Güncel

Kral Midas’ın 2500 yıllık efsaneleri

Ömür Kahraman 2500 yıllık Anadolu Efsanesi Midas’ın eşek kulakları ve Altın Midas’ı yazıyor. Frikya’nın başkenti Gordion; Sakarya Nehri ile Porsuk Çayı’nın birleştiği yerde Ankara Polatlı’ya yarım saat uzaklıktaki Yassıhöyük’tedir. Coğrafi..

Kral Midas’ın 2500 yıllık efsaneleri

Ömür Kahraman 2500 yıllık Anadolu Efsanesi Midas’ın eşek kulakları ve Altın Midas’ı yazıyor.

Frikya’nın başkenti Gordion; Sakarya Nehri ile Porsuk Çayı’nın birleştiği yerde Ankara Polatlı’ya yarım saat uzaklıktaki Yassıhöyük’tedir. Coğrafi konumu, su, tarım ve hayvancılığa uygun yerde olması MÖ 3000 lerde Hitit’lerin de dikkati çekmiş bir yerleşim yeridir. Hititler yıkıldıktan sonra Frigler bu özel yere yerleşir.

Kral Midas, Gordion’da yaşamış M.Ö. 738 – M.Ö. 696 yılları arasında efsanevi Frigya kralıdır. Yaşamı, kral oluşu, ölümü hep olaydır. Hatta tarihin bu gizemli kralının efsanelerinin ünü Gordion’un bile önüne geçer.  Dillere destan olan 2 efsanesi şöyledir:

2500 yıllık Anadolu efsanesi Midas’ın eşek kulakları:

Doğa Tanrısı Pan ile Güneş Tanrısı Apollon arasında hangisinin daha iyi müzik aleti çaldığı ile ilgili bitmez tükenmez bir kavga vardır. Apollon lir çalarken Pan flüt çalar. Bir yarışmayla hangisinin daha iyi olduğu belirlenecektir. Jüri heyeti bir türlü karara varamaz ve yarışma bu uzar. Apollon şarkılar söyleyerek lir çalmaya başlar. Pan’ın sesi güzel değildir, o şarkı söyleyemez. Bu yüzden yenik sayılır; ancak, halk Pan’ın kazanması için alkış tutup destekler. Bizim gizemli Kralımız Midas da bu yarışmanın hakemi seçilir. Yarışmada Kral Midas oyunu, halkın gönlüne taht kuran Pan’dan yana kullanır ve Pan yarışmayı kazanır. Pan mutludur; ancak, Apollon duruma çok sinirlenir ve kulaklarının Midas’a yetmediğini düşünür. “Sen benim güzel lirimin sesini duymaktan acizsin o duymayan kulakların büyüsün eşek kulağı gibi olsun” diyerek intikamını alır. Midas’ın kulakları büyür büyür ve eşek kulaklarına dönüşür. Pan’da Apollo’nun gazabından nasibini alır. Derisinin yüzerek su kaynağındaki mağaraya astığı söylenir.

Kulaklarından utanan kral başına kulaklarını gizleyecek özel bir külah yaptırır. Midas, bu olaydan sonra mutsuzdur ve çaresiz kulaklarını kapatan külahı kafasından çıkaramaz herkesten utanarak yaşar. Tamam külahı çıkarmaz; ama, uzayan saçlarının da traş edilmesi gerekir. Kimse külahsız Midas’ı görmezken tıraş eden berber görür. Midas’ın bu sırrını tutmaz ise öldürülmekle tehdit edilir. Berber bu sırrı uzun zaman sakladı ama dayanamadı. Bir gün su kenarına gelerek içindeki sırrı haykırmak istese de can tatlıydı. Alimallah bir duyan olur diye korktu. Bu sır kendisini çok rahatsız eden berber daha fazla dayanamaz ve bir su kuyusuna ya da su kenarına giderek çukur açtı ve etrafında kimsenin olmadığından emin olunca çukura eğilerek “Midas’ın kulakları eşek kulaklı” diye bağırarak kendisini rahatsız eden bu sırrı paylaşır ve çukuru kapatarak rahatlamış olarak oradan hızla uzaklaşır. Gel gelelim zamanla çukurun bulunduğu yerlerde kamışlar çıkar ve rüzgar estikçe onlardan berberin sırrı “Kral Midas’ın kulakları eşek kulağı gibidir” diye etrafa yayılıyordu. Gerçek böylece ortaya çıktı. Burada yine efsane çeşitlenir. Kimileri şehre su sağlayan önemli bir su kuyusu olduğu için tüm şehrin gerçeği öğrendiğini anlatırken kimileri de buğday başakları ve sazlar su kuyusunun suyu ile sulandığı için her rüzgar estiğinde hep birden berberin kuyuya fısıldadığı sırrı söylerlermiş.  Efsaneye göre öyle bir hale gelirmiş ki kuyu, sulara, sular, sazlara başaklara “Midas’ın kulakları eşek kulaklı” derken Kral Midas’ın sırrını duymayan kalmaz.

Halk, Kral Midas’ı yine de çok sevdi diyenler de var. Midas ile ona hakaret etmeye  varacak kadar dalga geçtiler diyenler de. Hayal gücünüzü kullanın ve hangisine inanmak isterseniz ona inanın.

Altın Midas:

Şarap tanrısı Dionisos’un yakın arkadaşı Satiros bir gün Frigya’yı gezerken Midas’ın gül bahçesinde uyur. Midas, oracıkta uyuyan Satiros’u 10 gün boyunca evinde misafir eder. Arkadaşının ağırlanmasından çok memnun olan Dionisos, Kral Midas’a “dile benden ne dilersen” der. Midas dokunduğunun altın olmasını istediğini söyler ve isteği gerçek olur. Midas önceleri durumdan çok hoşnuttur; ancak, acıkır. Eline aldığı ekmek, su her şey altına dönüşürken bir türlü yemek yiyemez. Altınsız yaşanır ama aç yaşanmayacağını anlayınca Dionisos’a bu gücü geri alması için yalvarır. O da Paktalos ırmağında yıkanmasını söyler Kral ırmakta yıkandıktan sonra eski haline döner.

YORUMLAR (4)

  1. Sibel Tarek diyorki:

    Ne güzel iki efsane öğrendik sayenizde. Hem eğitici hem öğretici. İnce verilen mesajlar çok önemli. Teşekkürler

  2. Haluk Kanal diyorki:

    Yazılarınızı beğenerek okuyorum. Her yazınız ayrı birşeyler öğretiyor. Tebrik ediyorum. Bir gün tarih, bir gün öğüt, bir gün AB, bir gün mitoloji yazabilecek kadar donanımlısınız. Üstelik her biri hafızada kalıp eğitici çünkü kaleminiz çok güçlü. Kutluyorum

  3. Ömer Özdemir diyorki:

    Yazınızı keyifle okudum Ömür Hanım. Enteresan hikâyelermiş. Gerçeklerin er ya da geç, bir şekilde ortaya çıkma özelliği ve dilediğimiz şeylere dikkat etmemiz gerektiği konusu dikkat çekici.

  4. Ebru Azgün diyorki:

    Ne tatlı kadınsınız Ömür Hanım. Ne güzel konular ne güzel bir uslupla sanki biz de yaşıyormuş hissiyle anlatıyorsunuz ya da yazıyorsunuz. Başarılarınız daim olsun ününüz dünyaya yayılsın

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL