Çevre - Doğa

Sit alanına iş makinesi sokup cennet gibi koya yol yaptılar

Türkiye’nin yasalarla koruma altına alınan el değmemiş koyları denetimsizlik yüzünden birer birer tahrip ediliyor. Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Gelemiş (Patara) köyü sınırlarında, Yalı Mevkii’nde yer alan Çığlı Muarı (pınarı) koyu..

Sit alanına iş makinesi sokup cennet gibi koya yol yaptılar

Türkiye’nin yasalarla koruma altına alınan el değmemiş koyları denetimsizlik yüzünden birer birer tahrip ediliyor. Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Gelemiş (Patara) köyü sınırlarında, Yalı Mevkii’nde yer alan Çığlı Muarı (pınarı) koyu da bu tahribattan payını aldı.

Yusuf Yavuz-turizmhaberleri.com- Antalya

Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Gelemiş (Patara) köyünde sit alanında yapılan kaçak inşaatların bir kısmı geçtiğimiz günlerde yıkılmıştı. Ancak deniz manzaralı yamaçlardan oluşan 1. Derece Sit Alanı statüsündeki Yalı Mevkii’nde şimdi de el değmemiş koya tesis inşa etmek için kıyıdaki orman arazisinin dümdüz edilerek denize kadar inen yol açıldığı ortaya çıktı.

Yöre halkının ‘Çığlı Muarı’ adını verdiği el değmemiş koya iş makineleriyle yol yapılması ve kıyının büyük ölçüde tahrip edilmesi tepki çekti. Aynı zamanda Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) sınırlarında yer alan koydaki tahribatın, yörede inşaat ve emlak işi yapan bir girişimci tarafından yapıldığı öne sürüldü.

İş makineleriyle koyun sırtındaki araziyi böyle traşladılar

KESİN KORUNACAK ALANA İŞ MAKİNESİYLE DALIP KOYA YOL AÇTILAR

Türkiye’nin yasalarla koruma altına alınan el değmemiş koyları denetimsizlik yüzünden birer birer tahrip ediliyor. Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Gelemiş (Patara) köyü sınırlarında, Yalı Mevkii’nde yer alan Çığlı Muarı (pınarı) koyu da bu tahribattan payını aldı. ‘Patara ve Yeşilköy, Fırnaz Koyu ve Çevresi’ adıyla 1. Derece sit alanı statüsüne sahip olan koy ve çevresi, barındırdığı hassas denizel ve kıyı ekosistemlerinin bütüncü olarak korunması amacıyla Bakanlar Kurulu Kararı ile 5 Şubat 2018’de ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ olarak tescil edildi. Aynı zamanda Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) sınırları içinde kalan Çığlı Muarı koyuna izinsiz plaj yapmak için iş makinaları sokularak yol açıldı. Çam, zeytin ve makilik türü ağaçların da yok edilmesine neden olan tahribat bununla da sınırlı kalmadı.

Plaja su götürmek için konulduğu öne sürülen motopomp ve kuyu

ORMAN ARAZİSİNİ TAHRİP EDİP DOĞAL KOYA SU TESİSATI DÖŞEDİLER

Bu bölgede inşaat ve emlak işi yaptığı öne sürülen bir girişimci tarafından yapıldığı öne sürülen kaçak plajın olduğu bölgeye kuyu açıldığı ve motopomp ile koya su tesisatı döşendiği ortaya çıktı. Koyun hemen üstündeki makilik bölgedeki ağaççıkların ve bitki örtüsünün iş makineleriyle kazınarak yok edilmesi tepki çekti.

Çığlımuar koyu kesin korunacak hassas alan statüsünde koruma altındaydı

ÇIĞLI MUARIM KOYU, TEKNE TURLARININ UĞRAK YERİYDİ

Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan bir görgü tanığı, şunları anlattı: “Burası yerel halkın ‘gerenlik’ dediği bir koydu. Bu koya daha çok teknelerle denizden ulaşılıyor ve burada bulunan çamurun şifalı olduğuna inanıldığı için ziyaretçiler çamur banyosu yaparak denize giriyorlardı. Karadan ulaşmak için de koyun hemen yukarısında bulunan orman yolu kullanılıyordu ancak Çığlı Muarına inen bir araç yolu bulunmuyordu. Burası tamamen doğal bir kıyıydı ve sadece bir patikadan koya inilebiliyordu. Burada iş makineleriyle açılan yol ile şimdi koyun ortasına kadar araçlar inebiliyor.”

KAÇAK YAPILARIN YIKILDIĞI GÜNLERDE KOY TAHRİP EDİLMİŞ

Bölgenin sit alanı ve ÖÇK olarak iki ayrı koruma statüsü olmasına rağmen yapılan tahribatın kabul edilemez olduğunu dile getiren olayla ilgili görgü tanığı, “Daha birkaç gün önce bu bölgede kaçak yapılara yönelik yıkımlar yapıldı. Ancak aynı günlerde aynı yerde el değmemiş bir koya kaçak tesis inşa etmek amacıyla alt yapı hazırlamak ve koruma altındaki doğal yapıyı katletmek kabul edilemez. Bu tahribatın sorumlularının bir an önce tespit edilerek gerekli adli ve idari soruşturmanın başlatılmasını istiyoruz” dedi.

Tahrip edilen koy ve orman arazisi

TAHRİP EDİLEN KIYI, ORMAN PARSELİ İÇİNDE

Tepki çeken tahribatın yapıldığı Çığı Muarı, Kalkan’ın güneybatısında, Fırnaz Koyu’nun ise güneyinde yer alıyor. Yaz aylarında tekne turlarının uğrak yerlerinden biri olan koy, yöre halkı tarafından da denize girmek için kullanılıyordu. Kıyı şeridinin ve koyun bulunduğu alan, 176/1 nolu büyük orman parselinin parçası niteliğinde.

KORUMAK İÇİN YASA VAR AMA DENETİM YETERSİZ

Son dönemde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalarla 2 yılda 83 ayrı alan ‘kesin korunacak hassas alan’ olarak tescil edildi. Bu alanların büyük kısmı, geçmişte 1. Derece sit alanı olan bölgelerden oluşuyor. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, böylece çivi bile çakılamayacak alan yüz ölçümünü 576 milyon metrekareye çıkardıklarına dikkat çekerek, Çocuklarımıza, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak adına, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini önlemek, hayvan, bitki ve endemik türleri korumak, ülkemizin akciğerleri olan ormanlarımızı muhafaza etmek için çalışıyor, birçok doğal alanı korumamız altına alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tahrip edilen kıyı alanı hem 1 derece doğal sit hem de ÖÇK alanı içerisinde

TAHRİBAT VE KAÇAK YAPILAŞMA ÖNLENEMİYOR

Ancak Bakan Kurum’un bu açıklamalarına karşın korunan alanlardaki tahribatın bir türlü önüne geçilemiyor. Kaş’taki Çığlı Muarı örneğinde olduğu gibi pek çok bölgede korunan alanlarda yeterli denetim yapılmadığı için hem kaçak yapılaşma hem de doğal alan tahribatı önlenemiyor. Tahrip edilen korunan alanların onarımla eski haline döndürmek mümkün olmadığı gibi sorumlulara yönelik cezai yaptırımlar da yeterli caydırıcılıkta değil.

Çığlımuarda yapılan tahribat denizden böyle görüntülendi

SİT’LERDE SUÇ ÇOK, CEZALAR TAHRİBATI ÖNLEMEYE YETMİYOR

Doğal sit alanlarına zarar veren uygulamalar ve cezai yaptırımları, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında belirleniyor. Buna göre tescilli doğal ve arkeolojik sit alanlarının bozulmasına, yıkılmasına ve yok olmasına neden olanlar ve bu alanlarda izinsiz fiziki müdahale yaparak inşaat faaliyetinde bulunanlar hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis, 5 bin güne kadar da adli para cezası verilmesi öngörülüyor. Türkiye’nin korunan alanlarla çevrili olan birçok yerleşiminde 2863 sayılı yasayı ihlal etmek adeta sıradan bir olay olarak görülüyor. Sitlerle iç içe yaşamın sürdüğü Antalya’nın birçok ilçesinde yerel halk cezayı göze alarak kayıt dışı yapılaşma yoluna gidiyor. Bazı yerleşimlerde 2863 sayılı yasayı ihlal etmek suçundan sabıkası olmayan insan bulmak neredeyse imkânsız.

Tahrip edilen koy kesin korunacak hassas alan sınırları içinde

 

Daha önce patikayla ulaşılan koya artık araçlarla iniliyor

Tahrip edilen bölgeye yerleştirilen tesisat

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL