM DOĞRULARI GÖTÜRÜYOR

1-Sarıkamış Katerina Köşkü 2-Cenub-i Garbi Kafkas Cumhuriyeti Meclis Binası 3-Ermeni Şair Yegishe Charent’in doğduğu ve yaşadığı ev 4-Kanlı Tabya beyaz vagon üzerindeki anlamsız Rusça yazılar


1- SARIKAMIŞ KATERİNA KÖŞKÜ NEDEN ATIL DURUMDA?
Sarıkamış kayak merkezi Kars’a gelen tüm tur gruplarının ve kayak sporu yapanların vazgeçilmez ziyaret noktasıdır. Her ne kadar geç kar yağması nedeniyle bu sezon gecikse de bir haftada taşlar yerine oturdu ve sezon hızlı başladı.

Kayak merkezine gitmeden öncelikle 93 harbi sonrası Ruslardan kalan askeri binalar ve Katerina Yazlık Köşküne mutlaka ziyaretçiler uğrar. Çünkü tepelerde muazzam bir Rus Baltık mimarisinden kalma saray kalıntısı herkesi selamlar. Bu saraya kalıntı, harabe veya atıl bırakılmış bir tarihi eser demek daha uygun düşer aslında. Uzaktan güzeldir ama içler acısı derece bakımsızdır.

Rusların, 1917 de Kars’ı terk etmesi ve 1920’de Kazım Karabekir’in şehri teslim alması sonrası bina uzun müddet Türk askeri tarafından karargâh olarak kullanılmış ama daha sonra yine terkedilince her ne kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmiş olsa da tarihi mekân çobanların, define avcıların ve alkoliklerin uğrak yeri olduğu için neredeyse tamamen tahrip edilmiş durumda. Durum içler açısı, define avcıları tarafından salon parkeleri delik deşik edilmiş, kapılar, bacalar, peçler (sobalar ) sökülerek doğanın insafına bırakılmış bir metruk binadan söz ediyoruz.

Etrafında ineklerin otladığı ve harap durumda olan bu tarihi ve masalsı bina; bir sarhoşun veya tinercinin bir kibrit çakmasına bağlı olarak halen ayakta kalmaya çalışıyor.

Muhteşem bir mimariye sahip olan binanın yıllardır bir müze veya otel yerine adeta bir tuvalete veya çöplüğe dönüşmesine izin veren yöneticilerin duyarsızlığı oldukça düşündürücü ve üzüntü verici.

Bu konuda çocukluğu Kars’ta geçmiş olan yazar ve sanat tarihçi Denisenko nun dediği gibi “keşke zenginin biri çıksa da bu sarayı restore ederek turizme açsa“ diye düşünürken Turizm il Müdürlüğünün 2011 yılında burasını restore edeceğini duyduk. 113 sene önceki gibi orijinal haline getirilecek bir şekilde restore edileceği ve binanın 49 yıllığına özel sektöre kiralanmasının gündemde olduğunu öğrendik.

Ama 2020’deyiz ve 2011 de söz edilen projeden hiç bir iz yok. Saray halen metruk halde karlar arasında terkedilmiş olarak sonunu bekliyor ve burası halen çobanlar için ahır ve barınak olarak kullanıyor.
Şüphesiz ki en iyi koruma yönetimi binanın kullanıma açılmasıdır. Acilen yetkileri bu güzel Baltık mimari örneği olan çivi kullanmadan ağaç sütunlardan yapılmış eşsiz tarihi sarayı ivedikle koruma altına almalarını, müze otel veya kültür merkezi olarak turizme kazandırmalarını diliyoruz.

2 – CENUB-İ GARBİ KAFKAS CUMHURİYETİ MECLİSİ BİNASI NEDEN MÜZE YAPILMIYOR?
Anadolu’nun ilk Türk Cumhuriyeti olarak kabul edilen ve 1919 Mart’ında kurulan Cenubi Garbi Kafkas Hükümeti delegelerinin gizli gizli ilk kez toplandığı bina, günümüzde Kars çarşısı içinde kalakalmış bir İşhanı olarak kullanıyor.
İlk Türk Cumhuriyetinin kurulduğu mekân, tarihi önem açısından günümüzde müze olması gerekirken neden sıradan bir ticari İşhanı olarak kullanıyor.?
Uzun iki katlı binanın balkonunda duran Türk bayrağından başka hiçbir tarihi göstergeye sahip olmayan tarihi mekân ne yazık ki gereken ilgi ve önemi göremiyor.

Neden mi çok önemli?
Anadolu’da ilk Cumhuriyetinin kurulduğu binada toplanan delegeler özerk bir cumhuriyet ilan etmiş ve bu durum bölgeye sahip olmak isteyen İngilizlerin hoşuna gitmemişti. Çünkü başında Cihangir Bey olan Cumhuriyet başta Kars olmak üzere Ardahan, Batum, Artvin, Nahcivan gibi yöreleri kapsıyordu.
Bu delegeler, Kars ta yaşayan gerek Müslüman gerekse Malakan gibi Hristiyan halklar kendi seçtikleri cemaatlerle dönüşümlü olarak Kars ı yöneteceklerdi ve daha sonra İngilizler Ermeni göçmenlerin Kars a yerleşmeleri konusundaki talepleri Cenubi Kafkas Cumhuriyeti şurası tarafından ret edilince bunu fırsat bilerek 12 Nisan’da zorla girerek meclisi ve Kafkas Cumhuriyeti delegelerini dağıttılar ve başta Cihangir Beyoğlu olmak üzere tüm delege üyelerini Malta ya sürgün etmişlerdir.

1919 da böyle bir tarihsel bir olayın gerçekleştiği binanın bugün bir müze olması gerekmez mi?
Lütfen yetkilileri göreve çağıyoruz.

3 – ERMENİ ŞAİR YEGİSHE CHARENT İN DOĞDUĞU VE YAŞADIĞI EV NİYE METRUK HALDE?
Bırakıp ardımda yuvamı
Nehir kıyısındaki harap evimi
Bırakıp Kars kentini
Bahçelerini ve derin mavi göklerini
Gezinip dururum şimdi hep başka şehirlerde
Anayurdum gözlerimin önünde


Bu vatan hasreti dolu güzel şiir, ünlü Ermeni şair ve aktivist Yeghishe Charents ait. Kendisi Kars doğumlu bir Ermeni sanatçı, doğduğu ev bugün Kars çayının hemen kıyısında harabe halde yıkılmak üzere malum sonunu bekliyor. Bu evi satın almak isteyen Ermenistan’dan gelen bazı yetkililerden inanılmaz yüksek bir astronomik fiyat istenildiği için evin müze haline getirilme fikrinden uzaklaşılmış gibi görünüyor. Her ne kadar bu metruk ev bir şahsa ait olsa da Kars kültür ve turizmi açısından burasının acilen bir müzeye dönüşmesinden yanayım. Yetkililerin ilgisine.

Düşünsenize Nazım Hikmet veya Orhan Pamuk’un doğduğu ev başka bir ülkede olsaydı ve siz onu müzeye çevirmek isteseniz birileri hayır deselerdi ne hissederdiniz? Türk veya Ermeni bu şair vatan özlemi ile yaşarak politik görüşlerinden dolayı genç yaşta Stalin tarafından idam edilmiş Kars doğumlu bir sanatçıydı. Bu bağlamda Kars’a bir Yeghishe Charents anı evi yakışır diye düşünüyorum Belki böyle bir adım Türkiye ve Ermenistan arasındaki 1915 soykırım iddiaları üzerinden baskı ve lobicilik faaliyetlerini yok etmese de hafifletir diye düşünüyorum. Unutamayalım emperyalizm halkları düşman haline getirir ve yönetir. Halklar her koşulda kardeş olabilirler. Bunun en güzel yolu da sanatsal ve kültürel paylaşımlardır

4 – KANLI TABYA BEYAZ VAGON ÜZERİNDEKİ ANLAMSIZ RUSCA YAZILAR!
Kafkas cephesi komutanlığı veya diğer adıyla Kanlı tabya Kars’ın en güzel müzesi diyebilirim. 1818’de güney tabyası veya yeni tabya adıyla Sultan III Selim tarafından yapılmış olan tabya günümüzde bir interaktif savaş müzesi olarak hizmet veriyor.

Rusların 1850 de bir gece baskınıyla tüm askerlerimizi katletmesi nedeniyle adı bugün Kanlı tabya olan müze hakkında olumsuz söyleyecek hiçbir şeyimiz yok ama yıllar önce Arkeoloji müzesinde iken daha sonra Kanlı Tabyanın bahçesine taşınan Kazı Karabekir e ait Beyaz Vagon üzerindeki yalan yanlış yazılmış Rusça yazılar özellikle müzeye gelen Rus ve Rusça bilen ziyaretçileri güldürüyor.

Kazım Karabekir gibi karakteristik bir askere ait bir eser üzerine alay edilmesi tarihimiz açısından hiç de hoş bir durum olmasa gerek.

Bir Kars kitabının yazarı Ludmila Denisenko ya göre, bu Rusça yazılar tamamen yanlış hatta uydurma. ‘Orijinal Rusça yazının üstü bakım sırasında boyanmış ve asıl yazı kaybolunca kalan izlerden tahmini yeniden bir şeyler yazılmış ve şu anki görüntüler anlaşılmaz ve uydurma harflerden ibaret. Sonuçta müzeyi ziyaret eden Ruslar müzeyi kıkırdayarak geziyorlar.Bu şekilde sergilenmesi tarihimize olan bir saygısızlıktır.
Bu yazıların acilen çok iyi Rusça bilen uzman tarihçi tarafından incelenmesi ve de aslına uygun yazılması gerekmektedir. Yetkilileri göreve çağırıyoruz.

Bu dört önemli konu Kars’ta yaşadığım 15 günlük zaman diliminde benim dikkatimi çeken ve çok rahatsız eden konuların başında geliyor.

Unutmayalım, Kars bir kültür şehridir sadece turizm şehri değil.

Turizm kültürsüz yapılamaz, önce tarihi ve kültürümüzü onarmamız ve yüceltmemiz gerekiyor, daha sonra refah ve para gelir.




KemalŞENDİKİCİ
Profesyonel Turist Rehberi- Turizm Yazarı/ Seyahat Fotoğrafçısı
Yayın Tarihi : 14.01.2020
www.TurizmHaberleri.com

----------------------------=oOo=------------------------------
Bu Köşe Yazısı www.TurizmHaberleri.com'dan alınmıştır.