Güncel

Olmadı Sayın Bakanım, şimdi kültür turlarıyla geçinenler ne yapsın?

Etstur’un kültür turlarını 2021 yılına kadar iptal etmesine  yönelik kararı değerlendiren turizmci Sait Keser, “bu karar hiç olmadı Sayın Bakanım, kültür turlarıyla geçinenler ve kültür destinasyonları şimdi ne yapsın?. dedi…

Olmadı Sayın Bakanım, şimdi kültür turlarıyla geçinenler ne yapsın?

Etstur’un kültür turlarını 2021 yılına kadar iptal etmesine  yönelik kararı değerlendiren turizmci Sait Keser, “bu karar hiç olmadı Sayın Bakanım, kültür turlarıyla geçinenler ve kültür destinasyonları şimdi ne yapsın?. dedi. Nilgün ATAR

Nilgün ATAR- turizmhaberleri.com/TURGÖN HABER ATÖLYESİ

Yüzyılın felaketi olarak tarihe geçen covid 19 salgını ile 180 ülke mücadele ediyor. Dünyada vaka sayısı 12 milyon 735 bine yükselirken 565 bin kişinin hayatını kaybettiği açıklandı bugün. Yeni normalleşme süreci ve mücadeleler her ülkenin durumuna göre şekilleniyor. En büyük darbeyi turizm endüstrisi aldı. Duran çarklar harekete geçirilmeye çalışılıyor normalleşme adı verilen süreçte. Türkiye ise diğer ülkelere göre bu süreci en iyi yönetenlerden…

MARDİN’DEN YÜKSELEN SES…

Gap bölgesinde Turizm sektörünün önde gelen isimlerinden Sait Keser ile yeni normalleşme sürecinde alınan kararların turizm sektörüne yansımalarını konuştuk. 26 yıldır turizm sektörünün konaklama ve seyahat acentalığı alanlarında üst düzey çalışmalarıyla  tanınan Sait Keser, Mardin’de Kasr-ı Kaya işletmesinin sahibi.. Mardin mutfağının efsane lezzetleriyle ülke ve bölge turizmine unutulmaz tatlar katıyor, bölgesel tanıtıma büyük katkılar sağlıyor. Yıllardır turizm fuarlarının “olmazsa olmaz” aranan renkli isimlerinden olan Keser, TURGÖN turizm Gönüllüleri Platformu’nun da kıdemli üyelerinden. Büyük bir çoğunluğun sessiz kaldığı, konularda cesurca ve samimiyetle görüşlerini paylaşan Sait Keser,  Etstur’un Kültür turlarına yönelik aldığı karar ile ilgili aradı bizi.

Bakan Ersoy yeni normelleşme sürecinde  iç ve dış turizmi hareket geçirmek için büyük bir performans sergilerken, sahibi olduğu ETStur’un kültür turlarını 2021 yılına kadar iptal etmesi, personeli dağıtması ve kısa çalışma ödeneği kapsamına almasını değerlendiren turizmci Sait Keser, “bu karar hiç olmadı Sayın Bakanım, kültür turlarıyla geçinenler ve kültür destinasyonları şimdi ne yapacak?. dedi.

KÜLTÜR DESTİNASYONLARI İÇİN DE MORAL BOZUCU…

Turizmci Bakan ile çalışmanın sektör için büyük avantaj olduğunu düşünürken özellikle şu zor günlerde beklentilerinin karşılık bulmadığını belirten Sait Keser eleştirel görüşlerini şöyle açıkladı:

“Öncelikle Bakan olması itibariyle sektörde de bir abi olarak gördüğümüz Sayın Mehmet Ersoy, maalesef ETS kurumsallığında gösterdiği performansı Bakan sıfatı ile gösteremiyor. Meslektaşımız olması itibari ile ülke turizminde zirveleri hayal ederken, korona virüs süreci ile birlikte iflas eden ve etmek üzere olan paydaşlarımızı gördüğümüzde üzülerek sadece teselli verebiliyoruz. Çok yazık. TÜRSAB başkanı ile küskün kalmaları zaten büyük bir çözümsüzlük ortamı yaratıyor. Bu tablo tıpkı filler ve çimler misali. Ezilen sektör oluyor. Bizim işimiz GAP bölgesi kültür turları, yıllarca bu şekilde ekmeğimizi kazandık, namuslu her vatandaş gibi vergimizi de verdik. Siyasi anlamda milli duruş sergilemesi gereken bakan bey maalesef onu da sergileyemedi. ETS kültür turları departmanında kaç kişiye iş veriyor bilemem ama ETS ile birlikte, sektörden gelir elde eden milyonlarca insana yazık ediyor…”

Ets’nin stratejisi bu olmamalıydı…

Ülkemizin en büyük en köklü seyahat acentası Etstur’un kararının; bu alanda faaliyet gösteren acentalar ve kültür destinasyonları için moral bozucu olduğunu belirten Sait Keser; şu değerlendirmede bulundu:

“Ben Mardin’de yaşıyorum, bu bölgede maalesef sanayii yok, sadece tarım ve turizm var. Ets nin kültür turları departmanını kapatması, bütün esnafta moral bozukluğu yaratmasının yanı sıra ETS yi kanaat önderi gibi gören bir çok acenta da personelini göndermeye, kültür turlarını kapatmaya devam ediyor, oysa ki ETS nin  turizm hedefi ve stratejisi bu olmamalıydı. Bu karar sektöre çok olumsuz yansıdı.  Bazen kendi kendime “belki ETS Plazada olan bitenden yoğunluk nedeniyle haberi yoktur” diye düşünmüyor değilim; kimse ne sosyal medyada ses çıkardı ne de bir kampanya başlatıldı. Bu durum sektörün üzerine atılan ölü toprağının en büyük kanıtıdır. Oysa bu sektör her adımda analiz yapmalı, görüş belirtmeli, yol gösterici ve eleştirel olmalı. Böylesine zor günlerde yapmazsak ne zaman kendimizi ifade edeceğiz.” Dedi.

ESKİ PARLAK GÜNLERE DÖNMEK KOLAY OLMAYACAK...

Korona virüs sürecinin turizmciler açısından kocaman kayıp aylar olduğunu vurgulayan Sait Keser; “ maalesef özellikle kültür turları için 2020 kayıp bir yıldır. Turizmde eski günlerin parlak performansını yakalamak, bu şartlarda o kadar kolay olmayacak diye tahmin ediyorum. Ayakta kalan her şekilde kurumsallaşma yolunda ilerler, kaybedenler daha fazla gözüküyor maalesef. Tüm meslektaşlarıma hayırlı bol kazançlar diliyorum” şeklinde görüşlerini aktardı.

Korona virüs sürecinin turizmciler açısından kocaman kayıp aylar olduğunu vurgulayan Sait Keser; “maalesef kültür turları için 2020 kayıp bir yıldır. Turizmde eski günlerin parlak performansını yakalamak, bu şartlarda o kadar kolay olmayacak, 2023-2024 yıllarını bulur diye tahmin ediyorum. Ayakta kalan her şekilde kurumsallaşma yolunda ilerler, kaybedenler daha fazla gözüküyor. Tüm meslektaşlarıma hayırlı bol kazançlar diliyorum.” şeklinde görüşlerini aktardı.

DERS GİBİ KÜÇÜK BİR HİKAYE: “KAĞIT BARDAK”

Sait Keser açıklamalarıyla sektörün görüş ve düşüncelerini gündeme taşırken sohbetimiz çok etkileyici ve öğretici bir hikaye ile noktalandı. İşte Sait Keskin’in paylaştığı “Kağıt Bardak” başlıklı hikaye:

“Eski bir bakandan bir konferansta konuşma yapması istenmişti.

Elinde kağıt kahve bardağı ile kürsüye çıktı ve konuşmasına başladı.

Ama kafasının başka yerde olduğu sanki anlaşılıyordu.

Daha bir iki cümle söylemiş iken durdu,kahve bardağından bir yudum aldı ve sonra bir süre bardağı kaldırıp baktı.

Derin bir nefes aldı ve “Biliyor musunuz ne düşünüyorum?” diye sordu:

“Bu konferansta geçen yıl da, hem de aynı kürsüde konuşmuştum. Tek bir fark vardı; o zaman hala bakanlık görevim sürüyordu.

Buraya gelirken bana business class bileti alınmıştı, hava alanında beni bir limuzin ve eskort araba bekliyordu. Beni önce bir otele götürmüşlerdi.

Otel müdürü beni otelin kapısında karşılamış ve kral dairesine çıkarmıştı..

Ertesi sabah lobide benim odadan inişimi bekleyen bir heyet vardı.

Beni yine aynı limuzinle bu salona getirmişlerdi.

Özel bir kapıdan içeri almışlardı.

Çok şık bir bekleme odasında konferansı beklerken porselen bir kapta kahve ikram etmişlerdi.

Sonra da beni salona aldılar ve en ön sırada ayrılan yerime geçmiştim.”

Eski bakan derin bir nefes aldı, seyircilere gülerek bir süre baktı ve devam etti: “Fakat bu yıl karşınızda bir bakan olarak bulunmuyorum.”

Bir an durdu ve sonra “Dün buraya kendi ödediğim uçak bileti ile uçtum

Beni hava alanında kimse karşılamadı. Otele taksi ile geldim.

Kendi odama kendim çıktım.

Bu sabah buraya otelden yine taksi ile geldim. Kapıdan girerken güvenlikten geçtim, hüviyetimi alıp listede olduğuma emin olmadan salona almadılar bile.

Sonra da bulabildiğim yerde oturdum. Canım kahve istedi ve görevliye sordum; bana “dışarıda kahve makinesi olduğunu” söyledi. Ben de çıktım ve şu gördüğünüz kağıt bardağa kahveyi kendim doldurdum.”

Seyirciler gülmeye başlamıştı..

“Sanıyorum geçen yıl porselen bardak bana sunulmamıştı.

Makamıma sunulmuştu.

Benim asıl bardağım işte bu.”

Konuşmanın bu noktasında gülüp alkışlayan seyircilere kahve bardağını kaldırıp gösterdi. Alkışlar bitince de şunları söyledi:

“Size verebileceğim en iyi ders bu işte. Bütün o övgüler, hizmetler, avantajlar rütbeniz, rolünüz, makamınız içindir.

Size ait değildir. Ve bir gün makamınızı görevinizi bitirdiğinizde porselen bardağınızı halefinize verirler. Çünkü aslında hep layık olduğunuz kağıt bardaktır..”

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL