ISTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -3

ÇEMBERLİTAŞ II. MAHMUT TÜRBESİ 1.BÖLÜM


II. Mahmut türbesi ve haziresi İstanbul Rumeli yakasında mutlaka ziyaret edilmesi gereken önemli Osmanlı mezarlıklarından biridir. Son dönem üç Osmanlı padişahının yer aldığı türbe etrafında oluşan hazire ise cumhuriyet öncesi son Osmanlı devlet adamalarının defnedildiği bir devlet mezarlığı görünümündedir. Türbe ve hazire; İstanbul un Eminönü ilçesi Çemberlitaş semtinde Divan yolu caddesinde yer almaktadır. Türbede yatan üç Osmanlı padişahının önemi, türbe dışında medfun mezar taşlarının ait oldukları devlet adamlarının sayısı, batı etkisindeki modernleşme hareketlerinin Türk defin mimarisine etkisi, hazirede bulunan mezar taşlarından çoğunun abidevi nitelikte oldukları ve ender bulunan şaheser sanduka ve şahidelerin yer alması gibi nedenlerden bu türbe ve mezarlığı iki bölüm halinde sizlere anlatmayı uygun gördük. Birinci bölümde; Osmanlı padişahlarının kısa hayat hikâyelerini ve yaptıkları işleri, türbe içindeki sandukaların kimlere ait oldukları ve hazirede medfun bulunan devlet adamlarının listesi. İkinci bölümde ise; hazirede medfun olan mezar taşlarının mimari özellikleri, anıtsal bazı mezar taşlarının günümüz Türkçesiyle transkripsiyonları ve önemli anekdotlarla noktalamak istiyoruz.

Türbede medfun bulunan üç Osmanlı padişahlarından ilki II. Mahmut Han dır. Osmanlı tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birinde 31 yıl hükümdarlık yapan padişah Osmanlı nın üçüncü ve son soy atasıdır. Son altı padişahtan ikisi oğlu ve dördü torunudur. Hükümdarlığında; Sırp ve Yunan isyanları başlamış, Rus-İngiliz-Fransız donanmaları Navarin de Osmanlı donanmasını yakarak imha etmiş, Fransa, Cezayir i işgal ederek Kuzey Afrika da sömürgeciliğe başlamış, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ise Osmanlı ya isyan ederek orduları ile Anadolu içlerine kadar gelmiş ve bunlardan en önemlisi Osmanlı nın 1326 da kurduğu ve son iki yüz elli yılda ise fesat yuvası haline gelen “ Yeniçeri Ocağını “1826 yılında kaldırmış ve Bektaşiliği yasaklamıştır. Sultan Mahmud-u Sani bu tür dertlerle uğraşırken bir yandan da modernleşmenin temellerini atmış, yeni bir ordu kurmuş, askeri üniformaları değiştirmiş ve ordu mensuplarının “ fes “ giymelerini emretmiştir. Ceket, setreli pantolon giydiği ve sakalını kestiği için “ gavur padişah “ diye halk arasında anılmış, yaptığı reformlar ile de bazıları tarafından her yüzyılda bir ortaya çıkan “dahi padişah “ olarak nitelendirilmiştir. Saltanatı süresince yorgun düşen Sultan II.Mahmut doktorların tavsiyesi üzerine Çamlıca daki Esma Sultan yalısında hastalanmış ve 1839 yılında burada ölmüştür.

Türbedeki ikinci padişah Sultan Abdülaziz Han dır. Abdülaziz Osmanlı hanedanının otuz ikinci padişahıdır. Sultan Abdülmecid in ölümü üzerine padişah olmuştur. Uzun boylu, kilolu ve pehlivan yapılı sultan güreş, cirit ve av sporları ile ilgilenmiş ve saltanatı süresince Osmanlı donanmasını modernize etmek için uğraşmıştır. Ordunun son model silah ihtiyacının karşılanması da onun saltanat dönemindedir. Osmanlı padişahları arasında Yavuz Selim den sonra yurt dışına çıkan ikinci padişahtır Avrupa gezisi 40 gün sürmüştür. Abdülaziz dönemindeki önemli olaylar ; Karadağ isyanı, Eflak ve Boğdan eyaletlerinin Osmanlı dan ayrılması ve Romanya nın kurulması, 1866 Girit olaylarının patlak vermesi ve 1876 Hersek-Bulgar isyanlarıdır. İmparatorluğun durumunun gün geçtikçe kötülemesi bahane edilerek 30 Mayıs 1876 günü Feriye sarayında bilekleri kesilmiş olarak bulundu ve intihar ettiği iddia edildi. Son yıllardaki araştırmalar da ise talihsiz padişaha suikast yapıldığıdır.

Türbede medfun bulunan son padişahımız ise “ Abdulhamid-i Sani “ yani “ II. Abdülhamid Han '' dır. Sultan Abdülhamid otuz üç yıl saltanat sürmüş ve hakkında en çok eser yazılmış Osmanlı padişahlarından biridir. Osmanlı tebasının Sultan Hamid dediği padişah , şehzadeliğinden beri çok iyi yetişmiş ve devlet adamı olarak kendisini saltanata hazırlamış biriydi. Sultan Abdülhamid Han, bütün hayatını tam bir İslâm âlimi ve siyaset ve devlet adamı olmaya adamıştır. Amcası Abdülaziz zamanında ziyaretlerde ve seyahatlerde bulunan Abdülhamid, Fransız İmparatoriçesi, Avusturya Kralı, Prusya Veliahdı, Galler Prensi, Fransa Prensi, Şeyh Şâmil ve Emir Abdülkadir gibi, batılı ve doğulu devlet adamlarıyla tanışmış ve onlardan istifade etmesini bilmiştir. Tahribatı çok ağır olan 1877-78 doksan üç harbi sonrasında devleti kurtarmak için Meclis-i Mebusan ı fesih etmiş ,sıkı bir istibdat rejimi uygulamaya başlamış ve azınlıkların taşkınlıklarını önlemişti. 1908 yılında II. Meşrutiyeti ilan etmek zorunda kalan padişah Abdülhamid ne yazık ki devletin çöküşüne engel olamamıştı.

İttihatçıların basiretsizliği, azınlıkların yaptığı tahribat ve diğer büyük devletlerin baskıları sonucu tekrar açılan Meclis-i Mebusan üyelerinin çoğunluğu ile 27 Nisan 1909 da meclisten “ hal “ kararı çıkarılarak padişahlıktan el çektirildi. Daha sonra Selanik e sürgüne gönderilen Sultan Abdülhamid 1918 yılında vefat etti. Hayat tarzı itibariyle Sultan Abdülaziz e benzeyen, şarklı, tam bir Müslüman, tam bir Osmanlı ve tam bir Müslüman-Türk olan Abdülhamid Han, takva ve dindarlığı sebebiyle halk arasında “ veliyullah “ olarak bilinmiştir. Bilhassa Almanya dan aldığı silah ve cephane, Çanakkale de yaptırdığı istihkamlar Gelibolu savaşlarında çok yararlı olmuş ve bir anlamda onun ileri görüşlülüğü sayesinde zafere ulaşılmıştır.

Sultan II. Mahmut türbesi, İstanbul Çemberlitaş ta Divan yolu Caddesi üzerine 1839 yılında Ebniye-i Hümayun kalfalarından Ohannes Dadyan ve Boğos Dadyan tarafından inşa edilmiş ve 1840 yılında açılmıştır. Sultan II. Mahmut Türbesi çevresindeki büyük bir alanda bir Osmanlı anıtsal mezarlığı oluşmuştur. Türbe alanı sebil, muvakkithane ve hazireden meydana gelmiş olup türbe bu alanın güney batı uçundadır. Türbe Divan yolu caddesine cephelidir. Türbedeki kitabeleri de Hattat Mehmet Haşim Efendi yazmıştır. Türbenin dış avlu kapısı üzerindeki kitabe de Yesârîzâde Mustafa İzzet Efendi ye aittir. Türbe içerisinde on sekiz sanduka bulunmaktadır. Burada Sultan II. Mahmut, Sultan Abdülaziz ve Sultan II. Abdülhamid gömülüdür. Sultanların sandukaları madeni ve sedef şebekeler içerisine alınmıştır. (1) Padişahlardan başka türbede ; Bezm-i Alem Valide Sultan, Atiye Sultan, Esma Sultan, Saliha Naciye Sultan, Dürr-ü Nev Kadın, Kamile Sultan, Şevket Efendi, Yusuf İzzettin Efendi, Hibetullah Sultan, Şadiye Sultan, Emine Sultan, Saliha Sultan, Fatma Rebia Hanım Sultan, Hatice Sultan sandukaları ve Mahmut Namık Efendi ile Ömer Faruk Efendi sandukaları yer almaktadır. Türbe 17 m. çapında bir kubbe ile örtülüdür. İçerisi kalem işleri ile bezenmiş, çiçek sepeti kabartmaları, armalarla süslenmiştir. Türbenin içerisinde beyaz renk egemen olup, yalnızca bezeme olarak kubbe içerisinde alçı kasetli dekorasyon dikkati çekmektedir. Diğer Osmanlı türbelerinde görülen ayet kuşağına burada da yer verilmiştir. Siyah zemin üzerine altın yaldızlı Hud Suresinden ayetler yazılmıştır. Bunun yanı sıra kapı üzerindeki kitabede Rahman Suresi nden ayetler, kubbe kasnağı çevresinde Lafz-ı Celâl, İsm-i Nebi, Cihar-ı Yar-ı Güzin, Hasan ve Hüseyin isimleri madalyonlar içinde verilmiştir. Türbe şu sıralar restore edilmektedir.

Sultan II. Mahmut Türbesi nin yanındaki avlu 1861 yılından sonra hazireye dönüştürülmüş ve büyük çoğunluğunu 1840–1920 tarihleri arasında görev yapmış önemli devlet adamlarının , yazarların, ve şairlerin mezarları oluşturmaktadır. Burada 150 ye yakın son dönem Osmanlı taş işçiliğini yansıtan, hat ve tarih yönünden önemli mermer lahit ve mezar taşı bulunmaktadır. Burası açık hava mezar müzesi görünümündedir.. Ağırlıklı olarak 1854-1926 yılları aralığında yapılan definler arasında sadrazamlar Mehmet Paşa, Mehmet Esat Safvet Paşa, Sait Halim Paşa, nazırlar Mahmut Server Paşa, Abdüllatif Suphi Paşa, Ahmet Raşit, Mehmet Tevfik Paşa, sefirler, Halil Şerif Paşa, Agah Efendi, Sadullah Paşa, doktorlar, Abdülhak Efendi, İsmail Paşa, İshak Sukuti, Süleyman Numan Paşa, gazeteci Ahmet Samim, Hasan Fehmi, Şehremini Mehmet Arif Paşa, Ahmet Mazhar Paşa ve Ziya Gökalp gibi dönemin ünlü simaları yer alır. Hazireye bu döneme kadar yapılan definlerde Osmanlı devlet büyüklerinin yanı sıra bazı milli kahramanlara da yer verilmiştir 1926 yılından sonra ise 1420 yılında idam edilen Şeyh Bedrettin in kemikleri 1961 yılında buraya getirilmiştir. Şeyh Bedrettin den sonra yapılan sekiz definden yedisi hanedan mensubu diğeri ise hanedan damadıdır. (devam edecek )

Saygılarımla

Mahmut Ökçesiz
28.09.2017 Kuşadası
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1. Dr. Mustafa Bulut, Sultan II. Mahmut Türbe haziresi, Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türk Sanatı Ana Bilim Dalı, basılmamış doktora tezi, İstanbul 2012
          |                              

Mahmut Ökçesiz
Profesyonel Turist Rehberi
29 Eylül 2017 Cuma
Mesaj Gönder 1626



 Yorumlar

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
BİN PINARLI İDA KAZDAĞLARI

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
TATİL KÖYLERİMİZİN ANATOMİSİ

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
TURİZM GEZGİNLERİNİN TERCİHİ KÖYLERDEKİ EŞSİZ DENEYİMLER

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
BAZEN TEK BİR YAPRAK YETER…

Serdar Taştanoğlu
Yazara Mesaj gönderin
HOŞGELDİN BABACIĞIM II Yorum VAR !

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
SELANİK TÜRKLERİNDİ –II-

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
ALMAN TURİZMİNDE DİJİTALLEŞME

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
YOZGAT'TA BİR HAFTA SONU Yorum VAR !

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
GAP YTK BAŞKANLIĞINA KADIN ADAY OLURSA...

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .