ISTANBUL TARİHİ MEZARLIKLARI -14

FATİH CAMİ, TÜRBELERİ VE HAZİRESİNDEKİ MEZAR TAŞLARI

İstanbul un Fatih semtinde, fetihten sonra 1462 yılında sultan II. Mehmet tarafından yaptırılan şehrin ilk büyük külliyesidir.

Cami, okul, kütüphane, on altı adet medrese ile imaret, kervan¬saray, tabhane, darüşşifa ve hamamdan oluşmaktadır. Fatih camiinin ilk inşasına 1462 yılında başlanmış ve 1470 yılında tamamlanmıştır Mimari Atik Sinan olarak bilinmektedir. Fatih Câmii, Bizans İmparatoru I. Constantinus un döneminde yapılan ve şehrin fethi sırasında harabeye dönen Bizans ın, Ayasofya dan sonraki ikinci kutsal tapınağa olan Havariyum kilisesinin yıkıntıları üzerine yapılmıştır. (1) İstanbul un yedi tepesinden birine inşa edilen bu külliyenin camisi 1766 depreminde yıkıldıktan sonra dönemin padişahı III. Mustafa tarafından 1771 de onarılarak bugünkü halini almıştır. 1999 depreminden sonra zeminde kaymalar olduğu tespit edilince camide 2008 yılında zemin güçlendirme çalışmaları yapılmış, restorasyon tekrar başlamış ve 2012 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. Osmanlı mimarisi üzerine çalışmaları bulunan sanat tarihi uzmanı Prof. Dr. Doğan Kuban, Selimiye cami hariç bütün Selatin camilerin İstanbul’da bulunduğuna dikkat çekerek Fatih camisinin ilk Selatin cami olduğunu belirtti: ve ekledi. ’’Sultanların camileri hep bir külliyenin parçası olarak yapılmıştır. Külliyelerin içinde hanlar, hamamlar, medrese, imarethaneler vardır. Bunlar hep sosyal işlevleri olan toplumsal odaklardır. Fatih kendi camisini yaptırdığı zaman oradaki yerleşimi de artırmak istemişti. ''

Caminin ilk inşasından bugün sadece avlunun üç duvarı, şadırvan, mihrap, tac kapı, birinci şerefeye kadar minareler ve çevre duvarının bir kısmı kalmıştır. Avlunun biri kıblede, ikisi yanda üç kapısı vardır. Şadırvan sekiz köşelidir. Mihrabın yaşmağı stalaktitidir. Hücre köşeleri yeşil direkli, kum saatleri ile süslü ve üstü zarif bir taçla biter. Yaşmağın üzerinde tek satırlık bir ayet vardır. On iki dilimli olan minare, cami ile büyük bir ahenkle birleşmiştir. Çinili levhalar son cemaat duvarının sağ ve solundaki pencere aynalarındadır. Fatih Camii’nin ilk yapımında, cami alanını genişletmek için duvarlar ve iki ayak üzerine bir kubbe oturtulmuş ve bunun da önüne bir yarım kubbe ilave edilmiştir. Böylelikle 26 m çapındaki kubbe bir yüzyıl boyunca en büyük kubbe niteliğini korumuştur. Caminin ikinci defa yapılışında payandalı camiler planı uygulanarak küçük kubbeli sivri bir bina meydana getirilmiştir.

Şimdiki durumda, merkezi kubbe dört fil yağına oturmakta ve bunu dört yarım kubbe çevrelemektedir. Mihrabın sol tarafındaki türbenin yanından geniş bir rampa ile girilen hünkâr mahfili ve odalar bulunmaktadır. Mimar Mehmed Tahir Ağa camiyi tamir ettiği sırada eski camiden kalan klasik parçalarla , barok parçaları iyi bir şekilde birleştirmiştir.

Fatih cami haziresinde çeşitli kişilere ait türbelerde yer almaktadır. Bunlardan en önemlisi İstanbul fatihi ve Osmanlı imparatorluğunun büyük padişahlarından biri olan Sultan Mehmet Han ın mütevazi türbesidir. Fatih camii haziresinde, 2126. ada, 1. parselde yer almaktadır. İlk türbe binası, Fatih Sultan Mehmet in vefatından sonra yapılmıştır. Türbe, 1766 yılındaki depremde cami ile birlikte tamamen yıkılmıştır. Türbe ve camiyi, 1766 yılında Sultan III. Mustafa, o devrin üslubuna göre Mimar Mehmet Tahir Ağa ya yeniden inşa ettirmiştir. Fatih Sultan Mehmet, yedinci Osmanlı padişahıdır. Türbenin inşası 1766, caminin inşası ise 1771 yılında bitmiştir. 1782 Cibali yangınında, halkın yangından kaçırdığı eşyalarını cami avlusuna yığması yüzünden ateş türbeyi de sarmış, türbenin içi, bütün eşyası ve sandukası yanmıştır. Sultan I. Abdülhamid tarafından türbe, ikinci inşa tarzı değiştirilmeden onarılmıştır. Türbeye, yeni bir sanduka konulmuş ve üzeri Kabe örtüsü ile örtülmüştür. Türbe, ongen planlı, kubbeli bir yapı olup, cepheleri mermerle kaplıdır. Cephe düzeni ve unsurları ile Osmanlı Mimarisi nde, batılı etkilerin yansıdığı önemli bir eserdir. Giriş kısmında, kapı üstündeki Osmanlı baroğu na has dalgalı ahşap saçağı taşıyan iki sütunlu sundurması vardır.

Fatih cami haziresindeki ikinci türbe Fatih in hanımlarında olan Gülbahar Sultan türbesidir. II. Bayezid in tahta çıkmasıyla Gül-Bahar Hatun II. Mehmet Han ın dul eşi olmuş ve Valide Sultan olarak anılmıştır. Gül-Bahar Hatun un Sırp veya Arnavut asıllı olduğu sanılmaktadır. O zaman başkent olan Edirne Osmanlı sarayına 1446 yılında geldiği tahmin edilmektedir. Gülbahar Hatun un oğlu II. Beyazid ile Amasya sancağına gittiği, oğlunun padişah olmasından sonra İstanbul a geldiği ve ölümüne kadar orada yaşadığı bilinmektedir.

Gül-Bahar Hatûn un oğlunun padişahlığı sırasında etki sahibi olduğu bilinmektedir. Oğluna yazdığı elimizde mevcut olan iki mektuptan biri Hersekzade Ahmet Paşa hakkında, diğeri ise lalası Ayas paşa ile ilgilidir. Gülbahar Hatûn 1492 yılında ölmüştür. Fatih haziresindeki üçüncü türbe ise meşhur Osmanlı kumandanı, Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa türbesidir.

Gazi Osman Paşa, 1833 te Tokat’ta doğdu. Asıl adı Osman Nuri’dir. Babası, İstanbul kereste gümrüğünde katip olan Mehmed Efendi, annesi Şakire Hatun’dur. Askeri Rüştiye, Askeri İdadi ve Mekteb-i Harbiye okullarını bitirdi. 1866’da Girit’te baş gösteren Rum isyanı dolayısıyla buraya yollandı. Birçok askeri başarı elde etmiş olan Gazi Osman Paşa, asıl şöhretini Sırp prensi Milan’ın 2 Temmuz 1876’da Osmanlı Devletine savaş ilan etmesi esnasında, Rus generallerinin kumanda ettiği Sırp ordusunu bozguna uğratması ile elde etti. 1877-78 Osmanlı Rus savaşları sırasında Plevne’yi başarı ile savundu ve bu savaş sonunda kendisine “gazilik“ ünvanı verildi. Gazi Osman Paşa, 4-5 Nisan 1900 yılında, Cuma günü vefat etti ve Fatih Sultan Mehmed türbesi yanına gömüldü. Selatin camisi olduğundan uzun süre defin yapılmayan Fatih cami haziresine 19yy ikinci yarısından itibaren definlere izin verilmiş ve son dönem Osmanlı devlet ricalinin gömüldüğü ikinci büyük mezarlık haline dönüşmüştür. Başta Fatih Sultan Mehmed’in türbesi olmak üzere, Osmanlı tarihinin birçok önemli isminin mezarı buradadır. Fatih’in eşlerinden Gülbahar hatun, Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa, 93 harbinin önemli kumandanlarından Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Mesnevi sarihi Abidin Paşa, ünlü Osmanlı valilerinden Abdurrahman Nureddin paşa ilk akla gelen isimlerdir. Sadrazamlar, Şeyhülislamlar, müşirler ve pek çok ilim adamının mezarlarının burada olması, Osmanlı protokolünün adeta törendeymiş gibi bir arada görülmesine imkân vermektedir. Şeyhülislam Mehmet Refik Efendi, Ahmet Cevdet Paşa, ünlü hattatlar Yesarî Mehmet Esad Efendi ve Yesarizade Mustafa İzzet Efendi. Fatih türbedarı ve mutasavvıf Amiş Efendi, Şehbenderzade Ahmet Hilmi Bey, yazar Ahmet Mithat Efendi, Hariciye Nazırı Mehmet Raşit Paşa ve Ferik Yanyalı Mustafa Paşa bu hazirede yatan diğer ünlü Osmanlı simalarıdır.

Fatih Cami haziresindeki çok sayıda abidevi mezar taşları gerçekten sanat açısından yüksek değeri olan şahidelerdir. Bu hazire Osmanlı açık hava mezar taşları müzelerinden biri olmalıdır. Hazireden seçtiğimiz ilk mezar taşımız 1321/1904 tarihli Abdurrahman Nureddin Paşa nın baş ve ayak şahideleri birer sanat eseri olan abidevi mezarıdır.

Abdurrahman Nureddin Paşa önemli görevlerde bulunmuş etkili bir devlet adamıdır. Kaymakamlık, valilik, adalet bakanlığı ve Sadrazamlık görevlerinde bulunmuştur. İkinci önemli mezarımız ise ; iki ünlü baba-oğul hattatlara aittir. Mehmed Esad Efendi’nin oğlu olan Yesarizade Mustafa İzzet, İstanbul’da doğdu. Yazıyı babasından öğrendi ve icazet aldı. Devlet memuriyetinde yüksek makamlara çıkan hattat, 1842’de Rumeli Kazaskeri oldu. Çok sayıda eser verdi ve Türk hattının en önemli sanatkârlarından biri kabul edildi. Yesarizade ‘nin hat sanatımızdaki asıl önemi, ’Türk Nestalik Ekolü ’nü kurmuş olmasıdır. Nestalik yazı, onun yaptığı hamleyle Türk zevkinin hakim kılındığı bir sistem halini aldı.

Üçüncü şahidemiz ise ; üstüvani tarzda yapılmış, 1338/1920 tarihli Fatih türbedarı ve büyük mutasavvuf Amiş Efendi nin şahidesidir.

33 yıl Fatih türbesinin türbedarı olan bu büyük zat çok sayıda talebe yetiştirmiş ve dini hayatımıza önemli hizmetlerde bulunmuştur. Dördüncü mezar taşımız ise ; yine üstüvani (yuvarlak ) tarzda yapılmış, üzerinde divit ve hokka bulunan ve mezarda yatan zatın bir şair ve edip olduğunu gösteren 1328/1913 tarihli enfes şahidedir.

Ali Nusret bey adı edebiyat tarihlerinde geçiyorsa da, edebî şahsiyeti ve hayat izlerine dair hakkında ayrıntılı bir çalışma bugüne kadar yapılmamıştır. Bu hazireden seçtiğimiz son mezarımız ise Mehmet Nafiz paşa ya ait olan 1312/1894 tarihli ve ayak-baş şahideleri mermer işçiliğinin en güzel eserleri olan sandukadır.

Üstüvani formda Pehleli süslemelerle zenginleştirilmiş mezarın baş ve ayak taşları aynı yüksekliktedir. Baş taşı ay yıldızlı bayrağa sarılmış bir heykel görünümdedir. Bayrağın kıvrımları üzerinde yer alan ay-yıldız ustalıkla işlenmiştir. Bayrağın sarıldığı baş taşı üstüvanidir. Baş taşı kitabesi silindir gövde üzerinde sarılmış bayrağın aralarındaki boşluklara yazılmıştır. Mezarın ayak taşı da silindir şeklinde olup, üst kısmında bir küre vardır. İki adet kılıç ve iki adet mızrağın simetrik olarak işlendiği figürler alt kısmından bağlanmış bir fiyonkla çapraz şekilde kompoze edilmiştir. (2) (devam edecek )

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
KAYNAKÇA:
1.Fatih Cami, Abideler şehri İstanbul , Türk Sanat Tarihi Dergisi
2. Ali Rıza Özcan, İstanbul un 100 mezar taşı, İBB Kültür AŞ yayınları, sayfa 118
          |                              

Mahmut Ökçesiz
Profesyonel Turist Rehberi
15 Aralık 2017 Cuma
Mesaj Gönder 1159



 Yorumlar

Hüsnü GÜMÜŞ
Yazara Mesaj gönderin
BİN PINARLI İDA KAZDAĞLARI

Cem POLATOĞLU
Yazara Mesaj gönderin
TATİL KÖYLERİMİZİN ANATOMİSİ

Uzm.Dr. Sinan İbiş
Yazara Mesaj gönderin
TURİZM GEZGİNLERİNİN TERCİHİ KÖYLERDEKİ EŞSİZ DENEYİMLER

Yusuf YAVUZ
Yazara Mesaj gönderin
BAZEN TEK BİR YAPRAK YETER…

Serdar Taştanoğlu
Yazara Mesaj gönderin
HOŞGELDİN BABACIĞIM II Yorum VAR !

Asil S. TUNÇER
Yazara Mesaj gönderin
SELANİK TÜRKLERİNDİ –II-

Şebnem Başdere ORMAN
Yazara Mesaj gönderin
ALMAN TURİZMİNDE DİJİTALLEŞME

Olay SALCAN
Yazara Mesaj gönderin
YOZGAT'TA BİR HAFTA SONU Yorum VAR !

Nilgün ATAR
Yazara Mesaj gönderin
GAP YTK BAŞKANLIĞINA KADIN ADAY OLURSA...

Tüm Yazarlarımız
Koşe Yazıları RSS hizmeti


İslami Oteller
Otel Fiyatları


. . .