Güncel

Covid 19 sürecinde rehber olmak

Mart ayından beri tek bir tura çıkmadığını belirten Profesyonel turist rehberi Kemal Şendikici, sektörel bakış açısıyla Covid 19 sürecini, yaşadıklarını, düşündüklerini ve sorguladıklarını masaya yatırdı. İşte Şendikici’nin kaleminden çarpıcı tespitler…..

Covid 19 sürecinde rehber olmak

Mart ayından beri tek bir tura çıkmadığını belirten Profesyonel turist rehberi Kemal Şendikici, sektörel bakış açısıyla Covid 19 sürecini, yaşadıklarını, düşündüklerini ve sorguladıklarını masaya yatırdı. İşte Şendikici’nin kaleminden çarpıcı tespitler…

KEMAL ŞENDİKİCİ- turizmhaberleri.com- İzmir

COVİD 19 SÜRECİNDE REHBER OLMAK

Kitle turizmi yok denecek kadar az ama sosyal medyada görünen birkaç acente Covid 19 kurallarına uygun bir şekilde cansiperane turlar düzenliyor. Piyasada bir kıpırdama söz konusu ama bazı rehberler ve acenteler temkinli ve halen “bekle gör” politikası uyguluyor. Covid 19’un mutasyona uğrama riski var.

Masraflar çok ağır, borcu kredi ile kapatarak hep içeri giriyorlar. Dükkân kiraları, stopajlar, vergiler ve sigorta masrafları işliyor. Tur yapamayan acentenin ayakta kalma şansı sıfır.

4 aydır evde oturan ve çok sıkılan bir müşteri birikimi olduğu bilinen bir gerçek. Dünya sağlık örgütü, “covid 19 bitti veya aşı bulundu” diye bir duyuru yapsa; eminim ki dünya çapında bir turizm patlaması yaşanır.

Türkiye’de  Evde Hapis kalmaktan çok sıkılan ve 50 yaş üzeri ve altında müşterilerin daha çok katıldığı doğa ve deniz kenarı ağırlıklı turlar düzenlemeye çalışan acenteci ve rehber kardeşlerimiz var.

Şu aşamada tüm bu gelişmeleri sağlık durumum el vermediği için uzaktan izliyorum. Korona illetinin ne kadar daha risk taşıdığını ve ileride ikinci dalga gibi gelişmeler olup olamayacağı tam bir soru işareti.

Tek işi turist rehberliği olan ben Kemal Şendikici, sadece bekliyorum ve süreci izliyorum. Mesleğimi çok özledim ama çalışmıyorum. Çünkü turdan aileme virüs taşımak istemiyorum.

Ne devletten, ne de bağlı olduğum odalardan destek almadım ve istemedim de. Kendi yağımda kavrulmaya devam ediyorum.

6 ay önce almaya başladığım düşük ödenen bir emekli maaşımdan başka hiçbir gelirim yok ve 8 Mart’tan beri tek bir tura bile çıkamadım, en son Kars ta kaldığım süre içerisinde biriktirdiklerimle hiç kimseye muhtaç olmadan geçindim.

Şimdi turlar başladı; otobüslerin yarışı boş, tur rotaları genelde tarihi alanlardan ziyade doğa ve deniz ağırlıklı olduğu için olağanüstü bilgi birikimi istemeyen mekânlar.

Doğu ve güneydoğu ağırlıklı uzun turlara alışık olduğumuz için hem alan bilgisi hem de kazanç olarak bu kısa süreli pandemi turları bana rehber olarak pek hitap etmiyor. Ama ileride bu tür tur anlayışı devam ederse bizler de hiç rehberlik yapmamaktansa maddi ve manevi olarak bu turları kesinlikle yapacağız ama ben yine de beklemekten yanayım.

Çünkü eve dönünce iki yaşlı ve iki çocuk ile bir tur sonrası aynı ortama gelmem ne kadar doğru olur,  kendimi nasıl izole edebilirim korkusu var

Bekâr ve yalnız yaşayan rehber kardeşlerimiz biraz daha rahat turlara çıkıyorlar çünkü kimseye covid 19 bulaştırma endişesi taşımıyorlar, yalnız olunca otomatikman karantina olmuş oluyorlar.

Çok nüfusla yaşayan rehberlerin genelinde bu yukarıda söz ettiğim konuda bir endişe var, çoğunluk Eylül 2020 e kadar tura çıkmayı istemiyor.

Diğer bir görüş, kitle turizmin eskisi gibi olmayacağı ve büyük grup turlarının artık çok zor yapılacağı düşünenler çoğunlukta.

Eskiden 46’lık otobüsleri full dolduran acenteler bugün sadece 21 kişi alabiliyor bu da kar kaybı olurken maliyet artışı demek oluyor ve sanırım bu zararı acente ile rehber, otelci ve araç firmaları paylaşıyor. Acenteler herkes elinin taşını koymalı kampanyası başlattı bile.

Yapmak istenen sanırım gezmek isteyen ama korkan müşteriyi yüreklendirmek ve eski turizmi yeniden başlatmak. Tura katılanlar, devletten aldıkları tura çıkabilir izni ile tamamen sorumluğu üzerine alıyor ve sosyal medyadaki video ve fotoğraflara bakınca da maskelerin arkasında gözleri gülen tur müşterileri görüyoruz.

İnsanlar dört aydır evlerinde gerçekten çok sıkıldı inanılmaz bir birikim ve gezme coşkusu var olsa da korkanlar çoğunlukta ve de bu değişim üç sene gibi bir zaman alacak gibi görünüyor.

Ve bu pandemi krizi sonrası kapitali sağlam olan acenteler, rehberler, otobüs şirketleri, restoranlar, oteller ve alışveriş mağazaları ayakta kalacak gerisi ya iflas edecek ya da sektör değiştirecek.

Eğer işler düzelir, eski turizm başlarsa o ayakta kalanlar sektörün tek gücü olarak tekrar müthiş paralar kazanacaklar yani bu covid zengini daha zengin, fakiri ise daha zengin yapacak.

İşsiz olduğumuz ama bol bol kitap okuduğumuz ve araştırma yaptığımız günlerde kendi kendime mesleğim olan turist rehberliğini sorguladım.

“Ne zor bir meslek seçmişsin” dedim kendime.

Gerçekten dünyada ve memlekette terör, savaş veya salgın gibi olaylardan dolayı ilk önce altüst olan sektör turizm ve rehberlik.

Konuyu şimdi farklı bir noktaya çekeceğim ve turizm sektörünü fena vuran bu covid 19 belasının başımıza gelen kötü olaylardan sadece biri olduğunu düşünüyorum. Neden mi? Anlatayım:

2001’de rehber olmak hakkını kazandım ve bu yıl 19. ncu yılım bitiyor.

Israrla tek meslekle, 20. aktif mesleki hayatıma girmek istiyorum.

Bu sakin günlerde otururken, bu yirmi senelik zaman dilimi içerisinde mesleğime etki eden bazı olumsuz gelişmeleri kronolojik olarak kâğıda döktüm ve sonra bakınca yazdıklarıma kendim bile inanamadım.

2001 ve 2020 arası mesleki zaman tüneli çizelgemiz:

2001’de kokardı hak edip rehberliğe başladık veee

2001 11 Eylül U.S.A ikiz kuleler

2005 Tırmanışa geçen Güneydoğu ve Pkk sorunu

2008 Ergenekon davası

2009 Balyoz davası

2011 Suriye iç savaşı

2012 Gaziantep patlaması

2015 Sultanahmet bombası ve turistlerin ölümü

2015 Diyarbakır Sur’da hendek çatışmaları

2015 Ankara garı patlaması

2016 15 Temmuz darbesi

2016 Atatürk havalimanı baskını

2017 Reina Yılbaşı baskını

2019 Tur esnasında yaşadığım ağır bir otobüs kazası

2020 Covid 19 Pandemisi

Turist Rehberliği yaparken daha birçoğunu hatırlayamadığım bir sürü olay ve entrika yaşadık ve yaşıyoruz. Şimdi kendi kendime soruyorum. Sorguluyorum.

20 sene tüm bitip tükenmez bu yıpratıcı olaylar olurken nasıl turizmde rehberlik yapmışım ve yıllarca sabıkası çok olan bir meslekle nasıl ailemize bakmışız, çocuklarımızı büyütmüşüz.

Risk her meslekte vardır ama biz turizmciler hiçbir devlet güvencesi ve sendika desteği olmadan hayat boyu risk taşıyan bir mesleğe sahip olduğumuz bir gerçek. Mesleğimi tüm olumsuzluklara rağmen seviyorum ama sirklerdeki, ip cambazları bile daha az riskli bir iş yapıyor.

Tüm meslektaşlarıma fiziken ve ruhen dayanma gücü diliyorum.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL