Güncel

Muhteşem Mars Heykeli Gaziantep Zeugma Müzesi’nde konuklarını bekliyor

Dünyanın En büyük Mozaik Müzesi Gaziantep Zeugma Müzesi’nde sergilenen Savaş Tanrısı Mars Heykeli yeni normalleşme sürecine hazırlandı, konuklarını bekliyor. Ayşe Nur Yılmazer, Mars heykelinin teknik, sanatsal, mitolojik özelliklerini ve gün..

Muhteşem Mars Heykeli Gaziantep Zeugma Müzesi’nde konuklarını bekliyor

Dünyanın En büyük Mozaik Müzesi Gaziantep Zeugma Müzesi’nde sergilenen Savaş Tanrısı Mars Heykeli yeni normalleşme sürecine hazırlandı, konuklarını bekliyor. Ayşe Nur Yılmazer, Mars heykelinin teknik, sanatsal, mitolojik özelliklerini ve gün ışığına çıkarılma hikayesini yazdı.

Ayşe Nur YILMAZER-TURGÖN HABER ATÖLYESİ/ THA-GAZİANTEP

Zeugma Mozaik Müzesi, Roma İmparatorluğunun  antik çağdaki en önemli kentlerinden biri olan Zeugma’nın ihtişamını çok görkemli bir teşhirle kültür dostlarına sunuyor. Birbirinden zengin mozaikleriyle gezginlerde hayranlık uyandıran müzemizin dünya çapında birçok ödülleri var elbette ancak müzede sergilen Savaş Tanrısı Mars heykeli arkeoloji camiasında “Ünik Eser“ olarak tanımlanan bir dünya kültür mirası.

Roma dönemine ait 1.5o metrelik bronzdan yapılmış muhteşem Mars heykeli  antik Yunan’da savaş tanrısı olan “Ares”in Romalı karşılığı.  2000 yılında bir acil kurtarma kazısı sırasında, Sasaniler’in yaktığı Poseidon Villası’nın kilerinde ortaya çıkarılan, yaklaşık bin sekiz yüz yıl toprağın altında kalan bronz heykelin üzerini sert bir kalker tabakası kaplamıştı; bu nedenle de temizlenmesi çok güçtü. Mars heykelinin, M.S. 256’da Zeugma’yı yakıp yıkan Sasaniler’in eline geçmemesi için kilere saklandığı tahmin edildi. Arkeolog Mehmet Önal’ın alan sorumluluğunda yapılan kurtarma kazısında villanın sütunlu avlusunun kuzeyindeki kilerin içerisinde, küplerin ve kapların üstünde, yoğun yangın geçirmiş tabakada küllerin arasında bulunmuştu. Kazı sırasında, kırılmış kiremitler, yangından kızarmış ve erimiş kerpiç yıkıntısı ve küllerin altında önce heykelin sağ dizi, sonra sağ eli görülmüş, titizlikle yapılan genişleme çalışması sonrasında ise heykelin tamamı açığa çıkarılmıştı.


Mars’ın ilk temizlik ve bakımını büyük bir sevdayla yapan ünlü arkeolog Fatma Yanık’a göre “Mars”, Roma’da çok önemli bir tanrı. Bir elinde tuttuğu tomurcuklu çiçek dalları ve diğer elinde tuttuğu mızrakla bereketi ve gücü simgeliyor ki bu betimleme heykelin dünyada “ünik eserler” listesine girme sebebi. Antik dünyanın en varlıklı lejyonerlerine  “Savaş ama barış için savaş” mesajı veren Mars, savaşçı bir tanrı ve bu karakteriyle de kentle tamamen uyum içinde.  Yüzündeki kızgınlık ve öfke ifadesi hiçbir Mars heykelinde yok. Bu özellikler heykeli diğerlerinden ayrıcalıklı kılıyor. Zeugma, ayrıca Fırat kıyısında bereketli topraklar üzerinde, Doğu Roma İmparatorluğunun en doğu sınırında kurulmuş bir kent. Bu nedenle Mars, Zeugma için çok önemli… Mars heykelinin üzerinde bir de yanık izi var. Arkeologlar bunun M.S 252’de Parthların, Zeugma’yı ele geçirerek yakıp yıkmasından kalan izler olduğunu düşünüyorlar.

Bu niteliklere sahip Mars heykelinin  dünya çapındaki değerini bilen Kültür ve Turizm Bakanlığı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kolları sıvayarak heykelimizin oksidasyonunu önlemek amacıyla tepeden tırnağa, özel bakım solüsyonuyla Mars’ı elden geçirdiler ve müzemize gelecek konuklarımıza hazır hale getirdiler.

 TEKNİK, SANATSAL  ve  MİTOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Bronzdan yapılan ve iç boş olan 1,50 metre boyundaki heykel, savaş tanrısı Mars’ı, çıplak olarak ayakta durur şekilde gösteriyor. Dirseğinden büktüğü sağ elini yukarı kaldıran Mars’ın, bir mızrak tutar gibi parmakları avuç içine bükük olarak betimlenmiş. Vücut ağırlığı sağ ayak üzerinde olan, sol ayağı dizden bükülerek hafifçe yukarı kalkık durumdaki Mars’ın, solunda paralel yivli gövdesinin içi dolu oldukça ağır bir destek bulunuyordu. Destek üç panter ayaklı disk kaideli olup, desteğe sardığı sol elinde tomurcuklu, kıvrık dallı çiçek tuttuğu görülüyordu. Çalışmalar, 2002 yılı Aralık ayında tamamlandı. Restorasyon sırasında eseri koruyacak yöntemler uygulandı. Sergileme sırasında ayakta durabilmesi içine esere krom çelik taşıyıcı yerleştirildi.

Sol elinde tuttuğu çiçek, savaş tanrısı Mars’ın bereketi simgeleyen yönünü ifade ediyor. Heykelin kıvırcık gür saçları, miğferin altından alın ve yüzünü çevreliyor. Çatık kaşları, sert bakışları, dolgun yüzü, kalın boyunlu yapısı ile dikkati çeken ve Hellenistik dönemde Ares olarak adlandırılan Mars, Roma Devleti’nin savaş tanrısı olarak biliniyor. Antik dönemde, yılın ilk ayı hem Marsa adanmıştır ve hem de aynı adı taşır.

Mars’ın annesi Hera’dır ve Hera hiçbir erkekle birleşmeden bir savaş tanrısını doğurmak ister. İsteğini ağaçları çiçeklendiren bitkisel güç Flora’ya söyler. Flora, ona basit bir dokunma ile bir kadını hamile bırakabilen dölleyici niteliği olan sihirli bir çiçek verir. Hera bu sihirli çiçeğe dokunarak, adı İlkbahar’ın ilk ayı olan tanrıyı, Mars’ı Dünya’ya getirir. Antik dönem insanlarının inanışına göre “Mart ayıyla birlikte, tüm savaşlardan sonra, doğanın yeniden doğuşu da başlar.

MARS’IN BAKIŞLARINDAKİ GİZEM

Mars heykelinin izleyenleri ürperten bakışındaki sanatsal hüner için göz akının gümüş, gözbebeğinin bronz, gözbebeği etrafının ise altın halka olarak yapıldığı saptandı.

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL