Güncel

Harran Antik Kenti istila altında ve yok oluyor

Harran Antik Kentinde kaçak yapılaşma istilasına dikkat çeken STK’lar ortak açıklama yaparak; 2000’den beri UNESCO adayı olan antik şehrin betonlaşmayla birlikte Dünya Miras Listesine geçmesinin  tehlikeye girdiğini vurguladı. Kemal Şendikici..

Harran Antik Kenti istila altında ve yok oluyor

Harran Antik Kentinde kaçak yapılaşma istilasına dikkat çeken STK’lar ortak açıklama yaparak; 2000’den beri UNESCO adayı olan antik şehrin betonlaşmayla birlikte Dünya Miras Listesine geçmesinin  tehlikeye girdiğini vurguladı. Kemal Şendikici yazıyor

HARRAN ANTİK KENTİ İSTİLA ALTINDA VE YOK OLUYOR

Şanlıurfa Rehberler Odası Başkanı Müslüm Çoban; Harran’daki kaçak yapılaşma ile ilgili olarak beni aradı.  Harran nasıl kurtulur üzerine konuştuk. Harran Antik Kenti acilen koruma altına alınmalıydı, kaçak kentleşme yüzünden hızla yokluyordu ve asla bir UNESCO dünya mirası olamayacaktı.

2000 yılından bu yana UNESCO adayı olan antik şehir, birçok kritere sahip olmasına karşın içindeki tarihi değerleri ve arkeolojik katmanları koruyamadığı için hak ettiği unvanı alamıyor. Büyük bir turizm ivmesini ve restorasyonlar için gereken uluslararası ödeneğe de sahip olamıyor.

Sit alanı ilan edilen bir bölge olmasına rağmen Covid 19 pandemiden kaynaklı sokağa çıkma yasaklarını ve kontrolsüz ortamı fırsat bilen bazı kişiler, tarihi katmanların olduğu arkeolojik alanlara gecekondu yapar gibi tek göz binalar inşa etmişler.Bu süreçte 20 den fazla adet kaçak evin yapılmasına nasıl oluyor da yerel yetkiler göz yummuş anlaşılır gibi değil.

Harran, 8000 yıllık geçmişiyle ve 6000 yıllık kesintisiz yaşanan bir yerleşim bölgesi olması ve çok özel mimari yapısı olan arı kovanı evleriyle eşsiz bir açık hava müzesidir. Kutsal kitaplarda adı geçen kuzey Mezopotamya’nın en önemli yerleşim yerlerinden biri.

Kadim topraklarda içinde Hz İbrahim eşi Sara ile yaşadığı ve çobanlık yaptığı bilinir Tevrat’ta, Harra tüm yolların kesiştiği yer olarak geçer. Halen kazıları devam eden Harran höyüğünden çıkan bir taş tablette Hz İbrahim in burada yaşadığına dair bilgiler kesinleştirir.

Höyükte bulunan parfüm şişeleri burada parfüm üretimi merkezi olduğunu ayrıca bulunan oyuncak parçaları da sosyal yaşamın çok ilginç boyutlar içerdiğini gösteren ilginç arkeolojik bulgulardır.

Sin yani Ay tapınağı, Süryanilik, Harranilik, Sabiilik gibi dinlerin Anadolu’da ilk izlerinin görüldüğü topraktır.

Harran, ipek yolunun önemli kervan yollarından biri olan büyük bir ticari merkezdi.

Aramice yazan ve konuşan çevirmenlerin İskenderiye kütüphanesinden getirilen el yazması kitapları Yunancadan çevirdiği bir uluslar üstü bir kültür yuvasıydı.

Harran, Arap Zengi ve Emevi dönemlerinde, İslam aydınlanmasını üst seviyede yaşayan ve astronomi gözlem kulelerinin ve ay tapınağının bulunduğu çok katmanlı Firdevs cami ilk İslam üniversitesinin bulunduğu kadim kenttir.

Harran, astronomi, fizik matematik ve fizik çalışmalarıyla çığır açan Sabit El Kurra, Battani, Teymiyye gibi süper bilim adamlarının yaşadığı topraklardı.

Harran, Atomun parçalara ayırma teorileri konuşulduğu, ay ve dünya arasındaki mesafeyi bugüne yakın ölçmek gibi ilimlerle uğraştıkları bir bilim üssüdür.

Harran, sadece İsrail ve İtalya’da Alberrollo denen yerleşim bölgelerinde bulunan arı kovanı tarzı tuğla evleri ile efsaneleşmiş bir kenttir. İlginç olan Alberello bugün bir Unesco kentidir ama Harran değil.

Tüm bu saymakla bitmeyen özelliklere karşın günümüzün Harran’ı kaçak ev inşatları, kontrolsüz şehir planlaması ve tarih alanlarının kazı yapılmasına engel olacak şekilde bir toprak kullanımı nedeniyle yok oluyor.

Tüm bu özellik ve güzelliklere sahip bir hazine üzerinde saygın ve pahalı bir turizm anlayışıyla  turizm yapmak yerine arkeolojik alan üzerine çirkin gecekondular yapmak bir intihardır.

Turizm cennetini cehenneme çevirmektir. Yazık oluyor gerçekten.

Son olarak Harran’a sahip çıkmaya uğraşan tüm değerli sivil toplum örgütleri ve arkeologlara teşekkür ediyoruz. Yerel ve ülkesel basın ile seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

Şanlıurfa Kent Konseyi, Urfa Çalışma Grubu Derneği, Şanlıurfa Turizm Geliştirme Derneği, Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası ve Şanlıurfa Şehir Plancılar Odası Şanlıurfa İl Temsilciliği ortak açıklaması şöyle:

Son yıllarda yapılan çalışmalarla Türkiye’nin en büyük anıtsal camisi olan Ulu Caminin restorasyonu, İç kale ve hamam ile birlikte aydınlatılması, yürüyüş yolları ile turizme açılması planlanırken, yaşadığımız pandemi sürecinde özellikle Sur İçi dediğimiz Kentsel arkeolojik sit alanı ve 1. Derece arkeolojik sit alanını kapsayan bölge içerisinde yaptığımız incelemelere göre, 15-20 arası yeni kaçak yapılaşmaya gidildiği üzülerek tespit edilmiştir

Eğer bu şekilde kanun dışı sit alanı üzerinde kaçak yapılaşma devam ederse;

  • Unesco  tarafından yıl güncellenerek yayınlanan Dünya Miras Listesi’nin uluslararası turizmi yönlendirdiği yadsınamaz bir gerçekken, alanın bu şekilde betonlaşmasıyla Dünya Miras Listesine girememesinin müsebbibi olacak hatta geçici listeden de çıkarılabileceği tehlikesini doğuracağı,
  • Harran Sur İçi alanında bulunan Türkiye’nin en büyük anıtsal camisi olan Harran ulu camiinin, konik kubbeli geleneksel Harran evlerinin ve ören yeri yerleşiminin tarihi ve turistik yapısının bozulacağı,
  • Bu tür tarihi ve kültürel değerler dünyada pazarlama stratejilerine konu edilirken bu tür bilinçsiz yaklaşımların Şanlıurfa’ya gelen yıllık 1,1 milyon turistin en az yarısının ziyaret etmek istediği Harran’ın tanıtımına ve şehrin ekonomisine zarar vereceği,

Bu tahribatın yapıldığı alanlara bakıldığında daha önce kamulaştırması yapılmış, mülkiyeti Maliye Hazinesine ait taşınmazların bile yapılaşmaya konu edildiği görülmüştür, kamu kaynaklarının tahrip edilmesinin ayrıca hukuka aykırılık teşkil edeceği kanılarına varılmıştır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL