Genel

ARTIK YENİ BİR TURİZM DİLİ İLE KONUŞMALIYIZ

Türkiye bir yandan 2016 turizm sezonuna hazırlanırken diğer yandan içte ve dışta turizmi olumsuz etkileyen olaylarla mücadele ediyor. Dün Sultanahmet Meydanı’nda turistleri hedef alan hain saldırı karşısında nasıl bir duruş..

ARTIK YENİ BİR TURİZM DİLİ İLE KONUŞMALIYIZ

Türkiye bir yandan 2016 turizm sezonuna hazırlanırken diğer yandan içte ve dışta turizmi olumsuz etkileyen olaylarla mücadele ediyor. Dün Sultanahmet Meydanı’nda turistleri hedef alan hain saldırı karşısında nasıl bir duruş sergileyeceğimiz, kendimizi tüm dünyaya ortak bir dil ile nasıl ifade edeceğimiz ve bundan sonrası için neler yapılması gerektiğine dair çıkaracağımız yol haritası çok önemli.. Sultanahmet’te yaşananlar başta turizmciler olmak üzere hepimize dik durmayı, güçlü olmayı ve artık yeni şeyler söylemeyi işaret ediyor.

Şimdiye kadar turizm camiası ve turizm basını terör sözcüğünden ve gündeminden daima uzak durdu. Zira turizm barış ve sevgi demektir. Turizm basını olarak haberlerde kullandığımız sözcüklere, atacağımız manşetlere çok dikkat ettik. Terör kavramı, bu kapsamdaki olayları, turizme yansıyan sonuçlarını, yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini hiçbir zaman masaya yatırmadı turizmciler. Turizm basını da.

Oysa çoktan yapılmalıydı…Daima suskun kalındı, geçiştirildi. Turizmciler her krizde derdini anlatmak için Bakanlığa koştu, şikayet etti. Daima devletten yardım ve çözüm istendi ama çözüm noktasında aktif bir rol üstlenmedi turizmciler.

TURİZM BASINI NE YAPABİLİR?
Turizm basını ne yapabilir diye soracak olursanız; işte size güzel bir örnek: turizmhaberleri.com olarak terörle birlikte anılan ama büyük bir hevesle turizme açılmak isteyen Diyarbakır’a özel, örnek bir dosya açarak bir ilki gerçekleştirmiştik 2010 yılında. O dönemde bölge insanlarının Diyarbakır imajının yansıtıldığı haberlere nasıl üzüldüklerini, aslında şehirde bambaşka yaşam olduğunu aktarmıştık bilmeyenlere.. Lokantacısından taksicine, Çinicisinden, modacısına, turizmcisinden sanatçısına kadar herkesle konuşmuştuk. Ara sokaklardaki küçük evlerin kapıları açılmış ve bizleri evlerine davet etmişti bu misafirperver insanlar.. Oysa çözüm süreci ile geçen 5 yıl aradan sonra şimdi Sur bölgesi ne yazık ki tanınmayacak halde… Ama bu günler de geçecek; doğudaki tüm kentlerimizin turizmde hak ettiği yerlere geleceğine inanıyoruz. Başaracağız.

İşte etkili bir turizm basını çalışmasından linkler: Bence tekrar okumalı, dersler çıkarmalıyız:

Turizmci gözüyle Diyarbakır
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=15979
Vaayy canına Diyarbakır
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=15981
Yolun açık olsun Diyarbakır
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=15951
Diyarbakır hepimizin
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=15939
DİYARBAKIR’DA BİR DENGBEJ EVİ
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=16069
İPEKÇİ: BİZLER MOZAİK DEĞİL EBRUYUZ.
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=15941
Mezopotamya çiçekleri çinilerde ölümsüzleşiyor
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=16004
www.turizmhaberleri.com/haberayrinti.asp?ID=15992
Ayrıca yazarımız Asil S. Tunçer'in 20.1.2015 tarihli “Diyarbakır'da tur psikolojisi”” başlıklı köşe yazısı adım adım bugünlere nasıl geldiğimizi sergiliyor.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

İlgili Haberler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL