Çevre - Doğa

Deniz manzaralı orman yağmasına 21 bin başvuru

Antalya, Muğla, İzmir ve Mersin gibi kıyı illerindeki Hazine ve orman arazileri için özel ağaçlandırma yağmasının önü açıldı. Yüzbinlerce hektar alanı kapsaması beklenen tahsislerle kamusal varlıklar özel veya tüzel kişilerin..

Deniz manzaralı orman yağmasına 21 bin başvuru

Antalya, Muğla, İzmir ve Mersin gibi kıyı illerindeki Hazine ve orman arazileri için özel ağaçlandırma yağmasının önü açıldı. Yüzbinlerce hektar alanı kapsaması beklenen tahsislerle kamusal varlıklar özel veya tüzel kişilerin eline geçecek. 

Yusuf Yavuz-turizmhaberleri.com- Antalya

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan Özel Ağaçlandırma Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerin ardından Türkiye’nin kıyı kentlerinde makilik alanların yağmaya açılmasının önünü açtı. Bozuk orman olarak görülen Hazine ya da Orman mülkiyetindeki araziler ile ormandan sayılmayan makilikler yönetmelik kapsamında özel ve tüzel kişilikler ile belediye, vakıf ve derneklere tahsis edilecek. Bir defada yapılacak özel ağaçlandırma tahsislerinin 300 hektarı bulması ve ağaçlandırma sahalarında yüzde 6’yı bulan yapılaşmaya olanak tanınması kamuya ait arazilerin yağmayan açılacağı eleştirisini de beraberinde getirdi. Tarım Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş, yönetmelik kapsamında Türkiye genelinde 21 bin 300 başvuru yapıldığına dikkat çekti. Başvuruların yüzde 90’ının rantın yüksek olduğu Antalya, Muğla, İzmir, İstanbul, Balıkesir ve Mersin illerini kapsadığına işaret eden Durmuş,Yüz binlerce hektar orman alanı 49 yıllığına kiralanıyor. Yapılan başvuruların 6 bin adedinin Antalya’da, 4230’unun İzmir’de olması düşündürücüdür. Bu başvurular kabul edilir de eğer bu araziler verilirse yüzbinlerce hektar alan ne yazık ki orman alanının dışına çıkacak. Hala Anayasa’da ‘ormanlar amaç dışı kullanılamaz’ hükmü olmasına rağmen, böylesine bir yıkımı yasallaştırıp uygulamaya koyanlar gerçekten bunun bedelini ağır öder” diye konuştu.

Antalya Gündoğmuş’ta maki örtüsü sökülerek yapılan bir öel ağaçlandırma uygulaması. Çevresindeki doğal türler canlılığını sürdürürken bu alanda yapılan çalışma örneği

TÜRKİYE’DE ORMANDAN SAYILMAYAN MAKİLİKLER YAĞMAYA AÇILDI

Akdeniz coğrafyasına özgü bir bitki topluluğu olan makilik alanlar Türkiye’de ‘ormandan’ sayılmıyor. Ancak barındırdığı onlarca ağaç ve bitki topluluğu ile önemli ekosistem oluşturan makilikler kolaylıkla her türlü tahsise konu edilebiliyor. Zeytinden (delice) keçiboynuzuna, defneden yasemine, pırnaldan akçakesmeye, sumaktan menengiçe, sandaldan katırtırnağına, mersinden kocayemişe birçok ağaç ve ağaççık türünün de içinde olduğu makilik alanlar; kekikten adaçayına çok sayıda doğal tıbbi ve aromatik bitkiye de ev sahipliği yapıyor.

Batı Karadeniz kıyılarında yasemin, sandal, defne ve katır tırnağı gibi maki türleri bir arada görülebiliyor

MAKİLER SANILDIĞINDAN DAHA BÜYÜK BİR DOĞAL ZENGİNLİK

Türkiye’nin ormancılık politikasına göre, maki türleri yasal olarak ormandan sayılmıyor. Bünyesinde başka türlerin yetişmesine pek de olanak tanımayan istilacı ve yangına dayanıksız bir ağaç türü olan kızılçamdan çok daha fazla doğal yaşama katkısı olduğu bilinen makiliklerin kırsal çevredeki toplulukların ekonomik yaşamına katkısı da yadsınamayacak ölçüde. Örneğin Akdeniz ve Ege bölgeleri ile Karadeniz’in batı kesimlerinde doğal olarak yetişen defne ağacının yaprakları baharat olarak ihraç edilirken meyvelerinden ise sabun elde edilerek kırsal nüfusa ekonomik katkı sağlıyor. Antalya ve Isparta’da kekik ve adaçayı, Mersin’de keçiboynuzu, Muğla’da karabaşotu, İzmir’de ise sakız üretimi makiliklerin sayesinde ekonomik katkısının yanında aynı zamanda bir kültüre dönüşmüş durumda.

Batı Karadeniz kıyılarında yöreye özgü ağaç türleri ile iç içe varlığını sürdüren maki toplulukları

SADECE KERESTESİ PARA EDEN AĞAÇLAR ORMAN SAYILMASI HATA

Deniz seviyesinden başlayıp bin metreyi aşan yükseltilere kadar uzanan maki topluluklarının en önemli özelliklerinden biri de kuraklığa dayanıklı olmalarının yanında derinlere uzanan kök yapılarıyla iyi birer toprak tutucu olmaları. Ancak bütün bu ekolojik özellikler Türkiye ormancılığı için yeterli görülmüyor. Çünkü orman ağacı denildiğinde kerestesi ya da odunu paraya çevrilebilen türler öne çıkıyor. Oysa maki ekosistemleri doğru ve akılcı planlama yapıldığında uzun süreli ekolojik ve ekonomik kazanç sağlayabilecek özellikler taşıyor.

Antalya’nın Kaş ilçesinin kıyı arazileri de özel ağaçlandırma için en çok başvurulan bölgeler arasında

DOĞAL OLANI SÖKÜLÜP YERİNE BAKIM İSTEYEN TÜRLER DİKİLİYOR

Son yıllarda orman varlığını artırmanın bir yolu olarak görülen özel ağaçlandırma girişimleri, birçok bölgede orman ekosistemlerinin bozulmasına yol açtı. Kuraklığa dayanıklı ve bakım istemeyen doğal türlerin sökülerek yerine bakım isteyen ‘gelir getirici’ kültür bitkilerinin dikilmesiyle çoğu yamaç arazilerde toprak erozyonu da ortaya çıktı. Örneğin makinin doğal bir türü olan ve koruma dışında bir maliyet gerektirmeyen defnelerin sökülüp yerine özel ağaçlandırma kapsamında defne fidanı dikilmesi, bu uygulamanın amacının tartışılmasına yol açıyor. Mülkiyeti kamuya ait olan arazilerin bu yollara özel kişi ya da kuruluşların kullanımına geçmesi, düzenlemeye yönelik eleştirilerin başında geliyor.

Tarım Orman İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş

TARIM ORMAN-İŞ BAŞKANI DURMUŞ’TAN ÇARPICI AÇIKLAMA

AKP hükümetleri döneminde pek çok kez değişikliğe gidilen Özel Ağaçlandırma Yönetmeliği’nin yeniden düzenlenen son hali 23 Ekim 2019’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni getirilen düzenlemeler çerçevesinde geçtiğimiz Mart ayında Orman Genel Müdürlüğü’nce kurumun tüm teşkilatına gönderilen genelgenin ardından ise bugüne kadar görülmemiş bir tahsis başvurusu başladı. Özel Ormancılık büroları aracılığı ile yapılan başvuruların kıyı kentlerinde yoğunlaşması dikkat çekerken Tarım Orman-İş Sendikası Başkanı Şükrü Durmuş konuyla ilgili bir açıklama yaparak çarpıcı iddiaları gündeme getirdi.

Mersin Antalya arasındaki bölgeler de özel ağaçlandırma başvurusunda ilgi gören yerlerden

21 BİNİN ÜZERİNDE BAŞVURU VAR, ANTALYA İLK SIRADA

Korona virüsü salgını döneminde bütün dünyada insanların nasıl yaşatılacağının düşünüldüğünü, Türkiye’de ise salgının fırsat bilinerek ormanlara yönelik saldırı politikaların fütursuzca uygulandığını savunan Tarım Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş şunları dile getirdi: “Özel Ağaçlandırma Yönetmeliği, 26 Mart 2020 tarihinde Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey imzasıyla bütün teşkilata tamim edildi. Bu süre içinde bazı hazırlıklar yapıldı. Özellikle rantsal değeri çok yüksek olan alanlar tespit edildi ve Antalya, Muğla, İzmir, Mersin, Aydın, Balıkesir, İstanbul gibi büyük illerde özel müşavirlik büroları kuruldu. Yani mühendisler eliyle bürolar kuruldu ve başvurular 26 Mart 2020 tarihinden itibaren alınmaya başlandı, şu an kapatıldı. Bu başvurular, özel ağaçlandırma adı altında arazi kiralamaydı. Ama özel ağaçlandırma sadece bir kılıf. Orman alanlarının birilerinin eline geçmesi için yapılan bir tuzaktı. Dün itibari ile Orman Genel Müdürlüğü’ne 21 bin 300 müracaat kabul edildi. Bu müracaatların büyük bir bölümü, yüzde 95’i Antalya, Muğla, İzmir, Aydın, Balıkesir, İstanbul ve Mersin illerine aitti. Müracaatlar bu illerde de tamamen kıyı şeridi, yani rantsal değeri çok yüksek olan arazilerdi.”

Antalya’da bir özel ağaçlandırma uygulamasında doğal yapılan arazi çalışmasının nasıl toprak erozyonuna neden olduğu açıkça görülüyor.

‘ÖZEL BÜROLAR KURULDU, MİLYONLAR DÖNÜYOR’

Özel Ağaçlandırma Yönetmeliği’ne karşı geçtiğimiz Mart ayında Türkiye Ormancılar Derneği ve Orman Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile ortak bir açıklama yaptıklarını ve Anayasaya aykırı bulunan yönetmeliğin geri çekilmesini talep ettiklerini dile getiren Durmuş, “Bugün ne yazık ki o öngörümüz gerçekleşmiş durumda. Kısa sürede 21 bin müracaat. İki buçuk ay içerisinde böylesine büyük bir müracaat görülmemiştir. İki üç gündür özellikle Antalya bölgesinden aldığımız duyumlarda özel mühendislik büroları arazi pazarlıyor, ‘gelin size bu araziyi çıkartayım’ diyor. Büyük paralar dönüyor. Milyonlar dönüyor. Arazinin işlemleri daha başlamadan önce paralar havada uçuşuyor” diye konuştu.

Antalya’da uygulanan bir özel ağaçlandırma projesinde yaşanan toprak kayması

‘DENİZ MANZARALI YERLER PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR’

Açıklamasında, Orman Mühendisleri Odası’nın özel ağaçlandırma girişimlerine aracılık yaptığı iddiasında bulunan Tarım Orman-İş Genel Başkanı Şükrü Durmuş, “Bu gerçekten kabul edilemez. Bir meslek örgütü kendi alanını sermayenin çıkarına peşkeş çekmenin aracı olamaz. Bunun için başta Orman Mühendisleri Odası merkez yönetimini şiddetle kınıyorum. Bu uygulamaların sorumluluğu sizlerindir. Bir başka yanı, OGM Genel Müdürü Bekir Karacabey imzasıyla tamim edilerek sürecin başlatılmasıdır. Sayın Karacabey, Anayasa’yı tamim emriyle delemezsiniz. Bunun hesabı ağır olur. Bunun bedeli ağır olur. Bunun altından kalkamazsınız. İnsanlar ekmek yediği yere böylesine düşmanlık yapmamalı, yapamaz. Bunun hesabı bir gün ağır sorulur Sayın Genel Müdür. Yaptığınız suçtur. Deniz manzaralı yerler bürolar eliyle peşkeş çekiliyor. Bundan bizim meslektaşlarımız, orman bölge müdürleri, işletme müdürleri, işletme şefleri sonsuz rahatsızdır, biliyorum. Bu insanlar ekmek yediği yere düşman değil. Bu politikalar yukarıdan dayatılıyor. Yerelde yöneticilerin bunların tarafı olmadığını çok iyi biliyorum. Çünkü hiçbir ormancı meslektaşımız bu mesleğe böylesine kötülük yapamaz” görüşünü dile getirdi.

 

Makiler kıyılardan dağ ekosistemlerine kadar geniş alanlarda varlığını sürdürürken toprak tutucu özellikleriyle de biliniyor

YÖNETMELİĞİN İPTALİ İÇİN AÇILAN DAVA SÜRÜYOR

Özel Ağaçlandırma Yönetmeliği kapsamındaki başvuruların kabul edilmesi halinde yüzbinlerce hektarlık arazinin orman alanı dışına çıkacağına dikkati çeken Durmuş, Anayasa’da halen ‘ormanların amacı dışında kullanılamayacağı’ hükmü bulunmasına rağmen böylesine bir yıkımı yasallaştırıp uygulamaya koyanların bunun bedelini ağır ödeyeceği iddiasında bulundu. Söz konusu yönetmeliğin iptali için Türkiye Ormancılar Derneği’nin açtığı davaya müdahil olduklarını belirten Durmuş, yönetmeliğin iptaline ilişkin sava sürecinin devam ettiğinin de altını çizerek, “Ama uygulamaya hemen başlandı ve haraç mezat orman alanları, kıyılar peşkeş çekiliyor. Özel ağaçlandırmaya konu edilen alanlar, makilik dediğimiz alanlardır. Bu makilikler av-yaban hayatının doğal yaşam alanlarıdır, ekosistemin bir parçasıdır. Eğer burayı tahrip ederseniz ekolojik denge ciddi bir hasar görecektir” dedi.

Özel ağaçlandırma başvurularının deniz gören makilik alanlarda yoğunlaşması dikkat çekiyor

MİLLETVEKİLLERİNE ‘BU YIKIMI DURDURUN’ ÇAĞRISI

Açıklamasında özel ağaçlandırma başvurularının yoğun olduğu illerin milletvekillerine de seslenen Tarım Orman-İş Genel Başkanı Şükrü Durmuş, şöyle konuştu: “Özellikle Antalya kıyılarındaki bu tahribatı, şu anda Antalya’nın da milletvekili olan ve uzun yıllar ormancılık yapan eski Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın’ın dikkatini çekmek istiyorum. Sayın Aydın, vicdanen rahat mısınız? Siz yıllarca bu kurumdan ekmek yediniz, bu kurumda çalıştınız. Meslek hayatınızda düzgün bir insan olarak biliriz sizi ama bu uygulama asla kabul edilemez. Başta muhalefet milletvekilleri: Antalya, Muğla, İzmir milletvekilleri, tümünüze sesleniyorum: Hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Türkiye’nin gündemi sadece belden aşağı siyaset mi? Lütfen ormanlara sahip çıkın, bu yıkımı durdurun. Tarım Orman-İş Sendikası olarak belki sayısal gücümüz azdır, yeterli değildir ama yüreğimiz yetiyor. Bu hukuksuzluklara karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

BAŞVURUNUN YÜKSEK OLDUĞU ANTALYA’DA TOPLANTI YAPILDI

Öte yandan Tarım Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş’un açıklamasında en çok başvuruların olduğu kentler arasında anılan Antalya’da 12 Haziran’da konuyla ilgili bir toplantı yapılması da dikkat çekti. Antalya Orman Bölge Müdürlüğünde yapılan toplantıyla ilgili yapılan duyuruda şöyle denildi: “Bölge Müdürlüğümüze 01 Nisan 2020 itibari ile yapılan özel ağaçlandırma başvurularının fazla sayıda olması nedeniyle başvuruların değerlendirilmesinde izlenecek yolların neler olduğu konularında toplantı yapıldı. Daha önce ilk ikisi Alanya ve Serik Orman İşletme Müdürlüklerimizde yapılan toplantının üçüncüsü Antalya Orman Bölge Müdürümüz Vedat Dikici başkanlığında Bölge Müdür Yardımcımız Ali Özdemir, Ağaçlandırma Şube Müdürü Sercan Tunç, Kadastro ve Mülkiyet Şube Müdürü İsmail Büke, Orman Zararlıları ile Mücadele Şube Müdürü Mitat Uyan, Antalya Orman İşletme Müdürlüğü ve Konyaaltı Orman İşletme Müdürlüklerimizin Orman İşletme Müdür Yardımcıları ve Orman İşletme Şeflerinin katılımı ile Antalya Orman Bölge Müdürlüğümüz toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda, Bölge Müdürümüz Vedat Dikici tarafından, Bölge Müdürlüğümüz genelinde yapılan değerlendirmelerin belli bir standart dâhilinde olması gerektiği ve mevzuatın dışında herhangi bir işlem yapılmaması konusunda komisyon üyeleri özellikle talimatlandırıldı.

Makiler Toroslardan Akdeniz’e Anadolu coğrafyasının yerli bitki topluluklarını oluşturuyor

ÖZEL KİŞİ, VAKIF, DERNEK VE ŞİRKETLERE 3 BİN DÖNÜME KADAR TAHSİS

Özel Ağaçlandırma Yönetmeliği’nin uygulanmasına yönelik genelgeye göre mülkiyeti orman ve hazineye ait olan arazilerin yanı sıra özel mülkiyette olan arazilerde de özel ağaçlandırma yapılabilecek. Vatandaşların yanı sıra dernek, vakıf, kooperatif ve meslek odalarıyla ticari şirketler ile köy tüzel kişilikleri de bu yönetmelikten yararlanabilecekler. Orman arazisi, Hazineye ait ve sahipli yerlerde 300 hektara (3 bin dönüm) kadar arazi tahsisinin önünü açan düzenleme, hak sahiplerinin kiraladıkları arazilere ortak almalarına ve devretmelerine de olanak sağlıyor.

TOPLAM 2 BİN METREKARE TESİS, 100 METREKARE EV YAPILABİLECEK

Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan genelgede, özel ağaçlandırma sahalarında yapılabilecek tesislerin niteliklerine de yer veriliyor. Buna göre uygulama projelerinde belirtilmek kaydıyla özel ağaçlandırma sahalarında üretim, işleme, bakım ve koruma amaçlı konteyner, karavan, 100 metrekarelik prefabrik bekçi evi, taşınabilir tuvalet, hangar, su deposu, sulama ve yangın havuzu ile su isale hattı yapılabilecek. Orman yolları açılmasına da izin veren düzenlemeye göre her bir bölümü 250 metrekareyi aşmayan toplam 2 bin metrekarelik prefabrik tesisler yapılabilecek. Sahipli arazilerde ise 3 hektar ve üzeri alanların yüzde 6’sına kadar bakım, koruma ve üretim hizmetlerinde kullanılmak, ayrıca ağaçlandırma faaliyetlerinin özendirilmesine yönelik sosyal maksatlı yapılaşmalara izin verilebilecek. 3,0 hektarın altındaki sahipli arazilerde ise yüzde 6 yapılaşma oranına bağlı kalınmaksızın sahipli arazilerde alt sınır olan 0,5 hektara kadar yapılaşma izni verilebilecek.

KİRALANAN ARAZİLER MİRAS YOLUYLA DEVREDİLEBİLECEK

Tahsis edilen özel ağaçlandırma sahalarının devredilmesi, sahaya ortak alınması ve mirasçılara intikaliyle ilgili hükümleri düzenleyen Yönetmeliğin 25. Maddesi’nde, “Devlet ormanlarında izin, hazine arazilerinde kira sözleşmesi ve sahipli arazilerde proje sahibinin ölümü halinde saha izni/kira sözleşmesi/proje sahibinin hakları ve yükümlülükleri, mirasçılık belgesinde belirtilen mirasçılara devredilebilir” ifadelerine yer verilmesi de dikkati çekiyor.

Özel ağaçlandırma yönetmeliğinin mirasla ilgili bölümü

 

Özel ağaçlandırma yönetmeliğinde tahsis edilen arazilerdeki imar uygulamaları bölümü
Binlerce yıldır geleneksel yöntemlerle boya elde edilen boyacı sumağı bitkisi maki ailesinin üyelerinden biri
Çılbırtı çalısı, zeytin ve yasemin gibi türlerle aynı aileden olan bir maki üyesi
Maki topluluğunun bir üyesi olan menengiç ağacı Antep fıstığı ile aynı familyaya ait bir tür

 

 

 

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL