ISTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -12

ŞEYH VEFA CAMİ, TÜRBESİ VE HAZİRESİ MEZAR TAŞLARI

Şeyh Ebul Vefa Türbesi ve haziresi ; İstanbul sur içinde Fatih ilçesi Vefa Hacı kadın Mahallesi Vefa caddesi üzerindedir. İstanbul un tarihi mahallelerinden biri olan Vefa sadece bir bölgeye ad olmakla kalmayıp Vefa meydanı, Vefa yokuşu, Vefa bozası, Vefa lisesi, Vefa spor kulübü ve Vefa stadyumu gibi sahip olduğu değerlerle İstanbul un tarihine nüfuz eden güzide bir mahalledir. (1) Osmanlı nın 15.yy yetiştirdiği önemli ilim adamlarından ve İstanbul un en büyük manevî mimarlarında biri olan büyük sufi Şeyh Vefa nın asıl adı Muslihuddîn Mustafa dır ama o daha çok Şeyh Ebu l Vefa Konevi olarak tanındı. Konya da ne zaman doğduğunu bilmiyoruz ve 1490´da İstanbul´da vefat etti. Kendisi Mevlâna Celaleddin-i Rumî Hazretlerinin soyundandır. Sultan Fatih ve Sultan II. Bayezid devirlerinde yaşadı. Edirne de din ilimleri tahsil ettikten sonra Konya ya vazifesinin başına dönmeye hazırlanırken fethe müteakip Fatih Sultan Mehmet in, İstanbul şehrinin imarı ve halkın irşat edilmesinde kendisine yardımcı olmaları için İstanbul da ikamet etmelerini istediği yüzlerce ilim ve maneviyat büyüğü arasında yer alarak çoğunluğunu Rumların oluşturduğu harabe halde olan bir semte yerleştirildi. Ama o burayı kısa sürede mamur hâle getirerek kurulan Zeyniler tarikatına ait külliyede bir taraftan insanları irşat etti, bir taraftan da ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatıp onların gönüllerini fethederek bölge insanının Müslüman olmasında büyük rol oynadı. Ebu l Vefa külliyesi; bir ilim merkezi, bir yardımlaşma müessesesi, yolcular için bir misafirhane, yoksulların karnını doyurduğu bir yer olduğu gibi aynı zamanda insanların huzur bulduğu, edebiyat, musiki, hüsn-ü hat gibi güzel sanatların icra edildiği bir yer oldu. Günümüzde Vefa adı ile anılan bu semt, Şeyh Ebu l Vefa Hazretlerinin bir hatırasıdır. (2) .

Seyh Vefa adına Fatih Sultan Mehmed zamanında 1476 tarihinde ilk olarak cami ve çifte hamam yapıldığı bilinmektedir. Vefa Camii’ne II. Bayezid döneminde 1481–1490 yılları arasında medrese, derviş hücreleri, imaret niteliğinde bir mutfak ve kütüphane eklenmesiyle tam teşekküllü bir külliye hâline gelmiştir. Şeyh Vefa türbesi de ölümünden sonra II. Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Şeyh Vefa Camisi , Hakan camileri diye tanımlanan camilerdendir. Kaynakların çoğunda açıklıkla belirtilmiyorsa da caminin çift fonksiyonlu bir yapı olduğu, Şeyh Vefa ve dervişleri tarafından tevhidhane olarakta kullanıldığı bilinmektedir. Bugünkü cami yeniden inşa edilmiştir ve dik dörtgen planlıdır. Duvarlar iki tuğla ve bir taş sırasıyla örülmüştür. Büyük kubbe ve yanlarında iki küçük kubbe ile çevrilidir. Mihrap ve minber mermerden olup, kaidesi altı köşeli, gövdesi yuvarlaktır
Sultan I. Abdülhamid döneminde, 1785-86 yılları arasında yangın sonrası medrese ve derviş hücreleri tamir görmüş, 1894 depremi minarelerde az hasar kalarak atlatılabilmiştir. 1912 yılında ise, iyice harap olan cami yeniden inşa edilmek üzere yıkılmıştır. Fakat araya giren I. Cihan Harbi ve sonrası Kurtuluş Savaşı nedeniyle yapılamamıştır. 1987 yılında inşasına teşebbüs edilmiş ve 1990-94 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden inşa ettirilmiştir.

Şeyh Vefa Türbesi 1490–1491 yıllarında yapılmış, 1909 yılında yanmış, daha sonra 1979, 1988 ve 1996 yıllarında onarılmıştır.

Türbe kesme taştan ve tuğladan yapılmış olup kare planlıdır. Duvarları üç sıra tuğla, bir sıra kesme taştan örülmüş, üzeri de dört yöne doğru meyilli ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Türbenin söve ve lentoları ile kemerleri mermerdendir. Pencereleri üzerine tuğladan hafif sivri kemerler yapılmış, alınlıkların içerisi tuğla ile doldurulmuştur. Her cephede iki tane olmak üzere toplam sekiz tane dikdörtgen pencere vardır. Giriş cephesi hariç bütün pencere söveleri kefekiden olup pencere alınlıkları ve hafifletme kemerleri tuğladandır. Pencerelerin dışında lokma parmaklıklar bulunmaktadır. Türbenin yay kemerli giriş kapısı üzerinde iki satırlık Farsça kitabesi bulunmaktadır. Bu kitabenin mealen anlamı şöyledir: '' Sırlar Kâbesi nin harimini parlatan o çerağ küçük ve büyüğün geçtiği köprüden geçti '' . Türbede şu zatlar medfundur: . Şeyh Abdüllatif Vefâyî Efendi, Şeyh Ali Vefâyî Rumî Efendi, Şeyh Vefa Hazretleri, Şeyh Davud-u Vefâyî Efendi ve Şeyh Vefa nın kız kardeşi.

Şeyh Vefa haziresi 15. yy.da inşa edilmiş Vefa Caminin çevresinde oluşan İstanbul’un büyük hazirelerinden biridir.. Külliyenin zamanında Zeyniyye tarikatının İstanbul’daki merkezi olması ve Fatih döneminin büyük mutasavvıflarından olan şeyh Vefa Hazretlerinin vefatından sonra burada defnedilerek kendi adına bir türbe yaptırılması bu hazirenin oluşum ve gelişimini etkilemiştir. İnsanların vefatlarından sonra bile şeyh Vefa ya yakın olma arzusu burasını zaman içerisinde İstanbul’un en büyük hazirelerinden biri hâline getirmiştir. (3) Şeyh Vefa haziresi aynı zamanda fetihten sonra İstanbul’da oluşan hazirelerin ilklerindendir. 15.yy.dan 19.yy. sonuna kadar beş asırlık bir dönem içerisinde defin yapılmış bir haziredir. Maalesef 15.yy.a ait sadece bir taş bulunmaktadır. 16. ve 17. yüzyıllara ait sâhideler de sayıca azdır. Haziredeki şahidelerin pek çoğu 18 ve 19. yüzyıllara aittir.

Haziredeki 15. yy.dan günümüze ulasan şahide İstanbul’da çok az örneği bulunan bir Zeyniyye taşıdır. Zeyniyye şahideleri dikey bir karenin alt köşelerinden yay gibi kavisler oluşturarak yekpare olan gövdeye bitişmesinden meydana gelen lahit türü mezarlardır. Bu taş gerek örneğinin az olması gerekse 15. yy. gibi erken bir dönemde kendine has bir tipoloji oluşturan Zeynilere ait olması açısından önemlidir. Bu taş günümüze ulaşmış Zeyniyye taşlarının en güzel örneklerinden bir tanesidir. Böyle büyük bir hazirede sadece bir tane Zeyniyye taşı olması bu döneme ait taşların zamanla yok olduğunu ve tarikatın etkisini kaybederek buranın öneminin azaldığının göstergesidir.

Hazirede yaklaşık 450 kabir vardır. Birçok meslekten ünlü insanların yattığı hazirede üç adet ketebeli
(hattat imzası taşıyan) mezar taşı bulunmaktadır. Hazirede ayrıca sahibinin ölüm sebebi belirtilen on yedi kabir taşı tespit edilmiştir. Ölüm sebebi olarak taun, veba, çiçek ve kızamık hastalıklarının yanı sıra düşük ve doğum hali gösterilmiştir. (4) Hazirede çeşitli devirlerin önemli şairleri, bilginler, devlet adamları, kadılar, müderrisler ve paşalar gibi önemli zatlar medfundur. Bunlardan Yahya Nevi: divan şairi, bilgin, kadı, müderris ve şehzade hocası idi. Şair Nev i zade Atai’nin oğlu, Nev i zade Atai; divan şairi, bilgin, kadı, müderris ve yazar olarak tarihte yerini alırken, Lala Mehmed Paşa ise; Osmanlı Devleti nin 46. sadrazamı, III. Mehmed’in lalası olarak dürüst ve yönetici vasfıyla tanınmaktaydı. Şeyh Vefa haziresinden seçtiğimiz taşlardan ilki 1233/1817 tarihli Dardağan serpuşlu bir yeniçeri şahidesidir. 27. Bölüğün alemdarı (bayraktarı ) olan Kastamonulu Salih ağanın mezar taşı türbe haziresinin duvarına yaslanmış şekilde durmaktadır.

Yeniçeri ocağının her bölüğünün bir alemdarı vardı ve törenlerde bölüğünün remzi olan bayrağı bölüğün önünde taşırdı. İkinci şahidemiz ise ; 1240/1824 tarihli Örf serpuşlu eski Bursa kadısı Yalvaçlı Muhammed Efendi nin şahidesidir. Osmanlı da İlmiyye sınıfına mensup olan kadılar, müderrisler (üniversite hocaları ) ve cami imamları etrafına beyaz tülbent sarılı ve gösterişli büyük kavuklar giyerlerdi.

Hazireden seçtiğimiz üçüncü şahidemiz ise ; yine örf serpuşlu ve 1181/1767 tarihli Süleymaniye Medresesi müderrisi Çavuşzade Hayrullah Efendinin enfes şahidesidir.

Şeyh Vefa haziresinden seçtiğimiz dördüncü mezar taşı ise çok güzel bir kadın şahidesidir. 1166 / 1753 tarihli nalbur Hacı İsmail in zevcesi saraylı Hatice Hatun un mezar taşı gerçekten bir sanat eseridir.

Haziredeki son mezar taşımız ise yine bir zarif hanıma aittir. 1234/ 1818 tarihli ve Hotoz başlıklı Abdulcabbarzâde Süleyman bey kızı Fatma Hanım tevekkül içinde ayakta ve şeyhi Ebul Vefa hazretlerine yakın olarak haşri beklemektedir.

(devam edecek )
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1.Abdülkadir Erdoğan, Fatih Mehmed Devrinde İstanbul da Bir Türk Mütefekkiri: Seyh Vefâ Hayatı
ve Eserleri, !stanbul: Ahmed İhsan Basımevi, 1941.
2. Yusuf Halıcı, Ebu l Vefa Hazretleri, Somuncu Baba Dergisi say 77, İstanbul
3. Mustafa Sürün, İstanbul Şeyh Vefa Cami Haziresi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Sanatları Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, 2006 İstanbul
4. Aziz Doğanay, Şeyh Vefa Külliyesi, Divan ilmi Araştırmalar Dergisi sayı 20 , 2006/1 , sayfalar 75-98
          |                              

Mahmut Ökçesiz
Profesyonel Turist Rehberi
03 Aralık 2017 Pazar
Mesaj Gönder 1207




 Yorumlar
AHMETBALTA yorum yaptı... Yorum Ekleyin
şeyh vefa hazireleri 04.12.2017

Sevgili Mahmut hocam, Yine yazınızı ilgiyle okudum. Çok istifade ettiğimi belirtmek isterim. Özellikle Zeyniye taşı ilgimi çekti. Ben de merak eder dururdum bu taşı. Öğrenmiş oldum. Sağ olun. Keşke o taşların okunuşunu da vermiş olsaydınız. İlgilenenler o taşlarda neler yazdığını öğrenmiş olurlardı. Gerçi bu şekilde de bilgileniliyor.Hocam bu yazılar inşallah kitaplaşır. İyi çalışmalar diyor, sağlık ve mutluklar diliyorum.

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
SAVAŞIN KISKACINDAKİ SURİYE'DEN 15 BİN TON PAMUK İTHAL ETTİK!

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
TURİZMDE KÜLTÜRLERARASI İLETİŞİM

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
ÜLKEMDEN YANSIMALAR: DEVLET FOTOĞRAF YARIŞMASI Yorum VAR !

Kemal ŞENDİKİCİ
Yazara Mesaj gönderin
EMNİYET KEMERİNİN FENDİ, ERİK DALINI YENDİ

Dilara Bahtiyar SARI
Yazara Mesaj gönderin
'ANTALYA'NIN SAĞLIK TURİZMİ: POTANSİYELİ, ZORLUKLARI, HEDEFLERİ

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
REHBER İN AŞAĞI..! İŞTE SEKTÖR GERÇEKLERİ...

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
BAKSI MÜZESİ

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
MEDİKAL TURİZMİN KÜRESEL EĞİLİMLERİ

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
KAYIP ŞEHİR PETRA

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .